Rusya, S400’ler için teslim ve uygulama takvimlendirmesini tamamladı. S400 füze savunma sistemlerinin ikisi, geçtiğimiz salı günü Türk yetkililerin nezaretinde Türkiye’ye özel bir yazılımın yüklenmesi sonrası üretim bandından çıktı. 27-28 Haziran’da 9 kişilik özel bir Rus ekip, ilk uygulamaları yerinde gerçekleştirmek üzere Türkiye’de olacak.

Süreci istihbari ve diplomatik kaynaklar üzerinden takip eden ABD ise ilk kez tepkisini medya ve kapalı kapalı kapılar ardından vermek yerine doğrudan kamuya açık bir mektupla gösterdi. Pentagon’dan Ankara’ya ulaşan Savunma Bakan Vekili Patrick M. Shanahan imzalı mektupta özetle; Arizona ve Florida’da eğitim alan 42 Türk pilotun 31 Temmuz’a kadar ABD’yi terk etmeleri gerektiği belirtiliyor.

Shanahan, Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar’a ismen yolladığı mektupta Türk personelin F-35 ile ilgili yapılan faaliyetlere de katılamayacağını “Değer verdiğimiz ilişkimizi sürdürmek istesek de Türkiye S400 teslimatını alması halinde F-35 alamayacaktır.” cümlesiyle ifade ediyor.

Moskova ve Washington’dan art arda yapılan açıklamalar ilginç. Rus savunma sanayii şirketi Rostec'in başındaki Sergey Çemezov da bir Rus kanalına yaptığı açıklamada, Türk personelin Rusya’da S400 eğitimi almayı tamamladığını ve teslimatların iki ay içinde yapılmasını umduğunu söyledi.

Ankara ise henüz sessizliğini koruyor. Haziran sonunda yapılacak NATO savunma bakanları toplantısına kadar düşük profil açıklamalarla süreç yönetilecek. Söz konusu toplantıya yönelik hazırlıklar hala sürüyor. Ankara’daki yetkililer dört ana başlıktan oluşan bir yol haritası için hummalı çalışma içinde.

En önemli adımlardan birisi de diğer NATO üyelerini ikna etmek olacak. Bu anlamda Türkiye’nin alternatif arayışlarına zemin oluşturan Suriye iç savaşı sürecinde Türkiye’nin savunmasız kalması, beklentilerin siyasi ve askeri anlamda karşılanmaması ve NATO paktının başını çeken ABD’nin sürece destek vermemesi gibi siyasi olayların meşru gerekçeler olarak ortaya konması planlanıyor.

Türkiye, Batılı sistemler yerine alternatif füze savunma sistemi arayışına çıkmaya bu bahsettiğimiz nedenler ve daha nicesi yüzünden mecbur kaldı. Ama maalesef müttefikler işin bu kısmına şu ana kadar pek aldırış etmedi. Şimdi ise Pentagon, Rusya’nın Türkiye’ye tedarik edilecek S400 sistemleri üzerinden bir şekilde F-35 teknolojisine ait verilerin elde edebileceğinden endişe ediyor.

Sonuç olarak, bedeli 1 trilyon doların üzerine çıkan tarihin en pahalı savunma programı işe yaramayacak bir hale gelebilir. Türkiye bu projede dev paya sahip olmasa da sistem dışına itilmesi durumunda projenin Türkiye ayağına dair her şeyin yeniden ve başka bir çözüm ortağı üzerinden yapılması gerekir. Kaldı ki hem zaman hem maliyet açısından bu durum da aslında ABD için çok uygun değil.

Bu durum Washington’da korkuya yol açıyor. Oysa gerçekçi olmak lazım, ABD terörle mücadelede istenen desteği Türkiye’ye sunmuş olsaydı ve verdiği siyasi, askeri sözleri zamanında tutsaydı, dahası kendisinin ve Avrupa’nın dahi terör örgütü olarak tanıdığı PKK ile iş tutmasaydı, Türkiye’de bu kadar keskin bir karar almak yerine NATO müttefiki ABD ile yola devam edebilirdi. Türkiye zorunlu siyasi bir tercih yapmak durumunda kaldı.

Şimdi ise S-400’ün ilk postasının bir ay içerisinde Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Bu durumda ABD’nin Ankara’ya yönelik bütün baskıları anlamsız kalabilir. Ayrıca Türkiye dört adet S400 bataryası için Moskova’ya 2,5 milyar dolar ödeyecek, dört adet Amerikan PATRIOT bataryası ise sekiz milyar dolardan fazlaya mal olacaktı. Ama mesele burada maliyetten ziyade ABD’nin Türkiye’yi bu tercihe zorlaması oldu. Türkiye başka bir alternatif vardı da gitmedi değil… Rahmetli Süleyman Demirel’in tabiri ile ‘Benzin vardı, biz mi içtik?’

Öte yandan Rus diplomatik kaynakları, Moskova’nın da sürecin oluşacak baskılar nedeniyle askıya alınma riskine karşı elini çabuk tuttuğunu ve bugüne kadar ağırdan alınan takvimlendirme çalışmalarına son halinin verildiğini belirtiyorlar. 27 Haziran ile 19 Temmuz tarihleri arası Ruslar için oldukça hareketli olacak, deniliyor.

Ruslar S400 Bataryasının ilkini 15 Temmuz tarihinde kurmuş olmak istiyor. Ancak bu konuda Ankara’dan gelecek cevaba göre hareket edilecek.

Savunma sistemi için yerleşim planı da tamam gözüküyor. Güneydoğu ve Akdeniz sınır hattımızda konuşlandırılacağı belirtiliyor.

Unutmayalım ki Suriye’de insani, siyasi ve askeri kriz ilk günkü kadar taze. Sınırımızın hemen öte yanında, ABD’nin desteklediği PKK/PYD denetimindeki terör koridorunun Rusya’nın göz yumması halinde bir federal yapı olarak kabul edilmesi durumunda, Ankara’nın S400 konusunda geri adım atması söz konusu olabilir.

Ankara’nın bu vazgeçiş için gerekçesi ise ABD’ye teklif ettiği S400 komisyonu olacaktır. Trump’ın onay vermesi durumunda bu komisyon kurulur ve S400’ler için olumuz karar çıkarsa bu Türkiye’nin Rusya’ya karşı elini güçlendirir. Zira zaten yapılan sözleşmede S400’lerin Türkiye’nin diğer güvenlik sistemleri ile uyumsuzluk arz etmesi durumunda S400 sözleşmesinin tek taraflı fesih edileceğine yönelik bir madde bulunuyor. Bakalım terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG yetkililerini ağırlayan Moskova, Suriye’de olası bir terör devleti veya otonom yapısı için nasıl bir pozisyon alacak?

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • yurtyapan 14 gün önce Türkiye hiç bir şekilde S 400 den vazgeçmez, şu anda Türkiyenin en acil ulaşabileceği tek savunma sistemi S400 bundan vazgeçilmesi, 1919 da kabul edilmeyen Amerikan mandasının kabul edilmesi anlamını taşır ve Türkiye en erken 10 yıl daha hava savunma sistemine kavuşamaz, bu da zaten batıya boyun eğmek demektir, sonrasında zaten savunma sistemin olsa ne yazar
    CEVAPLA