Kimin için kermes
Fransızca’dan türemiş olan “kermes’’ kelimesinin anlamı dilimizde bir derneğe, bir çalışmaya yardım sağlamak amacıyla açık havada satış yapılarak gelir sağlanan toplantıya denir.
Ancak son dönemlerde çeşitli dernek, vakıf ve sivil toplum örgütleri tarafından açılan kermeslerin artık amacının dışına çıktığı, hayırdan çok ticari amaçlı yapıldığını gözlemlemekteyim.
Ülkenin son döneminde her türlü sosyo-ekonomik ve çeşitli sorunlarına karşı ayakta kalmaya özen gösteren vergisini ödeyip, istihdam yaratan adeta ekonominin barometresi konumundaki esnafımızın, amaçlarının dışına çıkıp AVM’ler gibi kendisiyle yarışan bu kermeslere karşı dayanacak gücü kalmamıştır.
HAKSIZ REKABET YARATIYOR
Esnaf ve Sanatkar Teşkilatı’nın, kentlerin ve ilçelerin adeta meydanlarını işgal eden, kayıt dışı ve tamamen duygu sömürüsü mantığı üzerine kurulan bu düzene karşı artık sessiz kalmayacağı, geçtiğimiz gün konuyla ilgili ciddi bir açıklama yapan Sayın Genel Başkanımız Bendevi Palandöken’in söylemlerinin satır başlarında görülmektedir:
“Esnaf ve sanatkarımız kirasını ödemek, vergisini, sosyal güvenlik primini yatırmak için gecesine gündüzüne katıyor. Ancak kermes adı altında vergisiz, stopajsız ve masrafsız boş dükkanlarda, boş arsalarda alışveriş çadırı kurarak yapılan satışlar, haksız rekabet ortamı yaratıyor. Esnaf ve sanatkarımız ustalık belgesi olmadan işyeri açamıyor. Üretim yapabilmek için hijyen standartlarına uygunluğu yetkililer tarafından devamlı kontrol ediliyor. Kermeslerde ise böyle bir denetimin yapılmaması ayrıca halk sağlığı açısından da sakınca yaratıyor. TESK olarak, kermeslere bir çeki düzen getirilmesini istiyoruz” diyen sayın genel başkanımızın bu söylemlerini sonuna kadar destekliyoruz.
DENETİM YAPILIYOR MU
Ayrıca onlarca vergi ödeyerek yaşamsal problemlerini çözmeye çalışan esnafımız her türlü denetimden geçerken, 2860 sayılı yardım toplama kapsamına giren bu kermeslerin gelirleri ve makbuzları kimler tarafından ve nasıl denetlenmektedir?
5996 sayılı kanunla denetlenen ve devletin ithalatına izin verdiği katkı maddesini imalat esnasında bir gram bile fazla kaçıran esnafa “benzoik asit” çıktı diye on üç bin lira ceza kesen yetkililer, tozun toprağın içinde her tarafı mikrop fışkıran suyun bile olmadığı çadırlarda pasta, börek satanları nasıl denetliyor acaba?
Sayın Palandöken’in dediği gibi amacına uygun yapılan kermeslere karşı değiliz. Ancak ülkenin sosyal ve ekonomik yapısının sarsılmaz ve yadsınmaz temel taşı olan Türk esnaf ve sanatkarının temel yapısını bozacak kayıt dışı bir yapıyla baş başa bırakılmasına ve kim için yapıldığı belli olmayan kermeslere sonuna kadar karşıyız.
Sevgiyle kalın, ağız tadıyla kalın...