İstihdam seferberlikleri ve özel sektörün kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalarına rağmen Türkiye’de işgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 73, kadınlarda ise 34.1. Üstelik önceki gün açıklanan işgücü verilerine göre yeni işsizlerin neredeyse tamamı kadınlardan oluşuyor

Öte yandan dijitalleşme, evden çıkamama, iş hayatına uzun yıllar ara verme gibi cesaret kırıcı süreçlerden geçen kadınlar için bir kurtarıcı haline geldi. Sosyal medyayı erkeklerden daha yoğun kullanan kadınlar bunu yeni iş fikirlerini hayata geçirmek konusunda fırsata çevirdi

İşsizlik rakamlarından bahsederken hep bir noktada soluklanıp, bir virgül koyup kadın işsizliğine geliyor konu. Bunu konuşmak için arada soluklanmak, düşünmek gerek çünkü kadın istihdamının artması, daha eğitimli, daha iyi beslenen çocuk da demek. Çünkü araştırmalar söylüyor, kadının 1 kazanması ile erkeğin 1 kazanması aynı şey değil. Kadın kazandığını, çocuğunun daha iyi beslenmesine, eğitimine harcamayı öncelik edinmiş. Üstelik kadın çalışınca, işi biraz da yolunda gidince ev işleri için destek almak için bir kadına daha iş yaratıyor.

İşsizliğin yüzde 10.2 olduğu Türkiye’de genç nüfusta oran 20.6’ya çıkıyor. Genç kadın işsizliğinde ise yüzde 26.8, erkeklerde yüzde 17.2. Son açıklanan TÜİK verilerine göre işsiz sayısındaki azalma haziranda fren yaptı ve 26 bin artış ile 3 milyon 251 bine çıktı. Yeni işsizlerin hepsi kadınlardan oluştu. Son 1 ayda erkek işsiz sayısı 33 bin azalırken kadın işsiz sayısı 59 bin arttı. Mayıstan hazirana kadar 91 bin genç (15- 24 yaş arası) insan işsiz kalırken işsiz kalan gençlerin 56 binini kızlar oluşturdu.

Kadının çalışma hayatına atılmasının önünde pek çok bariyer var. Gençken ailenin yüreklendirmemesi, evlenince eş baskısı, sonrasında annelik. Fakat son dönemde kadınların girişimciliğini destekleyecek pek çok yapılanma var. KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) hibeleri ilk akla gelenlerden. Öte yandan teknoloji, kadınların, istihdamda geleneksel çarkın içine girmesine, çocuğunu evde bırakıp gitmesine gerek kalmadan girişimci olmasının yolunu açtı. Teknolojiyi, sosyal medyayı aktif kullanan kadınlar, bunu iş geliştirmek yönünde kullanabiliyorlar. Sosyal medya üzerinden ürünlerini pazarlamak, tanıtmak, ortaklıklar kurmak yolunda pek çok platform var. E-ticaret siteleri kadınları yüreklendirmek için pozitif ayrımcılık uyguluyor. Ben burada bu hafta hayallerini gerçekleştiren binlerce kadından birkaçına yer vereceğim. Farklı süreçlerden geçmiş, yenilmek için bir sürü bahane yaratabilecekken vazgeçmemiş, üstelik neredeyse sıfır sermaye ile kolları sıvayan kadınlardan. Ben onları dinlerken çok ilham aldım, siz de okurken alacaksınız eminim. Ve bu sayfa, bundan sonraki haftalarda, hikâyesini paylaşmak isteyen tüm kadın girişimcilere açık olacak. Bu kadar geniş olmasa da, belki kenarda köşede kalsa da o hikâyeler için hep yer yaratılacak. Yeter ki siz başarın ve anlatın. Çünkü yine kadınlara özgü başka bir gerçek var, onlar birbirlerini dinlemeyi seviyorlar.

İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI

Kadınlarda % 34.1 - Erkeklerde % 73

Yüzde 10.2 olan işsizlik oranı genç nüfusta, yüzde 20.6’ya çıkıyor. Kadınlarda yüzde 26.8, erkeklerde yüzde 17.2

İşsiz sayısındaki azalma haziranda fren yaptı ve 26 bin artış ile 3 milyon 251 bine çıktı. Yeni işsizlerin hepsi kadınlardan oluştu. Son 1 ayda erkek işsiz sayısı 33 bin azalırken kadın işsiz sayısı 59 bin arttı.

