İş Bankası Kültür Yayınları etiketli iki biyografi var elimde. Çıktığını öğrenince havalara uçmama sebep olan ilki, gazetemiz yazarlarından Murat Bardakçı’nın imzasını taşıyor ve büyük şarkıcımız Safiye Aylâ’nın hüzünlü hayat hikâyesini anlatıyor. İkinci biyografinin odağındaysa, “Yüzüklerin Efendisi” serisinin yaratıcısı J.R.R Tolkien var.

Murat Bardakçı, “Akdeniz Bölgesi’nden, 1930’lu senelerde dört güçlü kadın sesi çıktı” diyor. “Mısır’dan Ümmügülsüm, Fransa’dan Edith Piaf, Portekiz’den Amalia Rodrigues ve Türkiye’den Safiye Aylâ.”

1930'larda Akdeniz Bölgesi'nden dört güçlü kadın sesi çıktı: Ümmügülsüm, Edith Piaf, Amalia Rodrigues ve Safiye Ayla

 

 “Safiye”, sesindeki billursu tınıya, söyleyişindeki kusursuzluğa her dinleyişte yeniden hayran olduğum Safiye Aylâ’yı, bilinmeyen bir diyarda dünyaya gelen, kimsesizler yurdunda yetişen, çektiği yoklukların ardından şöhret ve servet sahibi olan ve hayata 1998’de veda eden Safiye Aylâ’yı anlatıyor.

Safiye Hanım’ın hayatındaki olaylar roman gibi: Gençlik yıllarında başta Atatürk olmak üzere devlet büyüklerinin yakın çevresine girmesi sayesinde Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının önemli hadiselerine şahitlik etmiş. Sonraları kendi ifadesiyle “isyankâr ve solcu” olmuş, Nâzım Hikmet’le ve o devrin netameli başka isimleriyle arkadaşlık etmiş, Türkiye İşçi Partisi’ni desteklemiş. Ardından, Hazreti Muhammed’in soyundan gelen Şerif Muhiddin Targan’la evlenerek Şerif ailesine, yani peygamber torunlarına gelin gitmiş.

Bardakçı, hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimi fark ettiğim bu olağanüstü şahsiyeti, özel evrakını temel alarak, incelikle ve titizlikle yazmış: Cumhuriyet döneminde Türk Musikisi’ne iki defa yasak getirildiğini öğrenmek bana şaşırtıcı geldi mesela. Safiye Aylâ’nın Mehmet Âkif Ersoy, Rıza Tevfik Bölükbaşı ve Nâzım Hikmet’le mektuplaşmaları da öyle. Bu tanıtmayı aceleyle yaptım ama kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.

J.R.R. TolkIen

İkinci biyografi İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle yayımlandı ve “Yüzüklerin Efendisi” serisiyle Orta Dünya’yı kurgulayıp muhtelif bölgelerine farklı halklar yerleştirmekle kalmayan, buna ek olarak her kavme ayrı bir lisan ve o lisana bir tarih yaratan J.R.R. Tolkien’i anlatıyor.

Burada J.R.R. Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi”ni yaratma sürecini biraz daha ayrıntılı ele almak gerek: Tolkien, Oxford Üniversitesi’nde dilbilim hocasıydı ama çocuklar için masallar yazmak için yanıp tutuşuyordu. Eh, uzun kış gecelerinde uydurduğu öykü ve masallar için ideal dinleyici kitlesini de kendi çocukları oluşturuyordu. Ayrıca kendisi sadece yazar ve ressam değil, bir nevi oyuncuydu da. Nereden mi biliyorum? Şuradan...

Tolkien, her yılın aralık ayında çocuklarına Noel Baba’yla arkadaşlarının ağzından eğlenceli mektuplar kaleme alıyor, üzerlerine kendi çizdiği Kuzey Kutbu pulları yapıştırıp damgalıyordu. Kuzey Kutbu’nda yaşanan aksilikleri ve maceraları anlattığı bu mektuplarda farklı el yazıları kullanması müthiş zekice bir ayrıntıydı. 2000 yaşındaki Noel Baba’nın el yazısı haliyle titrek ve silik oluyordu mesela. Her zarfın içinden konuya uygun birer de resim çıkıyordu. İşin en güzel yanı Tolkien bu mektupları o sırada macerasını anlattığı karaktere uygun bir ses tonu takınarak okuyordu.

Yazarın ilk kitapları, işte bu eğlenceli mektuplardan doğdu. Derken Tolkien 1930’larda hem çocukların hem de büyüklerin hoşuna gidecek yepyeni bir macera kaleme almaya karar verdi: “Hobbit” ve “Silmarillion Efsanesi” başlamıştı! Tolkien yeni diller yaratma arzusuyla Silmarillion Efsanesi’ni yarattı yaratmasına fakat iş, bir dil yaratmakla bitmiyordu elbette, yaratı- lan dili konuşacak insanlar da lazımdı. Kimsenin bilmediği bir dille konuşan bu insanlar da neticede kimseye benzemeyecek, alışkın olduğumuz türden mekânlarda yaşamayacaktı. Bir dil yaratmak, bir evren yaratmaktı.

Böylece Tolkien, Orta Dünya sakinlerinin başına gelenleri yazmayı sürdürdü. Ve aralıksız Beren ve Lúthien’in aşkını, Gondolin ve Nargothrond’daki Elf Krallıkları’nın düşüşünü, denizci Eärendil’i, Fëanor ve Silmaril adıyla bilinen kudretli mücevherleri, Elf’ler, Hobbit’ler ve insanlarla ilgili daha başka pek çok şeyi anlattı.

İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan 300 sayfalık “Tolkien” hem yazarın hayranlarını mutlu edecek hem de, güvenin bana, fantastik edebiyat alanında ürün vermek isteyen yazar adaylarının yolunu aydınlatacak bir kitap.

Gerilim

İki ayrı olayda yakınlarını kaybeden bir adam bu ölümlerin sırlarını çözdükçe, büyük bir komplonun kurbanı olduğunu keşfetmeye başlar ve tek dünya devleti kurmaya çalışan gizli bir tarikatın hedefi olduğunu anlar. “Zaman”ı tanrı sayan ve dünyayı kadınların yönetmesi gerektiğini öne süren bu tarikat, “son” büyük savaşı, 29 Ekim 2023’te “dünyanın rahmi” olarak nitelendirdiği İstanbul’da başlatacaktır. Bu planın ortaya çıkışı ise, amansız bir mücadelenin fitilini ateşleyecektir...

Ferhat Ünlü’den ezoterik örgütleri mercek altına alan bir mistik bilimler romanı. Haz ile acıyı, bir başka deyişle romantizm ile trajediyi buluşturan muammalarla örülü bir paradoksun hikâyesi. Bireysel bir paranoya mı, küresel bir komplo mu sorusunu zihnimize çivileyen psikanaliz ve istihbaratla yoğrulmuş bir kurgu şöleni.

BU HAFTA NE OKUSAK?

Ünlü hekim, yapımcı, oyuncu Ercan Kesal, edebiyat dünyasındaki maceralarına tam gaz devam ediyor.

Aslında... Ercan Kesal İletişim Yayınları

 


Yeraltı Demiryolu Colson Whitehead Siren Yayınları

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!