Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Suriyeli mülteciler neredeyse hayatımızın bir parçası oldu.

        Sokakta onlar, kırmızı ışıkta onlar, haber bültenlerinde onlar.

        Yaşadıkları trajedi, en katı kalpleri bile kanatacak kadar acı.

        Toplumca, bu talihsiz insanlara kol-kanat gerebilmek için çırpınmaya başladık.

        Çünkü gerçekten pekçoğunun içinde bulunduğu durum tam bir insanlık dramı. Suriyeli dendiğinde nedense hep acı öyküler canlanır oldu belleğimizde.

        Yani Suriyeli dendiğinde kafamızda oluşan tablo, karaya vuran cesetler, sefalet ve umut.

        Merhamet duygularımız mantığımıza o kadar hükmetmiş ki, bu konuda başka bir şey düşünemez olduk.

        Peki gerçek bu mu?

        Bazıları için gaddarca bir tespit gibi gelebilir ama ne yazık ki bu gerçek Suriyeli mültecilerin tamamı için geçerli değil.

        İçlerinden bir bölümü, rüyalarını süsleyen Avrupa’da kendilerine yeni bir yaşam kuracak birikimlerle geliyorlar Türkiye’ye.

        Ama burada esen merhamet rüzgarlarını görünce, bırakın o birikimlerine ellemeyi, üstüne bir şeyler daha eklemenin yollarını aramaya başlıyorlar.

        Böyleleleri, dilenciliği, devlet ve hayırseverlerin olanaklarından yararlanmayı, sefalet edebiyatını sadece yarına yatırım olarak kullanıyor.

        İlginçtir, mali durumları iyi olanların diğerlerine zerre kadar faydası yok. Bir de içlerinde gerçekten çok zengin olanlar var.

        Türkiye’ye geldiklerinde ya lüks semtlerde kiraladıkları evlerde barınıyorlar, ya da 5 yıldızlı otellerde.

        Kaçış yolu için ne ölüm botlarını kullanıyorlar, ne de can yeleğine ihtiyaçları var. Parayı basıp en lüks yatı kiralayarak istedikleri adanın yolunu tutuyor böyleleri.

        Bunların, ülkelerinden gelen gerçek garibanlara faydası var mı peki?

        Ne gezer?

        Kendi milletinden, kendi dinlerinden olan insanları tanımıyorlar bile.

        *

        Gerçekten ihtiyacı olana, gerçekten gariban olanlara devlet millet desteğine hiçbir itirazım yok.

        Zaten hiçbir insan evladının da böyle bir şeye karşı çıkması düşünülemez.

        Ama, merhamet duygularımızı kötü kullananlar beni çileden çıkartıyor.

        Milliyetçilik duygularım kabardığından mı ne bilinmez...

        Suriyeli’nin Suriyeli’ye gram faydası olmadığını görmek var ya. İçimi acıtıyor.

        *

        Fazla uzatmaya gerek yok.

        Sadece her Suriyeli’nin sefalet içinde olduğunu sanmayın istedim.

        Atalarımız, “her sakallıyı deden sanma” sözünü boşuna söylememişler anlayacağınız.

        Diğer Yazılar