Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

İlk yarıda müthiş bir Galatasaray vardı sahada... Gözlerimiz bayram etti, gönlümüz futbola doydu resmen. Kötü diyebileceğim hiçbir oyuncu yoktu. Rodrigues sol kanatta döktürüyor, Belhanda kupa maçında kaldığı yerden devam ediyordu... Gomis aç bir aslan gibi avına saldırmış, daha 30. dakika gelmeden tribünler ‘Üç, üç, üç...’ diye tempo tutmuştu. Feghouli de bu isteği geri çevirmedi tabii... Öyle bir 45 dakika izledik ki, bıraksalar Fatih Terim de kulübeden çıkıp dördüncü golü bizzat kendisi atacaktı...

Golleri atan oyuncular ister istemez maçın kahramanı olur, hep çok konuşulur, hep çok övülür ya... Bir de gizli kahramanlar vardır. Görünmez ama çok iş yaparlar... Kimden mi bahsediyorum ? Tabii ki Ryan Donk’tan...

Ndiaye gidince, ‘Şampiyonluk gitti’ diye konuşanlar, acaba dünkü Donk’u izleyince ne düşündüler ? Hatırlarsanız, Tudor’un yüzüne bile bakmadığı Donk için Fatih Terim, “Ya benim Kasımpaşa’da tanıdığım Donk olacak ya da 28 kişilik kadronun dışında kalacak” demişti. İşte o Donk, Fernando’nun sakat olduğu en çok ihtiyaç duyulan şu dönemde Fatih Terim’in değişmez adamı oldu. Ve an itibarıyla en önemli de transferi!..

Ben diyeyim, ‘4-1-4-1 sisteminin tek ön liberosu’, Fatih hoca desin “2-5-3 sisteminin orta sahadaki sigortası”... Sonuçta dün Selçuk ve Belhanda ikilisi bu kadar rahat oynayabiliyorsa, emin olun bu Donk’un müthiş performansı sayesindedir. Bu sistem içerisinde Donk, Fatih Terim’in adeta yeni Melo’su olmuştur... Fernando geri dönünce mi ne olur ? Elbette kim daha iyiyse formayı o alır... Tıpkı Linnes’in Mariano’dan formayı alması gibi! Belki Martin’in bu maçta ilk 11’de başlaması herkese sürpriz oldu ama anlaşılan o ki Fatih hoca Sivas karşısında büyük bir hayalkırıklığı yaratan o Mariano’yu unutmadı. Formanın kimsenin tekelinde olmadığı, forma adaletinin ise her şeyden üstün olduğu, sırf bu örnekle bile bir kez daha ortaya çıktı.

Tekrar maça dönersek...

İlk yarıdaki o müthiş tempo yüzünden, ikinci yarıda Galatasaray’ın baskısı ister istemez azaldı. 12. günde 4. maçını oynayan oyuncular, yorgunluktan dolayı da oyundan düştü... 3-0’ın rehaveti de oyunu etkileyen bir başka faktördü. Yine de girilen pozisyonlar hiç de az değildi...

Ve saatler 21:45’i gösterdiğinde ligin yeni lideri Fatih Terim’in Galatasaray’ı oldu. Geçen hafta Sivas’ta geri çevrilen bu fırsat, Ali Sami Yen’de sahibini buldu...

Bundan sonra rakiplerinin ne yapacağı değil, Galatasaray’ın ne yapacağı daha önemli.

Aldıkları bu liderliği iyi bir galibiyet serisiyle 4-5 hafta götürürlerse, gerisini de mutlaka şampiyonlukla getireceklerdir. Çünkü bu takımın başında, Fatih Terim gibi bir kupa kolleksiyoncusu var!

BELHANDA

Belhanda son dakikada gördüğü kırmızıyla bir çuval inciri berbat etmeyi yine başardı. Fatih Terim’in onunla işi zor. Belhanda’nın bu kafayla seneye bu takımda kalması da!..

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!