Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Toplumları ayakta tutan her zaman gelenekleri, örf, adetleri ve bu değerlerine sahip çıkmaları olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yaşayan herkes, kendi yöresinden aldığı, kendi geçmişinden bugüne taşıdığı değerleri birbirine iletmiş, tam bir kültürler arası sentez meydana getirmiştir.

        Bir de tüm bunların yanı sıra belirli zamanlarda kutladığımız, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı daha da pekiştiren bayramlarımız el ele, gönül gönüle kutlanmış, zaman zaman unuttuğumuz değerleri bize hatırlatmak konusunda da oldukça önemli hale gelmişlerdir.

        Önümüzde de Kurban Bayramı var. Yardımlaşmayı, zor durumda olana destek çıkmayı bize yeniden anlatan bir bayram Kurban Bayramı. Özellikle barış ve sevgiye en çok ihtiyacımız olan bu dönemde tam da bir armağan aslında bize.

        Unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlamamız konusunda ekstra bir çabaya bile ihtiyacımız yok aslında. Zaten anlamının içinde hepsini barındırıyor. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni demeden, hiçbir ırk gözetmeden sevinç içinde, dayanışma içinde hep beraber toplanırız sofralarda.

        Önce komşumuz napıyor diye endişelenir varsa bir eksiği tamamlayalım diye didiniriz. Kurban Bayramı, kulun Rabbine yönelişini ve onun istediğine razı olup her türlü fedakarlığı yerine getirebileceği anlamını barındırır temelinde. Zor durumda olana yardım etmeyi, olmayana eldeki imkanlarca vermeyi, aç olanı hatırlayıp onun da karnını doyurabilmek adına ne yapabilecekse onu yapması adına teşvik etmeyi amaçlar.

        Merhameti unutmamayı, insanların şefkatle birbirlerine yaklaşmasının en doğru hareket olduğunu anlatır. Karşınızdaki kişinin yerine kendinizi koymayı ve eğer o durumda siz olsaydınız ne isterdiniz sorusunu kendinize sorup bulduğunuz cevaba göre hareket etmenizi sağlar.

        BARIŞ DOLU GÜNLER

        Bayramlarda bir arada olmak için ekstra özen gösteririz. Görmediğimiz akrabalarımızı görmek için fırsat yaratırız. Huzurevlerindeki yaşlıların gönlünü almak için bir şans, kimsesiz çocukların başını okşamak için daha fazla gayret gösterebileceğimiz özel günler olarak bakmalı bu zamanlara ve barındırdığı anlamları tüm yaşamımıza yaymalı. Şu an ülkemizde yaşayan sığınmacılara kapatılan kapıları da düşünecek olursak bu bayram da onların da varlığını unutmadan, yaşadıkları sıkıntıları bir nebze de olsa azaltacak şekilde onlara yaklaşmalı, bayramı onlara da bayram etmeyi de sorumluluk saymalı. Her zaman olduğu gibi burada da bakan gözün nasıl baktığında gizli asıl anlam. Madem ki barış dolu günler hepimizin istediği, sevgiyle yaşanan bir dünya madem hepimizin hayal ettiği bu anlamlara daha da sıkı sıkı sarılmalı.

        Yoksa eleştirerek bakmaksa niyetimiz oldukça fazla sebep edinebiliriz kendimize. Ama yakışmaz insana kolaya kaçmak, kötülüğe esir etmek kendini.

        Sosyal medyada belki de çoğunuzun görmüş olduğu ve hisleri tercüman etmek konusunda oldukça yerinde bulduğum bir anlatış ile bitirmek istiyorum yazımı.”Kurban ne ettir ne de tatil. Kurban İbrahimce bir adanış, İsmailce bir teslimiyettir.

        Ağız tadıyla kalın, sevgiyle kalın.

        Diğer Yazılar