Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

“Bitcoin, insanlık tarihinin en spekülatif, riskli ve manipüle edilen sözde varlık sınıfıdır.” – Ekonomi Profesörü, Nouriel Roubini.

“Bitcoin oldukça spekülatif, dijital para olmak için yetersiz ve aynı zamanda kanun dışı işlemler için de kullanılmakta.” – ABD Hazine ve Maliye Bakanı Janet Yellen

“Bitcoin son derece oynak. Para olabilmek için de son derece spekülatif. Bazı kanun dışı işlemleri fonlamak için de kullanılıyor ve mutlaka düzenlenmesi gerekiyor” – AMB Başkanı Christine Lagarde.

Bu açıklamalar son 1 ayda geldi.

Hatırlatmak açısından yıl başında Bitcoin’in fiyatı 30.000 dolardı. Geçen hafta sonu 57,000 dolara kadar çıkan ( Bir buçuk ayda yüzde 57 yükseliş) Bitcoin’in fiyatı, 24 saat içinde yüzde 20 düştükten (45,000 dolar) sonra, yazının yazıldığı saatte 50,000 dolara geri gelmişti.

Bir para olmak için 3 adet kural gerekir.

Alım gücü var mı? İçinde değer barındırıyor mu?

Derin bir likiditesi var mı? Geniş kabul görüyor mu? Ticaret için geçer akçe olarak görülüyor mu?

Alım satıma konu olacak ürünlerin değerini belirleme gücü var mı? Fiyatlar onun üzerinde yazılıyor mu?

Yukarıda yazılan şartlar, ülkelerin “para” olarak adlandırdıkları ve arkalarına imza attıkları (Senyoraj) milli paralarının taşıdıkları ortak özelliklerdir.

Tesla’nın sattığı arabaları Bitcoin cinsinden fiyatlayacağını açıklaması, Paypall’ın üzerinde yapılan işlemlerde Bitcoin’in ödeme aracı olarak kullanımına izin vermesi ya da Mastercard’ın ödeme seçeneklerine Bitcoin’i de ekleyeceğini ilan etmesi, yukarıda yazılı şartların bazılarına denk gelmektedir.

Ancak Bitcoin dahil diğer tüm sanal paraların (Virtual currency) dolaşımda olan milli paralar Sovereign currencies) ile yukarıda yazılı şartlar dahilinde karşılaştırılması mümkün değildir.

Ayrıca yazının başında da belirtildiği gibi, fiyatların da son derece volatil olduğu ayrı bir gerçek.

Peki Bitcoin dahil sanal paralar, para değilse nedir?

IMF, Avrupa Sermaye Piyasaları Kurulu, Avrupa Bankacılık Kurulu’na göre; dağınık defter teknolojisi (DLT) ile (Örnek blockchain) üretilmiş her varlık, kripto varlık’tır (Crypto -assets).

Dünya Bankası'na göre DLT, işlemlerin merkeziyetsiz ve senkronize bir yapıda kayıt edilebildiği , bu sebeple de aracıya ya da kayıt tutucuya gerek duymadan işlem yapılmasına izin veren, ileri bir teknolojidir.

G7 ülkeleri tarafından kurulan ve kara paranın aklanmasına önlemesine yönelik mali eylem gücü olarak kurulan FATF’a göre de, kripto varlıklar; dijital ortamda alınıp satılabilen, transfer edilebilen ve ödeme ya da yatırım aracı olarak kullanılabilen ürünlerdir. (Financial Action Task Force, 2019)

Biraz karışık, katılıyorum.

Kripto/sanal paralar olarak dünya genelinde adlandırılan kripto paralar aslında para değiller. Ancak üzerinde çalıştıkları teknolojinin (DLT) özelliğinden dolayı yerine ve zamanına göre ödeme aracı ya da yatırım aracı olarak kullanılabiliyorlar.

Sadede gelelim..

Dünyanın bir çok ülkesinde kripto varlıklar ile ilgili büyük bir tartışma devam ediyor.

Para mı? Emtia mı? Menkul kıymet mi?

OECD’nin Ekim 2020 raporuna göre, ülkeler bu konuda ayrılmış vaziyette.

Belçika, Polonya ve İtalya, kripto varlıkları “currency/para” tanımı altında değerlendiriyor. Bazı istisnalar getirdikten sonra da vergi mevzuatını ona göre belirlemiş.

İngiltere, Fransa, İspanya kripto varlıkları gayri nakdi aktif olarak tanımlamış ve sermaye kazancı vergisine tabii tutmuş

Avusturya, Kanada, Çin ise bu varlıkları emtia olarak değerlendirmiş ve gelir vergisini devreye sokmuş.

Görüldüğü üzere kripto varlıkların ne oldukları, hangi kategoride değerlendirilmeleri gerektiği ve nasıl vergilendirileceği hala büyük bir tartışma konusu.

Ancak….

Milyonlarca insan kripto varlıklara yatırım yapıyor.

Tesla’sından Paypall’ına, Bank of NewYork Mellon’un dan Mastercard’ına, Fidelity’sinden Morgan Stanley’e, NYSE’da işlem gören şirketlerden Micro Strategy ‘den Square INC.ye kadar bir çok kurumsal oyuncu, kripto varlıkların işlem gördüğü dünyada ya aracı ya servis sağlayıcı ya da yatırımcı.

Kripto varlıkların alım satımın yapıldığı en büyük exchange’lerden biri olan Coinbase, 77 milyar dolar değerleme ile ABD’de halka arz sürecine başladı.

Bu sebeple artık dünya genelinde düzenleyici kurumların, kripto varlıkların tanımı, hukuki altyapısı, başta exchange’ler olmak üzere aracı kurumların denetlenmesi ve nihayet vergi mevzuatının belirlenmesi konusunda bir adım atması gerekiyor.

Yoksa her gün bir başka yetkiliden “ Bitcoin, çok spekülatif” cümlesini duyduktan 12 saat sonra, bir başka dev kurumsal oyuncunun kripto varlık dünyasına adım attığını duymaktan hepimizi gına geldi.

Kuş mu? Deve mi? Sen onu söyle.

Hukuki altyapısını oturt. Kimin alıp, kimin alamayacağını belirle.

Spekülatif olduğunu anladık!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00