Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ege Üniversitesi’nin ve YÖK’ün seçimi ile Cumhurbaşkanı Gül’ün “atama süreci”nden geçerek Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’ın yeniden rektör olması; Ege Üniversitesi ve bilim dünyası bakımından “olumlu” ve sevindirici bir sonuçtur.

        Prof. Dr. Candeğer Yılmaz; “seçkin” bir “bilim insanı“ ve “şifa” dağıtan “yetkin” bir doktor olmasının yanında; öğretim üyesiyle, öğrencisiyle, velileriyle ve çalışanlarıyla Ege Üniversitesi ailesinin tümünü kucaklayan bir “çağdaş yönetici” örneğidir.

        Yılmaz; önceki döneminde, Ege Üniversitesi’ni “bilimsel performans”ıyla, “makale”leriyle bilim dünyasında “saygın” bir yere taşımış; üniversite sanayi işbirliğini ve üniversite-toplum ilişkisini en üst düzeye çıkarmıştır.

        Bu arada; Prof. Dr. Yılmaz; demokrat ve özgürlükçü kişiliğiyle, katılımcılık ve çoğulculuk anlayışıyla öğrencilerin de üniversite yönetiminde “karar ve söz sahibi” olmalarına uygun bir “demokratik ortam” hazırlamıştır.

        Öte yandan; Yılmaz, üniversite mensuplarının konut sorununu çözmek üzere, Ege-Koop ile “ortak proje” geliştirmiş; Bayraklı’da, körfez manzaralı ve bu yıl yerleşime açılacak Türkiye’de ilk ve örnek “üniversite kenti” niteliğindeki “25.Yıl Konutları”nın yapılmasına Ege-Koop ile birlikte “öncülük” etmiştir.

        DÜNDEN BUGÜNE...

        1955’te Ege Bölgesi’nin ilk, Türkiye’nin de dördüncü üniversitesi olarak kurulan Ege Üniversitesi; başarılarla dolu “bilim yolculuğu”nda birçok “ilklere” imza atarak “zengin öykü”ye sahip olmuştur.

        Geleceği “doğru” planlamak için geçmişin değerlerinden ve deneyimlerinden yararlanmak “rasyonel” bir yöntemdir. Üniversite; bir yandan eğitim-öğretim, bilim ve araştırma dünyasına, çağdaşlaşmaya katkı yaparken diğer yandan da geçmişin değerlerinden ve deneyimlerden yararlanarak geleceğini şekillendirmek ve dinamik bir süreçte kurumlaşmasını devam ettirmek durumundadır. Üniversite Senatosu’nun kararı ve Candeğer Yılmaz’ın uygulamasıyla Ege Üniversitesi’nin “öykü”sü, “Dünya’da ve Türkiye’de ilkler” kitabıyla “belgesel” haline gelmiştir.

        Bu belgesel; ülkemizin “yüksek öğretim tarihi”ne ışık tutacaktır... Prof. Dr. Yılmaz’ın ifadesiyle “emekli değil; emeğinden yararlanılan” önceki hocaların ve üniversite çalışanlarının desteğiyle hazırlanan “Ege Üniversitesi’nin Türkiye ve Dünya’daki İlkleri” kitabında, her biri “ilk” olan “kitaplar, dersler, bilimsel dergiler, bilimsel dernekler ve üniversitenin gelişim sürecindeki diğer yenilikler”, “bilim disiplini ve objektivizmi” içinde anlatılmaktadır.

        KALİTE ÖNEMLİ

        Üniversite; demokratik gelişmemizin, ekonomik ve toplumsal kalkınmamızın “güç kaynağı”, “özgürlükçü, çoğulcu ve çok sesli yaşam felsefesi”nin de göstergesidir. Bu nedenle üniversitede öncelik; eğitimden yönetime, “ARGE”den topluma ve sanayi ile ilişkilere kadar her alanda “toplam kalite” olmalıdır.

        Eğitim-öğretim kalitesi düşük, öğretim elemanı ve fiziksel durumu yetersiz, “yüksek lise” düzeyindeki “her ilde bir veya birkaç üniversite” yerine “sayısal ölçü” dışında, çağın ve bilimin gereklerine göre eğitim veren “kaliteli üniversite”ye ihtiyaç vardır. Üniversite eğitiminde “nicelik” değil; “nitelik” ölçü alınmalıdır.

        Öte yandan; üniversite, sadece bilim kuruluşu değil aynı zamanda, toplumun “öncüsü, sözcüsü, yol ve yön göstericisi”dir.

        Sonuç olarak: Geçmiş; bugünün ve geleceğin habercisidir. İhtiyacımız “susan” değil, “konuşan” üniversitedir.

        Diğer Yazılar