Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Siyasetteki tercih kriterlerine bir türlü aklım ermiyor. Şu etnik kökeni yüzünden aday yapılan insanlardan söz ediyorum.

        Çünkü bu ülkede, sırf bu özellikleri yüzünden belediye meclislerine, TBMM’ye giren insan sayısı hiç de küçümsenecek sayılarda kalmıyor.

        ***

        Seçim kapıya dayandı ya.

        Tüm siyasiler yine hemşeri derneklerinin kapısında.

        Tavizler, sözler havada uçuşuyor.

        Mesela İzmir’de en revaçta olanları Balkan Göçmenleri ve Mardinliler. Bir de Romanlar eklendi bu ara.

        Listeler yapılırken bu gruplara yakın görünen insanlar tercihte bir adım öne çıkıyor.

        Hem de, kişisel yetenekleri ve birikimine bakılmaksızın.

        Yeter ki, seceresi sağlam olsun!

        ***

        Daha fazla oy almak uğruna çareyi bu yöntemde görenlere söylenecek fazla bir şey yok.

        İzmir gibi okuma-yazma oranının ülke ortalamalarının son derece üzerinde, sosyalleşme açısından parmakla gösterilecek bir ilde bile seçmenlerin sırf hemşerisi listeye alındı diye kendi partilerini tercih edeceklerini sanıyorlarsa ne denilebilir ki?

        ***

        Aslında amacım oy hedefine ulaştığını varsaysak bile bu kriterin yanlışlığına dikkat çekmek.

        Konuyu genel seçim bazında ele alırsak, sırf kökeni yüzünden seçilebilecek sıralara yerleştirilen bazı isimlerin, onlardan çok daha yetenekli, İzmir’e ve Türkiye’ye onlardan daha fazla katkı sağlayacak insanların önüne geçtiğini görmek mümkün.

        Sıkça tanık olduğumuz bu tezat bile, tercih sisteminin sakatlığını ortaya koymuyor mu?

        ***

        Genel seçimlerde bile böylesine garip tabloların ortaya çıkmasına neden olan ‘etnik kökene göre tercih’ kriterinin yerel rekabetteki payını varın siz düşünün...

        Böyle isimler sadece belediye meclislerini doldursa şükür denilecek neredeyse.

        Belediye kadrolarının liyakatine bakılmaksızın o meclis üyesinin eşi-dostu ve hemşerisi tarafından doldurulması nasıl savunulabilir bilemiyorum.

        ***

        Sistemin eleştirilecek o kadar yönü var ki saymakla bitmez.

        Hemşeri sayısı az olduğu için seçilme şansı bulamayan insanlara haksızlık yapılmış olmuyor mu?

        Ya da bazı grupların ‘oy potansiyeli çok az’ gerekçesiyle daha az hizmet alması adil mi?

        ***

        Türkiye, Laz’ın, Çerkez’in, Yörük’ün, Kürt’ün;

        Sünni’nin, Alevi’nin, Musevi’nin, Ortodoks’un omuz omuza, birlik içinde verdiği mücadele ile bağımsızlığını kazanmış bir ülke.

        Temeli birlik ve beraberlikle atılmış.

        Bu ayrımcılık, bu ülkenin temeline dinamit koymak değil de ne?

        Diğer Yazılar