3 puan Fener'in, ayıp Bilica'nın
YILLARDIR futbol seyrederim, hakemlik yaptım, Avrupa’da ve dünyada maçları izliyoruz, böyle bir harekete ilk defa rastlıyorum. Bilica’nın ayıbından söz ediyorum... “Ayıp” diyorum, çünkü seyrederken utandım. Bu kadar yakışıksız, bu kadar çirkin ve haksız avantaja yönelik sportmenlik dışı bu hareket bir Fenerbahçeli’ye yakışmadı. Şimdi sıra büyük Fenerbahçe’de... Bilica’ya öyle bir ceza verin ki, Fenerbahçelilik duruşu nedir bütün dünya aleme gösterin.
Oyun alanının unsurlarına zarar vermek sportmenliğe aykırı harekettir. Cezası da sarı karttır. Bir golden sonra golü atan oyuncu köşe gönderini yerinden söker, onunla şov yapar veya yere fırlatırsa hakem bu oyuncuya sarı kart gösterir. Bir oyuncu oyun alanını çevreleyen çizgilerden herhangi birini ayağıyla silerse veya şeklini değiştirirse sarı kart alır. Gelelim Bilica’ya. Brezilyalı penaltı noktasının insicamını bozuyor. Yani çukurlaştırıp rakip oyuncunun atışı kötü kullanmasını hedefliyor. Bu da sportmenliğe aykırı bir hareket. Ama diğerlerinden bir farkı var. Planlı ve önceden tasarlanmış. Rakibin gol atmasını engellemek için... Çok ağır ve ahlaki değerlerle örtüşmüyor. Ama bu da sarı, kural öyle diyor.
Hakem Göçek penaltı noktasını kendi ayaklarıyla düzeltti. Beşiktaşlı oyuncular topu penaltı noktasına koyup kullanmak için Bobo’yu seçti. Bobo atışı gole çeviremedi.
Gol olsa hiçbir şey olmazdı. Gol olmayınca “Bu maç tekrar edilir”, “Fenerbahçe 3-0 hükmen mağlup olacak” diye senaryolar hazırlandı. Geçiniz beyler... Geçmiş olsun... Beşiktaşlı oyuncu “Penaltı noktası uygun” diyerek atışını yaptı. Neymiş efendim, kuralın 17. maddesi bu konuyla ilgiliymiş. Beşiktaş itiraz ederse maçı hükmen 3-0 alırmış. Kuralda böyle bir madde yok. Aradım, bulamadım. Yerini bulan varsa, söylerse sevinirim.
Şöyle bir olay var: Bobo “Ben hakeme ‘Penaltı noktası çukur. Bu şartlar altında atışı yapamam’ dedim. Hakem de bana ‘Benim dediğim olur. Böyle atacaksın’ deyince penaltıyı atmak zorunda kaldım” ifadesiyle birlikte federasyona itiraz ederse ve hakem de “Evet, ben penaltı noktasının çukur olduğunu gördüm. Ama buna rağmen bu şekilde zorla attırdım” derse bu maç yeniden oynanır. Tekrarın başka bir seçeneği yok. Hakem böyle bir şey söylemeyeceğine göre, böyle bir olay da cereyan etmediğine göre, herkes yerli yerine otursun. Bilica da varsa cezanın en ağırını görsün.
HAFTANIN PERFORMANSLARI
Hüseyin Göçek / Fenerbahçe-Beşiktaş
250 yıllık birikime sahip MHK Başkanı Oğuz Sarvan ve arkadaşları, “Hakem Göçek’e psikolojik ve mental destek sağlamak için hakem işleri müdürünü görevlendirdik. Bir de UEFA’dan hakem kurulu üyesi ve mentör var. Herkesin içi rahat olsun” dedi demesine ama icraat sahada tam bir fiyasko. Verilen sarı kartların bazıları yanlış. Verilmeyen birkaç sarı kart var. Ernst’in kırmızısı ile Toraman’ın kırmızısı çok ağır. Vederson’un kötü lisanı yardımcı hakemin marifeti. Lugano’nun eli doğal konumunda ama çok masum değil. Zamanı varken elini çekmiyor, en azından gayret etmiyor. Hakem görüyor, penaltıyı veremiyor.
Abdullah Yılmaz / Manisa-Galatasaray
Kendisi iyi, yardımcısı değildi. Erhan Sönmez, Isaac’in buz gibi golünü ofsayt diye iptal ettirdi. Manisa 1 puanla düşerse günahı ağır olur.
Cüneyt Çakır / Bursa-Gaziantep
Bursa’nın 2 penaltı itirazı var 2’si de penaltı değil. Birinci gol temiz, ikinci gol tertemiz
Hakan Özkan / Ankaragücü-Eskişehir
“Al gülüm, ver gülüm” maçını bile az daha bozuyordu. Aman dikkat...
Bünyamin Gezer / Diyarbakır-Kayseri
İsmi bu maç için yetti, arttı bile.
M.Kamil Abitoğlu / İstanbul BŞB-Gençlerbirliği
Mükemmel karşılaşma yönetti, performansı oldukça yüksekti. Bunu MHK’nin de görmesi lazım.
Fırat Aydınus / Antalya-Denizli
Bu tür maçları çok rahat yönetiyor. Darısı büyük maçlara...
Özgüç Türkalp / Trabzon-Kasımpaşa
Ayda yılda bir maç alıyor. Onu da eline yüzüne bulaştırıyor. Penaltıyı vermiyor, kırmızıyı çıkartamıyor, galip geleni de mağlup olanı da konuşturuyor.