Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

Haftanın ilk maçını oynayan takım olmak her zaman zordur...

Hele bir de o hafta sizden sonra şampiyonluk yarışındaki ezeli rakiplerinizin derbisi varsa, oynayacağınız maçın önemi ve stresi daha da artar. Aksi bir sonuç size üç puandan çok daha fazlasını kaybettirebileceği gibi, elde edilen bir galibiyet ise size üç puandan çok daha fazlasını kazandırır...

İşte bu durumu çok iyi bilen ve defalarca bu atmosferleri yaşayan Fatih Terim gibi bir teknik direktörün, Kasımpaşa mağlubiyetinin hemen ardından gelen bu fırsatı kaçırması asla düşünülemezdi. Maç başlayıp da sahadaki iştahlı oyun görüldüğünde, teknik adamın takımına da bu maçı kazanmaktan başka bir seçeneğin olmadığına inandırdığı çok açık bir şekilde ortaya çıktı...

Fatih Terim’in Bursaspor karşısında sahaya sürdüğü kadro, Kasımpaşa’ya yenilen kadronun 11’de 10’uyla aynıydı ama, oynanan futbol çok başkaydı... Sadece cezası biten Belhanda’nın takıma girmesi bile aslında 10 numarasız 4-1-4-1 sistemin yeniden tıkır tıkır işlemesi için yetti de arttı. Belhanda yerinde oynayınca, Kasımpaşa maçında dökülen Feghouli’nin katkısı da bir anda değişti. O oyuna daha çok girince de Gomis ve Rodrigues rahatladı. Tıpkı bir makinenin dişlileri gibi hepsi biribirini hareketlendirmeye başlayınca, pozisyonlar ve goller de üst üste geldi.

Tabii burada Gomis’e ayrı bir parantez açmak lazım... Geçen hafta sahada bayılarak yüreğimizi ağzımıza getiren Fransız golcünün, attığı golden sonra kendisine oynaması için izin verdikleri için eleştirilen takım doktoruna ve hocasına sarılması elbette ki bir mesajdı. Golcü oyuncunun attığı şık goller dışında her pozisyonda topu yiyecekmiş gibi koşması ve rakiplerine deli dolu baskısı bile, onun bu olay sonrası taraftara verdiği ‘Aslanlar gibi oynamaya devam edeceğim’ sözünün bir ispatı oldu.

Farkın bu kadar açılmasında, Belhanda’nın ilk yarıda kendi çabası ile aldırdığı kırmızı kartla rakibini 10 kişi bırakması elbette ki etkiliydi. Ama inanın bana bu maç 11’e 11 de oynansaydı, sonuç yine değişmezdi. Çünkü sahada ne istediğini bilen ve bunun için mücadele eden bir takım vardı.

Bu galibiyet, Galatasaray’ın hem yaralarını sardı, hem de herkese büyük bir moral oldu... Sarı-Kırmızılı taraftarların yarın akşam stressiz bir şekilde çaylarını içerek derbiyi rahat rahat izleyeceklerini de düşünecek olursak, Bursaspor karşısında alınan galibiyetin ne kadar önemli olduğu daha da ortaya çıkacaktır.

Sarı-Kırmızılı taraftarlar, yarın akşam stressiz bir şekilde çaylarını içerek derbiyi rahat rahat izleyecekler.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 4 yıl önce Olan oyuncular arasında en iyisi olsa da Fernando'nun gelmesiyle Selçuk sonrası ikinci alternatif olmalı.Selçuk Tolga Donk üçlüsünden ikisi ilk olarak Donk ve sonra Selçuk olsa da Fernando gelince Fernando ve Selçuk şeklinde oluşmalı! Selçuk Fernando ile Melolu dönemlerinden anlar sunacaktır. Donk'un pyunu yönlendirme ve ileri oynamada sıkıntıları olduğunu düşünüyorum.
    CEVAPLA
  • Misafir 4 yıl önce Korkunun ecele faydası yoktur.Fatih Terim eninde sonunda bu yarışı kaybedecektir. G.Saray Başakşehir'i mi, Fenerbahçeyi mi yoksa Beşiktaş'ı mı yenecektir.Hep beraber göreceğiz. Hakemin verdiği uydurma bir kırmızı kart oyunun gidişatını değiştirdi.Bunu niye yazmaya yüreğiniz yetmiyor?
    CEVAPLA