Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Geçtiğimiz hafta Amerikan borsalarında teknoloji hisselerine gelen satış, yatırımcıları tedirgin etti. Haftasının son 2 gününde yoğunlaşan sert satışlar sonrasında, teknoloji hisselerinin yoğun olduğu Nasdaq ve S&P endekslerinde (Bu satılar yazılırken) yüzde 7-8’leri bulan kayıplar yaşandı.

Son 2 günde yaşanan satışlarda öne çıkan hisseler FAANG diye kısaltılan; Facebook (- yüzde 7) Amazon (- yüzde 9), Apple (-yüzde 15), Netflix (- yüzde10) ve Alphabet /Google (- yüzde15) hisseleri oldu. Ayrıca son dönemde adından çok bahsedilen Elon Musk’ın Tesla hisseleri de son 2 günde yüzde 25 değer kaybetti.

Geçen 7 ayı hatırlayalım..

Covid 19’un ABD piyasalarını en sert vurduğu dönem; Şubat-Mart ayları. S&P endeksi Şubat 20’de düşmeye başladı ve 1 ay içinde yüzde 35 değer kaybetti. Nasdaq’da da aynı dönemde yüzde 30’a yakın düşüş oldu. Mart sonu itibariyle ABD’de açıklanmaya başlanan devasa teşvik paketleri, FED’in faizleri yüzde 0’a çekmesi ve bilançosunu 4 ay içinde, 3 trilyon dolar artırması gibi faktörler devreye girince, her iki endeks de hızla yükselmeye başladı. Nasdaq Endeksi Mart sonundaki düştüğü yerden, Ağustos ayı sonuna kadar geçen süre içinde tam yüzde 75 yükseldi.

Düşüşte ön planda yer alan hisselerin, geçen 7 aydaki performansı da muhteşem olmuştu. Apple’ın hisse fiyatı bu dönemde yüzde 135 arttı ve piyasa değeri 2.4 trilyon doları buldu. Amazon hisselerinin fiyatı aynı dönemde yüzde 110 arttı ve şirketin piyasa değeri 1.9 trilyon dolara yükseldi. Covid 19 döneminin en popüler hisselerinden video konferans şirketi Zoom ise hisse fiyatını tam 3’e katladı. Sene başında 40 milyon dolar piyasa ederi olan şirketin Ağustos 2020’de değeri, 120 milyon dolar oldu.

Kısaca ABD Teknoloji hisselerinde geçen 7 aylık sürede yaşanan yükseliş, çok uzun süredir benzeri görülmemiş bir borsa ralli’siydi.

Şimdi herkesin aklında aynı soru “Teknoloji hisseleri Covid 19 etkisiyle de beraber çok hızlı yükselmişti, bu satışı sağlıklı bir kâr realizasyonu mu olarak düşünelim? Yoksa teknoloji hisselerinin önderliğinde endekslerde uzun süreli satış dönemi mi başlıyor?”

Sona bırakmadan kendi fikrimi baştan açıklayayım. Satışın sebebi, şişen hisse değerlemelerinin tetiklediği normal bir kâr realizasyonu değil. 2 ay sonra yapılacak olan ABD Başkanlık seçimleri.

ABD’de son dönemlerin en riskli Başkanlık seçimi.

2 ay sonra ABD’de Başkanlık seçimleri var.

Seçimi kimin kazanacağından önce, son duruma göz atalım.

ABD Kasım 2020 seçimlerine; yakın tarihinde olmadığı kadar kutuplaşmış bir seçmen psikolojisiyle, 2009 krizinden sonra gördüğü en yüksek işsizlik oranıyla, gelişmiş ülkeler arasında Covid 19’u en ağır atlatan vaka/ölüm oranı en yüksek ülke olarak ve son 20 yılın sokak protestolarının (Black Life Matters) en yoğun ve yaygın yaşandığı bir dönemde gidiyor.

Üstelik Kasım 2020 Başkanlık seçimleri, COVİD 19 sebebiyle, 2016 seçimlerinin 2 katı olan 80 milyon seçmenin posta yoluyla oyunu kullanacağı bir seçim olacak. ABD Milli Posta Servisi'nin bu kadar oy pusulasını zamanında ve eksisiz olarak seçim merkezlerine taşıması mümkün olacak mı? Oylar posta yoluyla taşınsa dahi 3 Kasım gecesi sandıklardan çıkan oylara göre herhangi bir başkan adayı zaferini ilan eder mi?

Özellikle başa baş gidebilecek bir seçim akşamında posta yoluyla gelen oylar sonucu değiştirirse ne olacak?

Yakın zamanda Amerika’da Opinium Research tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ABD’li seçmenlerin yüzde 47’si Trump’ın seçimleri kaybetse de koltuktan kalkmayacağını düşünüyormuş. Bu oran Demokrat seçmenler arasında yüzde 75, Cumhuriyetçiler arasında ise yüzde 30.

Yine aynı ankette Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 60’ı şimdiden 2020 Kasım seçimlerin hileli olacağını, yüzde 73’ü de posta yoluyla yapılacak oy verme işleminin şeffaf ve güvenilir olmayacağını düşünüyormuş.

ABD’de 3 Kasım 2020’de 59. kez başkanlık seçimi yapılacak. Trump ya da Biden’ın başkan seçilmesi hem ABD için hem de geri kalan dünya için muhtemelen önemli sonuçlar doğuracaktır. 2020 seçim sonucu küreselleşmeden - Ticaret Savaşları'na, NATO’nun kaderinden- iklim anlaşmalarına kadar birçok konuda farklı politikaların oluşmasına yol açacaktır. Bu belirsizlik hisse senetleri için büyük bir risk.

Ancak,

Bu sefer yatırımcılar sadece Trump’lı ya da Biden’lı gelecek projeksiyonları yapmıyor. Sadece seçim sonucunun getirdiği belirsizlikle uğraşmıyor. Seçimin bilakis kendisi, öncesi ve sonrası da ciddi bir risk olarak belirmeye başladı.

Hisse senetlerinde yaşanan huzursuzluğun temelinde bu yatıyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00