Gezi parkı ve ekonomi
Geçtiğimiz günlerde (17 Temmuz) Gezi Parkı başlıklı yazımda Gezi olaylarının masum bir eylemden çıkıp, etrafı kıran, döken esnafı iflas noktasına getiren bir hal aldığını yazmıştım. Dövizin, faizin artması kimin işine yaradı, kim kaybetti diye sormuştum. Zaten yurtiçi, yurtdışı faiz lobisi; İMF ile borcu kapatan hükümetten, rahatsız olduğunu uzun zamandır saklamıyordu.
Gezi Parkı, profesyonel kadrolarca hazırlanarak, nitelikli aktörler tarafından yürütülmüş, masum insanları sokağa dökmeyi başarmış bir senaryo idi. 2003 yılından beri ülkemizin ekonomik düzenini çökertmeyi başaramayan güçler 2013 yılında kamu düzenini bozup, ekonomik düzenide bu yolla bozmayı denediler. Ülkemizde yüzde 3'ün üzerinde bütçe açığı olmaması ve yüzde 70-80 civarlarında borç yükü olmadığı için gezi parkı senaryosu tutmadı. Yani Gezi Parkı darbesini devlet kurumları arasındaki iyi koordinasyon ve ekonomi önledi.
Son dönemde gelir seviyesi yükseldi, Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan, askeri harcamaları azaltarak, daha çok eğitim ve sağlığa yönlendirilmesi fert başına gelirini 3 kat arttırdı. Buna karşılık faiz lobisi geziyi fırsat bilerek piyasaları istikrarsızlaştırmak için borsaya müdahale etti, hisse senedi piyasası bir günde yüzde 10'dan fazla düştü. Gezi Parkı'ndan CNN İnternational, Reuters ve bazı kanallarca naklen yayınlar yapıldı. Polisin orantısız güç kullandığı iddaları ve insan hakları ihlalleri ilgili birimlerce soruşturulmaktadır.
Wikileaks belgelerine bakarsanız İstanbul'un ünlü bir iş adamı (M.K.) ABD Büyükelçisine (IMF ile anlaşılmazsa bütçeyi ve ülkeyi yönetemezler.) şeklinde bilgi veriyor. Bu nedenle IMF'den borç alınması için hükümete değişik çevrelerce baskı yapıldı. Ama Başbakan Erdoğan kamu maliyesini yüksek disiplin ile yönetti ve IMF ile anlaşma imzalanmadı.
Avrupa'nın göbeğindeki Bosna katliamı, Bulgaristan'daki ırkçı baskılar yüzünden, müslüman Türklerin yerlerinden sürülmesi, Irak işgali sırasında yaşanan feci olaylar, bu yıl da Suriye'de 100 bin üzerinde insanın katledilmesi ve geçtiğimiz hafta Mısır'daki askeri cunta tarafından 210 masum sivilin katledilmesi insan hakları savunmacılarının ve Uluslararası medyanın ilgisini çekmedi. Gezi Parkı kadar!...
Özet olarak Türkiye için oynanan Gezi Parkı senaryosu tutmadı. Bu coğrafyada ekonomisi güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti devleti, güçlü bir iktidar, güçlü bir Başbakan istenmiyor.
Devletin istihbarat birimlerinin aldığı bilgilere göre dış kaynaklı, şer odakları ve onların Türkiye içindeki yandaşları, sonbaharda Türkiye'yi karıştırmak, ekonomisini çökertmek için hazırlıklar yapıyorlarmış.
Gezi eylemleri onların istediği noktaya gelmedi, gelmesi de zor görünüyor. Çünkü ülkemizde sağduyulu insanlar çoğunlukta, yapılan tahribatın zararı dönüp dolaşıp yine ülke insanına olacağı bilincindeler. Çünkü yapılanları gördüler.