DİJİTAL TOPUK TIKIRTILARI KADINLARA İLHAM VERİYOR

İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen, Türkiye’nin dört bir yanından 600 kadını İstanbul’da toplayan Dijital Topuklar Platformu bu yıl ikinci kez toplanıyor. Çocuğunu kayınvalidesine bırakan, onu da yapamadıysa kucaklayıp getiren, Burdur’dan, Gaziantep’ten, Yozgat’tan, Türkiye’nin her yerinden kadınların koşarak geldiği platform için bu yıl daha yüksek bir katılım bekleniyor. Blogcu anne Elif Doğan ve uykusuzannelercom’un kurucusu Perihan Gürer’in oluşturduğu platformun amacı, YouTube, Facebook, Instagram ve diğer tüm sosyal mecralarda kaliteli ve özgün içerik üreten ve bu içerikleri takip eden kadınları bir araya getirmek. Çünkü diyor kurucular, “Kadınlar sosyal medyayı daha sık ve daha özgün bir şekilde kullanıyor, sosyal medya ile deneyim paylaşmaya daha açıklar. Dijital dünya, kadınların özgür ve güçlü olabildikleri, seslerini duyurabildikleri, bir araya gelerek fark yaratabildikleri, birbirlerinden ilham alabildikleri en geniş mecra.” Platform bu yıl da dijital yayın yapan kadınlarla çalışan/çalışmak isteyen iletişim ve sosyal medya ajanslarını hedefliyor. 1 Kasım’da İstanbul’da düzenlenecek toplantının ayrıntıları yakında netleşecek.

ÇİÇEĞİ HAZIRLIYOR MOTORUNA ATLAYIP TESLİM EDİYOR

Türkiye’nin 50 yıllık hazırgiyim markası Park Bravo geçtiğimiz yıl iflas edip 150 mağazayı birden kapatınca, markanın yaratıcısı Kamil Özçoban’ın kızı Zeynep Özçoban da kendini yeni bir hayatın başında bulmuş. Yıllarca en sevdiği hobisi olan çiçeklerle yeni bir iş yaratmış. Evinin mutfağında başlamış. Şimdi çiçekçi bir arkadaşının dükkânını kullanıyor. Kapı süsleri, sofra düzenlemeleri, taze çiçek arajmanları hazırlıyor. Siparişi alıyor, hazırlıyor ve motoruna atlayıp teslim ediyor. Şimdilerde restoran ve otellere haftalık çiçekler hazırlıyor. Evlilik partileri, kına geceleri, yeni bebek kutlamaları için ürünler tasarlıyor. Özçoban, “Babam bizim öyle bir yetiştirmiş ki her koşulda devam edebiliyoruz. Biz hiçbir zaman kendi işimizin patronu olarak çalışmadık. Her işimi kendim yapıyorum. Ben eğer prenses gibi olsaydım çok zorlanırdım” diyor.

MAKBULE ESRA DEMİR

EVININ ÇATI KATINI DEPO YAPTI, OYUNCAK SATIYOR

Geçtiğimiz yıl Dijital Topuklar Zirvesi’ne katılan Makbule Esra Demir, gece küçük kızını uyuttuktan sonra, onunla oynadığı oyuncakların üreticisi İngiliz şirkete mail atıp, “Sizin ürünlerinizi satmak istiyorum” demiş. Sonrasında distribütöre ulaşmış, firmanın sosyal medya hesaplarını ve alan adını da alarak e2toys adlı bir web sitesi kurmuş. Eşinden 5 bin lira borç alarak kurduğu işte, kendisinin bile ummadığı satış olmuş. “İki ay sonra borcumu ödedim” diyor. Evinin çatı katını depo yapan Demir, pek çok oyuncak markasının satışını yapıyor.

ASLI FİLİZ SİMSİYAH

MİMARDI, BUNALDI, ŞİMDİ BEBEKLERİ GÜZELLEŞTİRİYOR

Mimarlık Fakültesi’ni bitirdikten sonra uzun yıllar değerleme şirketlerinde çalışan Aslı Filiz Simsiyah, kurumsal hayatın giderek kendisini mutsuz ettiğini fark etmiş. “Geceleri yatmak istemiyordum çünkü kendi hayatım yoktu, yorgundum. Zihnin de tebdil-i mekâna ihtiyacı varmış” diyor. Sonra başka ne yapabilirim diye düşündüğünde, çocukluğunun geçtiği Adana’da diğer kızlarla birlikteyken yaptığı el işlerini hatırlamış. Şimdi çocuklar için çok sevimli bir koleksiyonu var. Yakında KOSGEB eğitimine katılıp girişimci desteği almayı planlıyor.

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!