Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YAKLAŞIK 4 ay önceydi...

        Galatasaraylı futbolcularla sürekli görüşen çok önemli bir isim, net bir biçimde bana şunu söyledi:

        - Durum biraz karışık. Galatasaraylı çok sayıda oyuncu hemen her gün Fatih Terim'i arıyor. Hepsi de dert yanıyor... 'Hocam öksüz kaldık, gönderilmeyecektin, bizi ayırmayacaklardı' diye...

        Devamını da getirdi:

        - Sizin müdürünüz gitse, yerine piyangodan biri çıksa... Huzurunuz kaybolmaz mı? Sızlanmaz mısınız? Galatasaraylı futbolcular da böyle düşünüyor. Kendileri ile her gün görüşüyorum. Moralleri inanılmaz derecede bozuk... Korkarım ki bu durum takıma da yansıyacak. Eski performanslarını göstermeleri artık çok zor... Terim'in yeri dolmayacak.

        Söyledikleri üç aşağı beş yukarı aynen böyleydi. Hatta şunu da belirtmeyi ihmal etmedi:

        - Terim, bu futbolculara 'İşinizi en iyi şekilde yapmanız gerekiyor' diye telkinde bulunuyor ama... Galatasaray'ın durumu pek parlak değil...

        Tabii oturdum yazdım, manşetten yayımlandı.

        Görüldüğü üzere... Dedikleri çıktı.

        Zaten başka türlüsü de düşünülemezdi.

        Görünen köy kılavuz istemiyor çünkü...

        Siz, Fatih Terim gibi son derece önemli bir ismi, kompleksleriniz yüzünden kulüpten uzaklaştırırsanız, felakete de bu şekilde çanak tutarsınız işte...

        Ünal Aysal zannetti ki parayla bu iş çözülür.

        Oysa... Parayla mümkün olsaydı akıllı yöneticilere ne gerek vardı?

        Aysal hiç düşünemedi galiba, Terim'in Galatasaraylılık ruhunu futbolculara yansıttığını... Takımı kaynaştırdığını... Performansı artırdığını... Bilgisi, hırsı ve inancı ile bu başarıları sağladığını...

        Şimdiki durumu hep beraber görüyoruz.

        Felaketin eşiğinde bulunuyor Galatasaray... Yanlış anlaşılmasın sakın, sadece Süper Lig'de, Avrupa'da ve de Türkiye Kupası'nda alınan sonuçlarla sınırlı değil bu tablo.

        Artık gün yüzüne çok net bir şekilde çıkmış olan, takım içindeki inanılmaz huzursuzluk... Bölünme... Kavga... Performans yetersizliği...

        Drogba'nın büyük tavrı, Sneijder'in çirkin davranışı... Selçuk ve Burak başta olmak üzere çok sayıda futbolcunun inanılmaz düşüşü...

        Bu kadar da değil... Devre arasında alınan futbolcuların kapasitesizliği... Tonla para boşa harcandı... Hele bir Burdisso var ki... Kimseye saygısızlık yapmak istemem ama... Yine de yapmayayım... Bu oyuncu niye transfer edildi ve nasıl forma veriliyor anlamak mümkün değil.

        Uzatmaya hiç gerek yok... Elle tutulacak tarafı kalmadı Galatasaray'ın...

        Sahi, şimdi ne düşünüyor acaba Ünal Aysal... Futbolun sadece futbol olmadığını anlamış mıdır acaba?..

        G.Saray'ı peşpeşe iki sezon kendisinin şampiyon yaptığını zannediyor galiba...

        Son sözümüz Mancini için olsun:

        "Sabah bavulumu alır giderim" dedi Mancini...

        Geç bile kaldı aslında... Futbolcuların kimyası ile bu derece oynayan ve takımın altına dinamit koyan bir teknik adamın sabahı beklemesine hiç gerek yok.

        Diğer Yazılar