Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dünya Ticaret Örgütü’nün rakamlarına göre, 2018 yılında toplam küresel mal ticaretinin büyüklüğü 19 trilyon dolar. Yine Dünya Ticaret Örgütü’nün verilerine göre, bu ticaretin yüzde 80-90 arasındaki kısmı “Dış Ticaret Finansmanı/Trade Finance” imkanlarından faydalanılarak yapılmış.

Bir başka ifadeyle şirketler, 2018 yılında, 15.5 trilyon dolar büyüklüğünde ihracat ve ithalat işlemi için bankalar aracılığıyla; teminat mektubu, banka garantisi, ihracat alacak iskontosu, ihracat kredisi, faktoring gibi dış ticaret finansmanı ürünü kullanmışlar. Geçen yıl en büyük 10 bankanın karının yüzde 18’i yani 21 milyar dolar dış ticaret finansmanı işlemlerinden gelmiş.

Bankalar dış ticaret finansmanı ürünleri aracılığıyla, küresel ticaretin yüzde 90’ına kadar çok geniş bir işlem hacmini yakalamış olsalar da; Dünya Ticaret Örgütü’nün raporlarına göre, çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde yerleşik KOBİ’lerden bankalara gelen kabaca 1.5 trilyon dolarlık ticaret finansmanı talebi de farklı sebeplerden geri çevrilmiş.

Dış ticaretin karmaşık ve maliyetli yapısı

Aslında dış ticaret, yapısı gereği bir merkezden yürümeyen aksine birden fazla birimin aynı anda dahil olduğu bir faaliyet. (de-centralized)

Örnek vermek gerekirse; Avrupa’da bir şirketin, Asya’dan bir başka şirketten yapacağı mal ithalatı için iki şirketin muhabir bankaları, yerel bankalar, gümrük birimleri, nakliye şirketleri, sigorta şirketi gibi farklı bir çok kurumun benzer zamanlarda da sürece dahil olduğu uzun ve karmaşık bir süreçtir.

Ticaretin gerçekleşmesi için, farklı kurumlarda üretilmiş ve elle doldurulan çok sayıda yazılı formlar kullanılır. Ve bu formlar sürekli güncellenerek merkeze yollanır (centralized edilmeye çalışılıyor).

Mal ve para takasının gerçekleşmesi için birçok kurumun onayı gerekir.

Bu yüzden, malın satış maliyeti ve taşıma maiyeti yanında, sıradan bir dış ticaret işlemi için ciddi miktarda komisyon ve aracılık ücreti ödenir.

Dış Ticaret Finansmanında Blokzincir (Blockchain) Konsorsiyumları

Finans sektörü bir süredir "Dış Ticaret Finansmanı" için merkeziyetçi olmayan, aracılık maliyetlerini azaltacak, işlem sürelerini kısaltacak formüller arıyor.

Covid-19’un bize armağanı olan tedarik zinciri problemleri sonrasında ise bu arayışlar iyice hızlandı.

Bu arayışların akabinde finans sektöründe, Decentralized Finance (DeFi) ya da bizdeki kullanıldığı şekliyle “Açık Finans” adıyla, blokzincir ya da DLT (distributed ledger technology) ağları üzerinden akıllı kontratlar yardımıyla, dış ticaret işlemlerine finansman ve aracılık edilmeye başlandı.

Bunun için de bankalar bir araya gelerek DeFi uygulamalarını kullanan konsorsiyumlar oluşturmaya başladılar.

Voltron, Marco Polo, Batavia, We.Trade ve HKTFP şu an öne çıkan, küresel ölçekte farklı bankaların katılımı ile oluşturulmuş, 5 büyük Dış Ticaret Blokzincir Konsorsiyumu.

Dış Ticarette blokzincir platformları ne sağlayacak?

Geleneksel dış ticaret finansmanı işleminde, ödeme taahhütlerinde açık hesap ya da kredi mektubu esaslı çalışılır.

Dağınık ağ teknolojisi sayesinde oluşturulan bu platformların kullanıcı bankalar, mal ticaretinin her anını görebiliyor ve ödeme süreci malın karşı tarafa geçişi ile eş zamanlı gerçekleşiyor. Bu sebeple herhangi bir banka taahhüdüne ya da garantisine gerek kalmıyor. Ticaret ilerledikçe, platform üzerine konumlanmış akıllı kontratların algoritmaları çalışıyor ve malın ödemesi bu esasa göre yapılıyor.

Blokzincir platformlarının bir başka faydası da, ihracat alacaklarının finansmanı bu amaçla yazılmış akıllı kontratlar sayesinde rahatlıkla takip edilebilir, kontrol edilebilir ve iskonto edilerek nakde dönülebilir. Blokzincir teknolojisi sayesinde bu işlem için yine aracıya ya da ekstra bir banka taahhüdüne gerek kalmadan bu işlem gerçekleştirilebilir.

Dış ticarette kullanılacak blokzincir platformlarının, bankalar için Müşterini Tanı (KYC) sürecinin kolaylaşması ve daha küçük işletmelere de dış ticaret finansmanı imkanı verilmesi, dokümanların dijital ortama geçişi, maliyetlerin azaltılması, işlemlerin kısalması gibi çok sayısı ekstra katkısı da olacak.

Türk şirketleri de dış ticarette blokzincir teknolojisi ile iş yapmaya başladı

İş Bankası kısa süre önce, 5 büyük Dış Ticaret Blokzincir konsorsiyumundan biri olan Marco Polo platformuna katıldı. Bu platformda Commerzbank, Ing, Natwest, BNP Paribas, Natixis, Standard Chartered da üye.

İş Bankası'nın müşterisi Şişecam’ın, Almanya’nın önde gelen lamine cam üreticilerinden Kuraray Europe ile bir dış ticaret işlemi yapmayı planlıyor. Kuraray Europe’un muhabir bankası da Commerzbank.

Ve bu işlem, 1 hafta önce Türkiye’den ilk şirketin, Blokzincir üzerinden (Dağınık ağ teknolojisi/ DLT) dış ticarette gerçekleştirdiği dış ticaret işlemi olarak kayıtlara girdi.

SWIFT’ten sonra kredi mektubu, banka garantisi de tarih oluyor…

Geçen hafta küresel ödeme sistemi SWIFT’ın tahtını sallayan Blokzincir teknolojisini ve dağınık ağ sistemi üzerine oturtulan yeni ödeme sistemlerinden bahsetmiştim.

Bu hafta da dış ticarette ezberleri ve aracıları ortadan kaldıracak yine blokzincir uyumlu DeFi'yi anlatmaya çalıştım.

Biraz karmaşık gelebilir. Ancak çok kısa zamanda hayatımıza girecekler.

Ve hazırlığını yapmayan, önümüzdeki dönemde sahada değil tribünde yerini alacak.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00