Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçen hafta Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nin davetlisi olarak KKTC’deydim. Üniversitenin dekan yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Şölen Külahcı’nın sorumluluğundaki sempozyum çok görkemliydi. Katılımcılar arasında sevgili ağabeyim Attila Gökçe, Tayfun Bayındır, Lütfü Özel gibi değerli spor yazarları da vardı. Ayrıca Prof. Dr. Nadi Günal, Tahkim Kurulu Üyesi Av. Taner Ünlü, Av. Alpay Köse ve birçok spor adamı sempozyuma renk kattı. Bu organizasyonun 2. gününde de Halis Özkahya ile Tolga Özkalfa konuşmacıydı. Üniversite talebeleri, bu sempozyuma çok ilgi gösterdi. Ben bu yazıyı neden mi kaleme alıyorum? Çünkü bir teşekkür borcum olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bu sempozyumda ortak konu KKTC’nin UEFA’ya üye olamama sebepleri ve sancılarıydı. Herkesin dileği KKTC’nin bir an önce UEFA üye olmasıydı. Bu konuda inanılmaz üzüntülü ve bir o kadar da yalnız kaldıklarını ifade etmeleri, bir Türk futbolseveri olarak kanıma dokundu. Gerek devlet büyüklerimizin, gerek futbol federasyonu yetkililerinin bu sese kulak vermeleri gerekir. Aslında veriyorlar ama demek ki yeterli olmuyor!

        ÖZKAHYA, ŞAHAN VE PALABIYIK

        Hakemlikte şans her zaman verilmez. Halis Özkahya, Çağatay Şahan ve Ali Palabıyık... Üçünüz de kaliteli hakemlersiniz. Ama şans verildiği zaman da doğru kullanmayı bileceksiniz. Özkahya, gelecekte Cüneyt Çakır’ın yerini alacak diye değerlendiriliyor. Ancak o, bunun farkında değil. G.Saray-G.Birliği maçındaki yönetimi böyle kaliteli bir hakeme hiç yakışmayacak cinstendi. FIFA’nın en temel prensiplerinden biri şudur: Hakemler, oyunu yönetirken problemli futbolcuları tespit ederek önce ikaz, sonra ihtar, daha sonra da ihraç ile cezalandırmalıdır. Melo, problem yaratan bir karakterdeydi. Özkahya, maalesef atmadı. Peki neden çekindi? “Büyük kulübü karşıma almayayım” mı dedi, yoksa kupa finalini düşünerek “Sebep ben olmayayım” mı diye düşündü... Bunlar benim duyduğum dedikodular. İnanmak istemiyorum ve hiç yakıştıramıyorum. Sevgili Halis... Sen sen ol, kimseye malzeme verme. Sevgili Çağatay Şahan... Son maçında 3 penaltıyı değerlendiremedin. Sana sorsalar “Görmedim, arkam dönüktü” veya “Penaltı değildi” dersin. Üçü de bal gibi penaltıydı. Böyle sürerse korkarım Zekeriya Alp, sana gösterdiği sabrı sona erdirir. Bu sezon böyle bitti. Ama gelecek sezon böyle devam etmez. Herkesin bir sabrı vardır. Peki ya Ali Palabıyık! Emre Belözoğlu’na lütfen bir sarı kart gösterdi. Sonrasında genç hakem, Emre’nin ağzından çıkan kelimelere adeta kulaklarını tıkadı. Sorsanız “Böyle bir kelime kullanmadı” der. Palabıyık, doğru kararı yerinde vermezsen büyük hakem olamazsın. Sen sen ol, bu sezon bitti, gelecek sezon için MHK Başkanı Zekeriya Alp’in sabrını taşırma.

        Diğer Yazılar