Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GÜNLÜK hayatta çok fazla tükettiğimiz siyah çay ve kahveler, gebelik ve emzirme döneminde uzak durulması gereken içecekler arasına giriyor. Bunların yerine makul miktarlarda bitki çayı tüketmek alternatif olabilir. Aynı zamanda ödem, bulantı, stres, uyku problemi, doğum kasılmalarının başlamaması, emzirme döneminde sütün yetersiz olması gibi durumları doğal yollarla çözmeyi denemek istediğinizde de bitki çaylarından faydalanabilirsiniz.

        ■ IHLAMUR: Kış aylarının kahramanı ıhlamur; boğaz rahatsızlıklarına, öksürüğe, gribe, mideye birebir. Böbrekleri yormadan vücutta biriken ödemi atar, bağışıklık sistemini güçlendirir. Ihlamur yapraklarını

        ve çiçeklerini demleyerek kullanabilirsiniz. Limon, bal hatta tarçınla tatlandırabilirsiniz.

        ■ ZENCEFİL: Mide bulantısını önler, şişkinlik hissini azaltır, hazımsızlığı düzenler. Taze zencefil kökünden 4-5 dilim kesip kaynamış suda demleyebilirsiniz. Günde 1 bardaktan fazla içilmesi önerilmez.

        ■ NANE: Nane ferahlatıcıdır, sakinleştirir, bulantılara ve soğuk algınlığına iyi gelir. Emzirme döneminde kullanılması önerilmez.

        MELİSA ÇAYI: Uykusuz gecelerin dert ortağı melisa anne adayını rahatlatır ve uykuya dalmaya yardımcı olur. Ayrıca hazmı düzenler, gaz önleyicidir ve antiseptik özelliği vardır. 5-6 yaprak melisayı 5 dakika demledikten sonra içebilirsiniz.

        ■ KUŞBURNU: Kuşburnu annelere zindelik verir, öksürüğe iyi gelir, C vitamini içerir ve kabızlığı engeller. Taze meyvelerini 2'ye, 3'e bölüp 5-6 dakika demledikten sonra içerseniz tadına doyulmaz... Tadı güzel diye çok fazla içmemeye dikkat edin.

        ■ REZENE: Farklı aromasıyla en beğenilen tatlar arasında yer almasa da, özellikle doğumdan sonra yeni anne tarafından tüketildiğinde sütü artırıcı ve bebekteki gazı azaltıcı etkisiyle çok faydalıdır.

        ■ ELMA: Zindelik verir, rahatlatır, yorgunluk giderir ve C vitamini kaynağıdır.

        ■ AHUDUDU YAPRAĞI ÇAYI: Rahmi güçlendirip doğuma hazırlaması, doğumu başlatması ve doğum sonrası kanamaları önlemesi ile ünlü olan ahududu yaprağı çayı, dünyada ebeler tarafından en çok önerilen bitki çaylarından olsa da, İstanbul'da temin edilmesi pek de kolay değil. Kalsiyum ve magnezyum yönünden zengin olan sevgili ahududu çayını, henüz fazla tanınmadığı için pek az aktarda bulabilirsiniz. Eğer bulabilirseniz ebeler şu şekilde kullanılmasını öneriyorlar: Gebeliğin 24'üncü haftası itibarıyla günde 1 bardak, 30'uncu hafta itibarıyla 2 bardak, 36'ncı hafta itibarıyla 3 bardak ve 37'nci hafta itibarıyla 3 veya 4 bardak.

        ■ ISIRGAN OTU: Ferahlatıcı özelliği vardır. Emzirme döneminde süt oluşumunu hızlandırır, ödem atımını sağlar. 5-6 adet ısırgan otu yaprağını demleme kabı içerisinde kapalı olarak 5 dakika bekleterek hazırlanır. Günde 1 -2 kupa tüketilebilir.

