Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Üreme problemleri zamanımızın en çok konuşulan ve hakkında en çok çalışılan sağlık konularından. Kadınların iş hayatına daha çok katılması ve annelik yaşını ertelemesi, içinde yaşadığımız çevresel koşulların binlerce yıl öncesine göre kodlanmış genlerimize iyi gelmemesine kadar birçok sebebi var çocuk sahibi olamamanın

        GEÇENLERDE 35 yaşında evlenen bir arkadaşımdan duyduğum bir konuyu açmak istiyorum bugün:Kadınların yumurta rezervlerinin saptanması. Her kadın yumurtalıklarında belirli bir yumurta rezerviyle doğuyor ve bu rezervi ergenlik ile menopoz arasındaki süreçte tüketiyor. Peki sizin yumurta rezerviniz ne durumda? Eğer bu rezervde bir azalma olduğunu bilseniz çocuk yapma kararını daha erkene alır mıydınız?

        Konuyla ilgili bilgi almak için başvurduğum Amerikan Hastanesi'nden Doç. Dr. Kayhan Yakın yumurtalık rezervinin daha erken yaşlarda azalmasının gebelik elde etmeyi zorlaştıran bir faktör olduğunu belirterek başlıyor söze. Son yıllarda kadının iş hayatındaki yerinin artışı, evlilik ve gebelik yaşlarının geçmişe oranla ilerlemiş olması, yumurtalık rezervinin önemini daha da artırdı. Peki yumurtalık rezervinin durumunu nasıl anlayacağız?

        ULTRASONOGRAFİ

        Yumurtalık rezervinin değerlendirilmesi, rutin jinekololik muayenenin bir parçası aslında. Deneyimli bir hekim, ultrasonografide yumurtalıkların rezervi hakkında çoğu zaman doğru bir fikir sahibi olabilir. Yumurtalık rezervi kadın yaşı ile uyumlu değilse ve beklenenden düşükse bu konuda uyarıcı olmak çok önemlidir. Ultrasonografide yumurtalıkların boyutları, görünümü ve içerdikleri "antral follikül" adı verilen yapıların sayısı ve dağılımı, rezerv hakkında oldukça doğru bir fikir vermektedir.

        KAN TESTLERİ

        Ultrasonografide rezerv hakkında net bir bilgi elde edilemediğinde veya rezerv kadın yaşı ile uyum göstermediğinde, daha oblektif bir değerlendirme için bazı kan testlerinden faydalanılabilir. Yumurtalıkların çalışmasını beyinde yer alan hipofiz bezinin salgıladığı FSH hormonu kontrol eder. FSH hormonunun uyarıcı etkisi ile yumurtalıklarda her ay bir yumurta büyür ve bu yumurtadan da östrojen hormonu salınır. Bu iki hormonun düzeyi rezerv hakkında bilgi vericidir. Yumurtalık rezervi azaldıkça hipofiz bezinden daha fazla uyarı almaya ihtiyacı olacak ve FSH düzeyi giderek yükselecektir. Yumurta büyüdükçe artan östrojen hormonu ise FSH'yi baskılayarak bu sistemi kontrol altında tutmaktadır. Bu iki hormon âdet kanaması döneminde en alt seviyede salgılanacağından, güvenilir bir test için kan tahlilinin âdet kanamasının 2. veya 3. günlerinde yapılması istenir. Diğer günlerde yapılacak bir tahlil doğru bir fikir vermeyeceğinden, test sonucu değerlendirilirken mutlaka kan örneğinin âdetin kaçıncı gününde alındığı sorgulanmalıdır. Test sonucuna göre estrojen düşük olduğu halde yüksek bir FSH saptanması, yumurtalık rezervinin azaldığını gösterecektir.

        Son yıllarda FSH'den daha güvenilir ve âdet döngüsüne göre değişim göstermeyen bir başka rezerv göstergesi kullanıma girmiştir. Yumurtalıklardaki henüz olgunlaşmamış yumurta havuzundan salgılanan AMH (antimullerian hormon) rezervi çok daha güvenilir bir şekilde sergilemektedir. Rezerv azaldıkça AMH değeri düşmekte, yüksek AMH değerleri ise yüksek bir yumurtalık rezervi anlamına gelmektedir.

        PANİK OLMAYA GEREK YOK

        Yumurtalık rezervini gösteren testlerden farklı anlamlar çıkartılmamalıdır. Bu testler sadece rezervin azaldığı konusunda uyarıcı bir kriter olarak kabul edilmeli ve klinik şikayetler ve bulguların değerlendirilmesinde yardımcı bir kriter olarak kullanılmalıdır. Özellikle FSH testlerinin yanılgıya çok açık olduğu, bir âdet döngüsü dönemi boyunca ve aydan aya da farklılıklar göstereceği unutulmamalıdır. AMH daha güvenilir bir test olmakla birlikte her laboratuvarda yapılamaması ve daha yüksek bir maliyete sahip olması gibi dezavantajları bulunmaktadır. Test sonuçları mutlaka kadın yaşı, geçmiş hikâyesi, klinik bulgular ve ultrasonografi ile birlikte yorumlanmalıdır.

        ZAMAN DEĞİL ZAMANLAMA

        Bu testleri yaptırmanın en iyi tarafı birkaç sene sonra yaptığınız bebek planları için zamanınızın olup olmadığını tespit edebilmesi bana kalırsa. Bahsettiğim arkadaşım yumurtalık rezervinin azaldığı bilgisi sayesinde daha erken bir zamanda hamile kalmaya karar verdi ve sorunsuz bir şekilde bebeğini doğurabildi... Okul, kariyer, bir ev, bir araba derken ötelediğimiz aile genişletme hayallerimizin sönmemesi umuduyla...

        Uzay'ın kitaplığı

        Hepimizin içinde biraz çakmalık var

        EBEVEYNLİK etmek için ne kadar uğraşırsan uğraş çocuğun ergenliğe geldiğinde "Doğurmasaydın beni!" sözüyle karşılaşması muhtemel bir yoldur... Doğduğu an elinize siz olmadan hiçbir şeyini yapamayacak olan, kullanma kılavuzu eklenmemiş bir çocuk verirler ve ona "mükemmel" anne olmanızı beklerler; öyle değil mi?

        Lakin her mükemmel annenin içinde biraz da "Çakma Anne" vardır... Domingo Yayınları'ndan çıkan kitap çocuklu hayatta çoğumuzun ıskalamadığı "çakmalık" durumlarını anlatıyor... Çakma anneler için hayati kurallar: Emzik yere düştükten sonra 10 saniye içinde geri alınırsa kirlenmemiş sayılır; çocuğunuzu annenize bir günlük, bir haftalık ya da ömür boyu emanet edip kaçabilirsiniz, hasta çocuğunuzun ateşini ölçmediğiniz sürece kreşe gitmesinde bir mahzur yoktur, iki çocuk bir çocuktan çok beterdir, biraz daha fazla uyumak için çocuğunuzu TV karşısına oturtmakta bir sakınca yoktur... 4 kadın tarafından hazırlanan bu kitapta yazılanlara tümüyle katılmak mümkün değilse de "Evet, işte bunu ben de düşündüm" diyeceğiniz birçok anekdotla eğlenebilirsiniz...

        Diğer Yazılar