İnsansız savaşmaya hazır mıyız?
Son aylarda Türkiye’nin gündemine sıklıkla gelen yerli üretim insansız hava araçları, özellikle İsrail’le yaşadığımız sorunlardan sonra adeta bir öz güven unsuru olarak algılanmaya başlandı. ‘Biz de yaparız’ olgusuyla da medyada geniş ve yoğun olarak yer bulmaya başladı.
Hatta önemli konumdaki kişilerden bile, ‘Bizim insansız hava araçları daha iyi, teknolojisi üstün’ şeklinde insanımıza ve mühendislerimize de atıfta bulunan sözler duydum. Özünde, övünecek, göğsümüzü kabartacak teknolojiye hararetle ihtiyaç duyduğumuz ortaya çıkıyor.
Ancak, Türkiye’nin henüz kendi insansız hava araçlarını hizmete sokamamış ve İsrail’in Heronlarıyla istihbarat sağladığı günlerde yaşadığımızı bir kenara not edelim. Ardından teknolojiye yönelik yatırımların uzun vadeli ve geniş vizyonlu olması gerektiğini de unutmayalım.
Türkiye Heronları almak için gösterdiği çabayı yerli üretim için gösterip kaynak ayırmış olsaydı, bugün farklı model ve tipteki yerli insansız hava araçlarını konuşuyor olacaktık. Ama yıllarca hükümetler ve Türk Silahlı Kuvvetleri, yerli savunma sanayinin gelişmesini ihmal etti.
Şu an Türkiye’de TAI ve Kale Grup insansız hava aracı projesi üzerinde çalışıyor. İki ayrı kurumun benzer proje üzerinden çalışması da çok önemli. Devletin ilgili kurumlarının bu iki projeye de eşit mesafede durup desteklemeleri gerekir. Tabi eğer azcık vizyonları varsa.
Amerika geleceğin savaşı uçağı için gerekli maddi desteği vererek Boeing ile Lockheed Martin’i yarıştırdı. Ve ipi göğüsleyen Lockheed oldu. Savunma Sanayi Müsteşarlığımız da yerli tedarike artık önem veriyor.
Cumhuriyet tarihinde kara bir leke gibi duran havacılık endüstrisinin gelişiminin baltalanması olayı bir daha tekrarlanmamalı. Yeni Vecihi Hürkuşlar ve Nuri Demirağlar ortaya çıkmaması için iki projeye sahip çıkmaktan öteye bu iki kuruma yeni hayaller kurdurmanın yolları aranmalı. Çekinmeden de kaynak aktarılmalı.
Yıllarca, Türk Silahlı Kuvvetleri için gerekli olan uçak, gemi, silah gibi yabancı alımlarda birileri haksız yere ceplerini komisyonlarla doldurdu. Hiç olmazsa cebe indirilen komisyon oranındaki paralar bu işe gönül verenlere AR-GE masrafı olarak tahsis edilirse karşılığı fazlasıyla alınır.
Savunma sanayi doğru yolda mı?
Amerika, işgal ettiği, terör bahanesiyle yerleşmeye çalıştığı ülkelerde, pilotlu uçaklarca gerçekleştirilmesinin çok tehlikeli görüldüğü operasyonlarda silahlı insansız hava araçları kullanıyor. İnsansız hava araçları istihbarat toplama amacıyla kullanılan küçük ölçekli araçlardan, büyük casus uçaklara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Afganistan ve Pakistan'da Predator ve Reaper insansız hava araçları kullanılıyor. Bu uçaklar renkli ve siyah beyaz görüntü çekiyor. Radar ve lazerlere sahip. Ve uçaklara, lazerle yönlendirilen füzeler de yerleştirilebiliyor.
Başlangıçta istihbarat toplama, gözetim, hedef belirleme ve keşif uçuşları için tasarlanan insansız hava araçlarının giderek görev alanı genişliyor. 2002'den buyana füze de yerleştiriliyor. Türkiye artık ‘hava aracı yaptık/yapıyoruz’ dosyasını kapatıp modelleri üzerinde konuşabilmeli. Çünkü gelecek bu araçlarda.
TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI) tarafından tamamıyla yerli imkânlar ve özgün tasarımla imal edilen Türk İnsansız Hava Aracı (TİHA) kısa süre önce görücüye çıktı.
Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, yeni bir taktik insansız hava aracı için deneme aşamasının tamamlandığını, kısa süre içinde seri üretime geçileceğini önceki gün açıkladı.
Asıl açıklamanın devletin ilgili kurumlarından gelmesi gerekiyor. Bu kurumlara verilen siparişleri ve hatta geliştirilmekte olan modellerin haberlerini duymak istiyoruz.