Mahalle baskısı
Birkaç bin yıl sonra bugünkü hayatımız hakkında yapılacak arkeolojik çalışmalar hakikaten enteresan sonuçlar verebilir.
Çünkü çağdaşı olduğumuz bir avuç insan dışında muhtemelen hiçbirimizin esamesinin okunmayacağı o günlerde, bugünleri anlamak sanırım hiç kolay olmayacak. Bir sözcüğün nasıl olup da birbirine tamamen tezat gibi görünen iki anlama geldiğini çözmek için epey mesai harcayacak torunlarımız.
Şerif Mardin’in Türkiye’de muhafazakarlaşma bağlamında ortaya attığı “Mahalle baskısı” kavramının başına gelenlere bakar mısınız?
Ramazan pidesi misali içine ne koysanız gidiyor.
Geçmişte Anadolu taşrasındaki tutuculuğu ve toplumsal baskıyı ifade ederken, şimdi AK Parti üzerinde İzmir’de oluşturulmaya çalışılan yanlış bilinci anlatıyor.
Daha doğrusu AK Parti İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay, İzmir’de üzerlerinde mahalle baskısı olduğunu söylerken bu tür bir mahalle baskısından söz ediyor. Ne diyor Akay:
“İzmir’de partimize karşı mahalle baskısı var. İzmir’de ‘Eğer AK Parti’ye oy verirsem özel hayatıma karışılır, rakıma balığıma karışılır, başım kapatılır, ülke şeriatla yönetilir’ gibi bir sanal baskı yaratılıyor. Bunu muhalefet de körüklüyor. İnsanlar şartlandırılıyor. Bunu aşmak için kendimizi iyi anlatmaya çalışıyoruz. 9 yıldır Türkiye’nin neresinde birisine karışıldı?”
Siyaset meydanında hatırı sayılır ölçüde yankı bulan AK Parti İl Başkanı’nın sözleri ne yazık ki mevkidaşları nazarında kayda değerbir empati yaratmadı. Hatta “acaba” sorusunu soran bile olmadı.
Doğrusu buna hiç de şaşırmamak lazım.
Çünkü bizzat Başbakan Erdoğan, “Türkiye’de mahalle baskısı yoktur. Halkı kışkırtmayı, tahrik etmeyi adet haline getiren kirli oyunlardan medet uman odaklar vardır.” dememiş miydi?
O halde Türkiye’de olmadığı söylenen mahalle baskısının bir anda İzmir’de ortaya çıktığından söz edilebilir mi?
Sanırım baskısının olup olmadığı değil, hissedilip hissedilmediği daha önemli. İzmir’de başka, Konya’da başka mahallenin baskısı olsa da bu böyle.
Çünkü bugün parti farkı olmakzısın hakim siyasi kültür, ezmeye dayanıyor.
Mahalle baskısı altında hisseden sadece AK Parti İl Başkanı değil. Üstelik yakın geçmiş, onların da bu mevzularda empati kurmayı pek beceremediğini ortaya koyuyor.
Ne de olsa herkesin baskısı kendine.