İskelede bedenin ıslaklığı kaldı bir müddet... Sonra o da kurudu. Hayata bıraktığı son iz de silindi.
Deniz kuşlarının kanat çırpışlarını bile duyduğumuz öylesine sessiz bir sabah vaktinde bir kadının sulara gömüldüğünü duyamadık, gördüğümüz ruhunu göklere göndermiş ve bedenini körfezin durgun sularına teslim etmiş haliydi.
51 yaşındaki Nebile Tekin, Çarşamba sabahı hastaneye gitmek üzere evinden çıktı ancak Gemlik Kayıkhane Mahallesi'ndeki kıyıda ölü halde bulundu.
Nebile Hanım ile belki başka zamanlarda da karşılaşmış, yan yana geçmiştik. Kimbilir?
Bir kadını hayat ne kadar incitir de gitmeyi seçer?
Ya da nasıl bir elim kaza başına gelir, gazetelere "gizemli ölüm " başlığını attıran. Neden o kayaların üstünde olmayı seçti ve ayağı nasıl ve nereye takılarak şanssızlıklar zinciri yaşadı. Hastalığı tam da o anda mı nüksetti?
28 Ekim 2011 tarihinde neredeyse aynı bölgede 36 bıçak darbesiyle öldürülen Yasemin Özdemir'i hatırlayarak, Nebile Tekin ‘in ölümü ile ilgili soru işaretleri belirdi kafamda.
Bölgeye çok yakın olan Mobese kameralarının çalışıyor olmasını, o alanı kapsamasını dilerim.
Sabah saat 07.15'te bir insan bedenin suda hareketsiz olduğunu fark eder etmez, polisi aradım. Muhabirlik döneminin tersine haberin takipçisi değil, içindeki kişi oluverdim. Yaklaşık 8 - 10 dakika içinde 2 sivil polis olay yerine geldi. İhbarın doğru olduğu anlaşıldıktan sonra ise neredeyse 20 kişilik bir ekip kordondaydı. Polisin hızlı ilgisi takdire değerdi ancak, kıyıdan neredeyse 15- 20 metre açıkta olan Nebile Hanım'ın çıkartılması ortalama 2 saat sürdü. Üstelik polis balıkçılardan yardım istemek durumunda kaldı. Oradan geçmekte olan bir balıkçı, yardımı reddedince başka bir gönüllü balıkçı yardımıyla Nebile Hanım'ın artık nefes almayan bedeni kıyıya ulaştı. Gemlik polisinin kıyıya çok yakın olan bir hedefe ulaşamaması ve balıkçılardan yardım istemek durumunda kalmamasını beklerdim.
Nebile Hanım'ın kıyıda bulunan çantasındaki kimlik bilgilerinden yola çıkarak, polis merhumenin ailesine ulaşmış, 2 çocuğu ve eşi de olay yerine getirilmişti.
Buradaki sıralama hatası ise acılı ailenin sağlık müdahalesi ihtiyacına rağmen ambulansın aileden sonra olay yerine çağrılması ya da ulaşması oldu.
Nebile Hanım'ın kızının bu kötü tabloyu görmemesi için bir polis memuru tarafından sürekli telkin ediliyor olması ve şefkatli yaklaşımı ise Gemlik polisinin hızlı olmak yanı sıra takdirlik bir başka yanıydı.
Nebile Hanım, ailesi, polisler ve meraklı kalabalık gitti, her yer sakinleşti, İskele çocukların taklalarla denize atladığı şamatasına geri döndü. Ateş yine düştüğü yeri yaktı.
Nebile Hanım, kaza mı geçirdi, kendi mi böyle olsun istedi ya da o an her ne olduysa oldu ayrıldı aramızdan... Giderken ise yaşamı ve ölümü bir kez daha sorgulattı.
Mekânı cennet olsun.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!