Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Başlığa bakıp da Güneydoğu ile ilgili bir şeyler yazdığımı sanmayın.

        Hendek denilen çukurlardan sadece Sur’da, Dargeçit’te veya Şırnak’ta mı var sanıyorsunuz yoksa hala siz?

        Eğer öyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz derim size.

        Gelin şöyle bir Güzelyalı’ya da görün.

        Elbette ki İzmir’in göbeğinde ortaya çıkan hendekler şiddetin parçası değil.

        Sadece alt yapıdaki iyileştirme çalışmalarının sonucu ortaya çıkan geçici bir durum.

        Tuzak amacı da taşımıyor.

        Ama hayatı felç eden yanı aynı.

        ***

        İZSU’nun Güzelyalı’da yağmur suyu kanalı yaptığını daha önce yazmıştım.

        Yolların, hiç bir duyuru yapılmadan kazıldığını, insanların ve araçların geçecek yol bulmak için çile çektiğini anlatmaya çalışmıştım.

        Kazılan ve borular döşendikten sonra kapanan o sokaklar ve yollar var ya...

        Yeniden kazılıyor.

        Çalışanların ifadesine göre ikinci tur vurulan kazmalar bağlantıları sağlamak amaçlı.

        Bazı sokaklarda üçüncü tura bile geçilmiş durumda.

        Onların da bağlantı amaçlı olduğu vurgulanıyor.

        Tabii daha önce olduğu gibi bu kazılardan yaşayanların haberi yok.

        Sabah kalktıklarında bir bakıyorlar ki, kapılarının önünde koca bir çukur.

        ***

        Benim anlamadığım şu;

        İZSU bu projeyi hazırlarken bu bağlantılara ihtiyaç olduğu hesaplanmadı mı?

        Bunlar göz önüne alınmadıysa nasıl proje hazırlandı, ihale maliyeti nasıl bulundu?

        ***

        Günlerdir kanal çalışmalarının yapıldığı bölgede teknik bir yetkili bulamadığım için bu soruların yanıtlarını alamadım.

        Çalışanlar özellikle ikinci ve üçüncü tur yapılan işlemlerin kendilerine daha sonra söylendiğini belirtiyor.

        Yani onlar da yapılacak işin kendileri için sürpriz olduğunu itiraf ediyor.

        Eğer durum gerçekten böyleyse ortada berbat bir durum var demektir.

        Bu her şeyden önce ortada adam gibi bir proje olmadığını gösterir.

        Bir de sağlıklı bir maliyet çıkarılamadığını.

        Kısacası, ortada baştan savma bir iş olduğunu kanıtlar...

        ***

        Ortada fazladan çekilen çile ol bir nebze.

        İşin sonunda koca bir semtin su baskınlarından kurtulması var ne de olsa.

        Bunu düşünerek katlanalım.

        Ama işin bir de mali boyutu var.

        Bu iş için fazladan milyonlar ödeniyorsa bunun hesabını kim verecek?

        Bu, İzmir’in parası değil mi?

        Halkın yaşam kalitesini yükseltecek başka projelerde kullanılamaz mı?

        Diğer Yazılar