        KENDİ ÇAYINIZI YAPIN

        Poşet çaylar yerine kendi demleyeceğiniz bitki ve meyve çaylarını tercih etmeniz daha iyi olacaktır. Taze meyveleri kullanarak yapacağınız çaylar da çok lezzetli olur. Örneğin ince ince dilimleyeceğiniz birkaç dilim elma, armut ve portakalı kaynatabilir, içine tatlandırmak için biraz tarçın ya da nane katabilirsiniz.

        Emzirme döneminde ise hem süt artırıcı hem de bebekteki gazı giderici olarak şöyle bir karışım kullanabilirsiniz: 1 yemek kaşığı rezene, 1 yemek kaşığı ıhlamur, 1 yemek kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı tane kimyon, 1 tatlı kaşığı anason. Bunları karıştırıp demleyin. Günde 3 bardağa kadar içilebilir.

        DOKTORA DANIŞIN

        Hamilelik ve emzirme döneminde uzak durulması gereken bitkiler ise şöyle sıralanıyor: Ekinezya, ketentohumu, anason, ebegümeci, civanperçemi, sarı çiğdem, meyankökü, sarı kantaron, şeytantırnağı, ginseng, penny royal, çoban çantası, yarpuz, ökseotu, kınakına, yalancı ginseng, sedefotu, adasoğanı, solucanotu ve yabani yerelması...

        Bazı bitkilerin içerdikleri etken maddeler ya da bir çayın fazlaca tüketilmesi hem anneye hem de bebeğe zarar verebilir. Bu nedenle bitki çaylarını doktorunuza danışarak tüketmek her zaman en iyisi ve doğrusu olacaktır.

        BİZİM ZAMANIMIZDA...

        Büyüklerimiz “Bizim zamanımızda şöyle şöyleydi” diye anlatır , biz de dinler ama tam anlam vermezdik. “Nasıl yani televizyon sadece sabahtan akşama kadar hem de tek kanalla mı yayın yapıyordu? Nasıl yani Levent’ te arsa alacaktın da kurt iner diye almadın mı? Gelinliğini kesip 3 çocuğuna elbise dikmen mi gerekti?" Bunlar babamdan, babaannemden duyup da hatırladıklarım...

        Bizim 'bilgi çağı' çocuklarına büyüdüklerinde söyleyeceğim onların da bizi başka bir gezegenden bahsediyormuşuz gibi dinleyeceği yaşantılarımızdan birkaçını listeledim... Sizin de aklınıza gelenler varsa mail atın, uzatalım bu listeyi.

        ■ MEKTUP ARKADAŞLIĞI: İlkokulda okumayı öğrendikten sonra herkese bir mektup arkadaşı bulunmuştu. El yazısı diye bir ders vardı. Mektupları el yazısıyla yazar yollardık. Senelerce süren mektuplaşmalarımız vardı. Artık postadan sadece faturalar çıkıyor. Çocuklarımız da mektubun tek şeklinin e-mail olduğunu düşünerek yaşayacak.

        PLÜTON: Biz küçükken 9 gezegen vardı. 2006’da Plüton ‘cüce gezegen’ ilan edildi. Çocuklarımız 8

        gezegeni bilecek .

         ANSİKLOPEDİLER: Bizim zamanımızda evin en kıymetli köşesinde duran, kuponla biriktirilen ya da taksitle alınan ansiklopediler artık tozlu raflarda atılmayı bekliyor. Sınırlı ve durağan bilginin yerini sınırsız ve hızla ulaşabileceğimiz bir bilgi denizi aldı. Çocuklarımızın hiç ansiklopedisi yok artık.

        ■ ESKİ FOTOĞRAF MAKİNELERİ: İçlerine 24'lük ya da 36'lık film takılan, en şahane pozu vermeye çalışıp ancak öyle deklanşöre basılan fotoğraf makinelerinin yerini dijitaller alalı uzun zaman oldu. Çocuklarımızın 30-40 fotoğraflık albümleri değil, bilgisayarda içlerinde binlerce fotoğraf olan klasörleri var.

        Diğer Yazılar