Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Büyük ülkelerin kendileri için küçük olan sorunlarla ilgilenmesi veya büyük gibi görünen, ama netice itibarıyla faydası olmayacak problemleri çözmeye eğilmeleri pek adetlerinden değildir.

        Amerika tarihinde 1920’lere uzanalım. Cumhuriyetçi Parti iktidarda. ABD Devlet Başkanı ise Mr.Harding. Seçim ise Rockfeller’in kurduğu dev petrol şirketi Standart Oil’in desteğiyle kazanılıyor. Seçim sonrasında ise Standart Oil, kendi menfaatleri doğrultusunda Amerika’nın iç ve dış siyasetine yön vermeye başlıyor. Fakat Mr.Harding bu ilginç tablonun daha fazla devam etmemesi için elinden geleni yapıp, partisini ve kendisini Standart Oil’in etkisinden uzaklaştırıyor. (Başka gerekçelerde var, ama en rağbet edileni bu.)

        Devlet Başkanı ile ülkenin ve dünyanın en büyük petrol şirketinin arasının açılmasının sonu pek hayra alamet olmuyor. Mr.Harding, yakın çevresine haber vererek, kamuoyundan sakladığı bir yerde tatile çıkıyor. Başkanın nerede istirahata çekildiğinin öğrenilmesinin üzerinden 2 gün geçmeden, ölüm haberini ajanslar duyurmaya başlıyor.

        Ölüm sebebi ilginç. Başkan zehirli bir böcek ısırması sebebiyle hayata veda ettiği resmi olarak açıklanıyor. Başkan Mr.Harding yaşama gözlerini kapadığında yanında Standart Oil’in ileri gelenlerinden bir ismin olması şüpheleri artırıyor. Ancak ithamlar karşısında hem dev petrol şirketi hem de o yetkili isim susmaya tercih ediyor. Başkanın eşi ölüm gerekçesi olarak açıklanan resmi sonuçlara, tepki göstererek reddediyor. İthamlarda bulunuyor, zehirlendiğini ileri sürüyor, ama sonuç alamıyor. Hatta daha ileri gidip dev petrol şirketinin ismini telaffuz ediyor. Ancak ilgilenen olmuyor.

        Ortadaki manzara gayet sarih. Amerika ölen başkanın ardından bile gerekli soruşturmayı, kovuşturmayı yapmıyor. Veya böyle bir şey yapmanın getireceği neticeleri ülke menfaatine uygun bulmuyor.

        Şimdi Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Mavi Marmara Gemisi’nde İsrailli askerler tarafından öldürülen Furkan için ne kadar dünyayı ayağa kaldırsa da, Amerika ölenin kendi vatandaşı olduğuna değil, sonuçlara bakacaktır. İpe un serip, araya başka unsurları sokup, ilgilenmeyecektir. Durum bu kadar basit. Bu arada Amerika İHH’yı farklı bir pozisyonda değerlendirirse, olay tamamen kapanacaktır.

        Bu tabloyu alın Amerika’nın Irak’taki menfaatlerinin yanına koyun. Sonra neden terör konusunda Türkiye’ye yeterince destek vermiyor sorusunu cevaplayın…

        Özetle; Türkiye kendi insanıyla, komşuyla, sorunlarıyla yeterince ilgilenmedikten sonra, onları ölüme gönderip arkasında suçlu aramasının bir faydası görünmüyor…

        Küresel Isınma Mı Soba Mı?

        Suudi Arabistan’a yazın başlangıç günlerinde gitmiştim. Akşama doğru meşhur çöl pikniğine çıktık. Önce asfaltta dört çeker Toyotalarla ilerledik. Çöle yönelince lastiklerin havasını belli seviyede azaltıp, mihmandarlarımızla beraber piknik alanına doğru yol aldık. Alan derken çölde ağaç gölgesi, çayır, subaşı ve dere kenarı aramadık. İnişli/çıkışlı kum tepeleri arasında uygun bir mekân bulunca yerleştik. Ana malzemesi kahve ve hurma olan pikniğimize başladık.

        Ancak hava sandığımdan da serindi. Arabistan’ın havasını, ortamını bilmediğimden dayanamayıp, sordum; ‘Hava çölde hep böyle serin mi olur?’ Mihmandarımız; ‘Dünyanın başka yerleri küresel ısınma sebebiyle daha fazla ısınırken, buralar soğumaya başladı.’ Cevabını verdi.

        Geçen hafta bir arkadaşımın yolu Yalova, Çınarcık Esenköy’e düşmüştü. Dönünce Esenköy Belediyesi’nin ilginç bir anonsunu aktardı. ‘Sevgili Esenköylüler ve değerli misafirlerimiz. Biraz sonra sularımız küresel ısınma sebebiyle kesilecektir. İlanen duyurulur…’

        Hâlbuki Temmuz ayını bol yağışla geçirdik. Hatta yazı özler hale geldik. Küresel ısınma sebebiyle tüm dünyanın toptan ısınmasını beklerken İstanbul’da yaz geceleri üşümeye başladık. Ama Esenköy gibi belediyeler vatandaşa ulaştıramadıkları hizmetin adresine bile küresel ısınmayı koymuşlar. Kabahati fezaya göndermişler.

        Erzurum’da ise bir mahalli televizyon bayan muhabirini küresel ısınma hakkında vatandaşın görüşlerini almak, sokak röportajı yapmak üzere Cumhuriyet Caddesi’ne göndermiş. Muhabir soru yönelttiği vatandaştan çeşitli cevaplar almış, ama 50–55 yaşlarında bir Erzurumlu olaya noktaya koymuş; Bayan muhabir, ‘Küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsunuz?’ Cevap; ‘Valla hanımefendi onu bunu bilmem, soban yerini heç bişey tutmir…’

        Seçimlere nereden baksanız bir yıl var. Ancak siyasilerin en azından referandumda küresel ısınmanın hikmetlerinden faydalanmaması için bir engel yok. Galip de mağlup da her şeye kadir olan küresel ısınmak gölgesine sığınabilir…

        Diğer Yazılar