Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Adını bile anmak istemediğim sosyal medya fenomeninin oğlu araba sürerken evlerin olduğu yöne rastgele ateş açıyor.

Bunu da çekip sosyal medyada yayınlıyor.

Pes!!!

Cehalet hiç bu kadar başrolde olmamıştı.

Utanıyorum bu insanların varlığından.

Utanıyorum bu insanlarla aynı dünyada yaşamaktan.

Yeter Allah aşkına bu magandaları durdurun.

En büyük cezaları verin.

Ve hatta sosyal medyadan takip eden kişilere sesleniyorum. Bu insanlara prim vermeyin.

Sosyal medya fenomeni diye herkesi alkışlamayın, desteklemeyin.

Bunlar maganda.

Bunlar kendini bir şey zanneden insanlar.

Yapmayın etmeyin.

Bu insanları durdurun.

 

-Şort giydiği için bir kadına saldıran hanzolar.

Ve;

-“Bu türbanlı burada ne işi var” diye kendini bir şey zanneden süslü bebeler…

Kısacası hiç uzatmaya gerek yok. Hepimizin zihniyetini değiştirmesi gerek.

Mevzu şort, türban, bikini, uzun etek, kısa etek, çarşaf ya da tango değil.

Mevzu zihniyet.

Zihniyet değişirse her şey değişir!!!

Bakın;

Bazı erkekler kadınların kıyafetine takmış durumda ya. 

Hatta kıyafet ile namus ölçümü yapıyor ya.

Fakat erkeklerden daha fena kadınlar var. Hemcinslerinin kıyafeti ile uğraşıyor.

Sosyal medyada olsun.

Sokakta olsun.

Akrabası olsun.

Kadın kadının kıyafetini diline doluyor.

Hanımlar siz değişirseniz dünya değişir.

Siz erkekler konuşurken bile izin vermeyin ki, bunları yaşamayalım.

Geçenlerde hiç tanımadığım iki kadın ile bu konu yüzünden tartıştım. 

Hiç istemeyerek üstelik.

İki kadın, bir başka kadın hakkında söylemedik söz bırakmadı.

Sorsanız onlar her türlü kadın tacizine, cinayetine karşılar.

Ama mevzu o değil ki!

Mevzu sosyal medyadan tepki göstermek değil ki!

Mevzu zihniyetini değiştirerek hayatında da bunu yaşamak.

 

 

Nazlandılar.

Herkes bilirken onlar kabul etmedi.

Soranlara “Eh işte” dedi.

Sormayanların gözüne gözüne soktular.

Ama artık birlikteliklerini kabul etti Kerem Bursin ve Hande Erçel çifti.

Bu ikiliyi yakıştırıyorum, beğeniyorum.

Dört gözle beklediğim yasaların başında hayvan hakları yasası geliyor. Sessiz dostlarımızın bir an önce koruma altına alınmasını istiyorum.

Şimdi yasa Meclis'te. 

Ve eğer kabul edilirse ki, edilmemesi için bir sebep yok. 

Fakat yıllardır olmuyor, kabul edilmiyor. 

Şimdi yine bir umut beklemedeyiz. Çıkacak inşallah.

Eğer, çıkarsa hayvanlar mal statüsünden çıkarılarak, canlı statüsüne getirilecekmiş.

Yazarken bile içim parçalandı.

Mal statüsü nedir yani.

Korkunç ama maalesef yıllardır böyle.

Şimdi sessiz dostlarımızı bu durumdan çıkarmak için yasanın çıkmasını bekliyoruz.

Ve hatta kedi ve köpeklere dijital takip zorunluluğu da getirilecekmiş. Sahipli, sahipsiz hayvan ayrımı ortadan da kaldırılacakmış. Ve en en güzeli petshoplar'da kedi, köpek satışının da önüne geçilecekmiş.

Dört gözle bekliyorum.

Bu yasa çıktığında benim için bayram olacak.

Ve diğer en büyük dört gözle beklediğim yasa

-Tabii ki kadın ve çocuk hakları yasası.

Kadınları, çocukları koruyan, kollayan. Taciz ve tecavüze büyük cezalar öngören yasa çıktığı gün adeta yeniden doğmuş gibi olacağım.

Çoğu zaman güne bir kadının, bir çocuğun acısı ile başlayan bu ülkede artık bir şeylerin hızla değişmesini istiyorum.

Ve bizlerin bunları artık konuşmamasını temenni ediyorum.

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00