Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

3 Kasım 2020’de, yani 4 ay sonra, Amerika Birleşik Devletleri seçime gidiyor.

Bu seçimde , ABD’nin 46. Başkanı, Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamı ve Senato’daki 100 senatörün 35’i yeniden seçilecek.

ABD’de mevcut durumda , Başkanlık Ofisinde Cumhuriyetçilerin adayı olan Donald Trump oturuyor. Temsilciler Meclisindeki 435 üyenin ise 233’ü Demokrat, 197’si Cumhuriyetçi. Yani Temsilciler Meclisi ,Demokratların kontrolünde. ABD’deki Kongrelerin diğer kanadı yani Seanto ise Cumhuriyetçilerin kontrolünde. 100 senatörün 53’ü Cumhuriyetçi, 45’i Demokrat, 2 si bağımsız.

Trump’ın anketlerde desteği hızla düşüyor

Trump 2016 yılında, Başkan seçildikten sonra yapılan anketlerde destek oranı hiçbir zaman yüzde 49’un üzerine çıkmadı.

YougGov’un yaptığı anketlerde Trump’a olan desteğin yıl başında yüzde 43’ler civarında olduğu daha sonra Covid 19’un ABD’yi vurduğu dönem olan Mart ortasında ise yüzde 45’lerin üzerine çıktığı görüldü. Ancak son 3 ayda, hem virüsle mücadele yaşanan zafiyet hem de ABD Ekonomisinde virüsle ilgili yaşanan daralmanın etkisiyle bu oranın yüzde 40’lara gerilediği görülüyor.

Diğer yandan ABD Başkanlığı için yapılan 2 adaylı anketlerde, Şubat ayında Trump’ın Demokratların Başkan adayları Bloomberg ve Warren’a karşı önde olduğu, Biden ve Sanders ile de kafa kafaya olduğunu görülüyordu. Bugün baktığımızda ise Demokratların adayı Biden’ın, Trump’a göre aynı anketlerde 3-4 puan önde olduğu ortaya çıkıyor.

Anketlere göre Demokratların, Temsilciler Meclisindeki çoğunluğunu devam ettirmesi büyük ihtimal.

Başkanlık seçimi dışında yaşanacak diğer büyük çekişme ise Senato’da yaşanacak.

Seçim yapılacak 35 seçim bölgesinin 12si Cumhuriyetçi, 27’si Demokrat adayların kazandığı yerler. Demokratların Senato’da çoğunluğu ele geçirmesi için hem daha önce kazandıklarını koruması hem de 3 ya da 4 yerde Cumhuriyetçilerden bayrağı devralması gerekiyor. Anketlerde göre şimdilik bu ihtimal çok olası değil.

Seçimlere 4 ay kala ABD’de anketlerin gösterdiği resim bu şekilde.

Biden seçilirse ekonomide öncelikler ne olacak?,

ABD ‘de 2016’da Başkan seçilen Trump seçimlerde vaat ettiği üzere Kurumlar Vergisini % 35’den yüzde 21’e indirmişti. Gelir vergisinde de en üst dilim olan 418 bin doların üzerinde kazananları için yüzde 39’luk oranı, 518 bin dolardan başlatıp oranı da yüzde 37’ye indirilmişti.

Biden’ın eğer başkan seçilirse, Trump zamanında gelir vergisi ve kurumlar vergisinde yapılan bu düzenlemeleri yeniden değiştirmesi bekleniyor. Biden’ın gelir vergisinde, üst limiti yeniden 400 bin dolar seviyesine çıkartıp, vergi oranını da yüzde 39’a yükseltmesi bekleniyor. Kurumlar Vergisinde ise yüzde 21’e indirilen ortalama vergi oranını yüzde 28’e yükselteceği tahmin ediliyor.

Başkanlık seçimin diğer iddialı konusu minimum saatlik ücret. ABD’de 2009 yılından beri minimum saatlik ücret aynı, 7.25 dolar. Demokratların adayı Biden’ın minimum saatlik ücret için hedefi 15 dolar. Senato ve Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçiler genel olarak minimum saatlik ücretin artırılması konusunda istekli değil. Ancak Başkan Trump geçen hafta bir açıklama yaparak ’minimum saatlik ücret konusunda farklı düşünüyorum’ dedi. Ancak Trump, bu konuda bir hedef vermedi.

Kurumlar vergisinde yapılacak 7 puanlık bir artırım ve minimum saatlik çalışma ücretinde yapılacak artışı, S&P’de işlem gören şirketlere, 2019 yılı karlarının yüzde 12’sine tekabül edecek bir miktarda ekstra bir maliyet getirmesi bekleniyor.

Biden ayrıca bir önceki Demokrat Başkan Obama zamanında mevcut sağlık sistemi Medicare’ın geliştirilerek ( Affordable Care ACT) daha fazla Amerikalının yararlanacağı modele geçilmesinden esinlenerek, seçim vaatlerine mecburi sağlık sigortasının yaygınlaştırılmasını da eklemiş durumda.

Teknoloji Şirketlerine ne olacak?

Biden’ın başkan seçilmesi durumunda, Demokrat Parti Başkanlık seçiminde yarıştığı Elizabeth Warren’ı Hazine Bakanı olarak atayacağı beklentisi var.

Warren’ın daha önceki kampanyasında Google, Facebook, Amazon gibi teknoloji devlerinin kendi işleri dışında farklı alanlara yöneldikleri ve monopol oldukları gerekçesiyle tek bir şirket olarak devam etmelerinin rekabete aykırı olduğu ve bölünmeleri gerektiği şeklinde demeçleri vardı.

Ayrıca Warren’ın ABD’deki bankaların daha yakından takip edilmesi ve 2019 yılında kuralları esnetilen Volker Rule prensiplerinde fabrika ayarlarına geri dönülmesini istemesi bekleniyor.

ABD seçimlerine 4 ay kaldı.

Trump 4 sene önce seçildiğinde piyasalar için bilinmezlerle dolu ve riskli bir seçimdi. Nitekim piyasaların verdiği ilk reaksiyon satış yönünde oldu. Nitekim geçen 4 sene içinde yaşanan, Ticaret Savaşları, İran ve K Kore gerginlikleri, ABD’de yaşanan azil süreci gibi konular piyasaların Trump’ın başkanlığına neden temkinli olduğunu gösteren doğru örnekler olarak öne çıktı.

Ancak ABD’deki vergi indirimleri, FED’in faiz indirimleri ve Obama zamanında ekonomi alanında atılan adımların meyvelerini vermesi, Trump döneminde Amerikan ekonomisinde işlerin yolunda gitmesini sağladı.

Taa ki Covid 19 virüsüne kadar!

2020 seçimlerinde Trump’ın seçilmesi artık garanti değil.

Üstelik Kongrenin 2 kanadı da Demokratlara geçebilir.

Piyasa bunu fiyatlamaya başladı mı?

Hayır!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • pembepanter 1 ay önce Trump'ın seçilmesi kesin derim. Sonucu her yerde sessiz çoğunluk belirliyor!
    CEVAPLA