Lego'yla zor vedalaştım
Fenerbahçe'nin genç Semih'i gibi, Penguen'in de genç Cem'i var. Ondan daha gençleri var elbet, ancak 20'li yaşlardaki karikatüristler içinde işleri en çok dikkat çeken, bu kadar sevilerek takip edilen bir Cem Dinlenmiş var. Takip ediniz.
Gencecik bir insan. Ben yaşlanıyorum diye rdeğil, gerçekten bir gençlik hali vardır ya, bu en çok Cem Dinlenmiş'in gözlerinden anlaşılıyor. Röportaj boyunca çok uzun zamandır bu kadar parlayan gözler görmediğimi düşünüyorum. Buluşma sebebimiz, Cem Dinlenmiş'in Penguen'deki "Her Şey Olur" köşesinde Türkiye'nin ve dünyanın gündemini minicik adamlarla çizdiği köşesini kitap haline getirmesi... Dinlenmiş; Galeri x-ist'in sanatçılarından, Penguen'in ikinci sayfa çizeri, aynı zamanda derginin göbeğinde de bir başka köşesi var. 25 yaşındaki karikatürist, "genç çizer" olgusunu, bir gün Penguen'den ayrılıp ayrılmayacağını anlatıyor.
POPÜLER BİR ÇOCUK DEĞİLDİM
"Kendimi ifade eden, vücudumla ortaya çıkan bir çocuk değildim. Lego'larla oynarken bir yandan eğleniyor bir yandan yaratıyordum. 'Bugün yaptım, yarın oynarım' diyordum. Çok da zor bıraktım, Lego'yla vedalaşmam 14-15 yaşımı buldu. Yine ara ara oynuyorum."
YENİ ÇİZER ÇIKMIYOR
"Yeni çizer durumunda bir durgunluk var, kesintiye mi uğradı nedir? 'Yeni çizerler iyi değil' diye bir şeyden bahsetmiyorum. Bomba gibi gelen çizerler, dergidekileri de harekete geçiriyor. Son iki senedir yeni çizer çıkmıyor. Ben dergiye 'Çok iyi karikatür çiziyorum' diye gitmedim. Belki de başka işler yaptığım için dikkat çektim. Çok iyi çizen karikatüristler vardı genelde onlara öykünen çizerler çıkardı. Ben 'Farklı neler olabilir' diye düşünüyordum. 'Karikatür ne ya? Ben espri yapamam ki' diyordum. İlk çıktığı hafta elimde dosyamla gitmiştim Penguen'e. 'Amatör günümüz yok, git daha sonra açıklayacağız' dediler. Sonra bir daha gittim, bu sefer elimde karikatürlerim vardı, ilk yayınlananlar onlar oldu."
SELÇUK ERDEM VE BEN
"Selçuk Erdem, editörüm ve arkadaşım. En yakınımdakilerden biri. Bu kadar yakın olacağımızı hayal etmemiştim. Ortaokulda, sınıfta elden ele Selçuk Erdem'in kitapları dolaşırdı. Benim için çok büyük, ulaşılmaz bir yerdeydi. Çok sade ve net çiziyordu, nasıl başardığını anlamıyordum. Ama ben başka bir yola girdim, onun gibi efsane karikatürler üretemem, üretemedim. Onun çırağı olmadım, yoluna baş da koymadım. Şu anda yaşadığım, hayalimin de ötesinde bir arkadaşlık!"
ÜLKE GÜNDEMİ
"Tatsız olan, her şeyin çok gündelik olması. 15 gün önce Kürt sorunu konuşuluyor, çözülecek sanıyoruz, ama bir daha konuşulmuyor. Yaptığım işin kalıcı bir eser olduğu hissini yaşayamıyorum. Mimarlık, şehircilik, kentsel dönüşümle ilgili haberler canımı çok sıkıyor. 3. köprü yapılacak, Haliç'e yanar dönerli köprü geliyor. En çok sinirimi bozan da haberlerin kendisinden çok, vaziyetin en sonunda politik bir tartışmaya evrilip içinden çıkılamaz noktaya gelmesi. Hep aynı çıkarım, 'Çünkü sen AKP'lisin, 'Çünkü sen CHP'lisin.' AKM çürüyüp gidiyor, kimin umrunda?"
Penguen'den ayrılmam
"Ayrılıkçılık durumuna karşıyım. Penguen'den ancak dili, formatı farklı bir yer olursa giderim. Onun dışında çizer olmanın yanı sıra bir derginin patronu olmak evlilik gibi bir şey, en azından yakın zamanda bu sorumluluğu alabileceğimi sanmıyorum."
Büyüyünce ne olacak?
"Böyle gidiyor bakalım. Daha sırtıma ne kadar yük alabilirim bilmiyorum. Şu an zorlanıyorum açıkçası. Büyüyünce ne olmayacağımı düşünüyorum daha çok. Yurtdışına gitmeyi düşünmüyorum. Avrupa ülkelerinde üretip yaşamak bambaşka bir şey, çok bana gelmez."