Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Sağlık Müdürlüğü’nün 2015 yılı organ bağışı listesini okuyunca İzmirli olmaktan, Egeli olmaktan bir kez daha gurur duydum.

        Nasıl duymayım ki?

        İzmir nüfusu Türkiye’nin aşağı yukarı 20’de biri kadar.

        Ama organ bağışı oranına baktığınız zaman İzmir’in bağışçı sayısı, genel toplamın 8’de birine denk geliyor.

        2015 yılında 180 bine ulaşan bağışçıların 60 binden fazlası Ege’den.

        Bu da Ege’nin genel toplamın 3’te biri kadar bağışçıya sahip olduğu anlamına geliyor zaten.

        ***

        Şu anda Türkiye’de nakil bekleyen hasta sayısının 30 bin civarında olduğu belirtiliyor.

        Ne var ki, bu sayı her yıl 4-5 bin civarında artış gösteriyor.

        Buna karşılık 2015 yılında yapılan organ nakli sayısı da artış kadar.

        Yani 5 bin civarında.

        Demek ki, organ bağışları ihtiyacı karşılamaktan çok ama çok uzakta hala.

        ***

        Organ bağışının yeterli olmadığı durumda nelerle karşılaşabileceği hepimizin malumu...

        Ekonomik gücü yerinde olan hasta için çözüm ihtimali her zaman mevcut.

        İster yasal, ister yasadışı yoldan parası olanın sağlığına kavuşma şansı daha yüksek.

        En kötüsü, dünyada bu işin ticaretini yapan örgütler aracılığı ile çözüme ulaşabiliyor varlıklı insanlar.

        Peki ya parası olmayan?

        Şansı varsa sırası gelince uygun bir organla hayata yeniden tutunabiliyor.

        Ama şansı yoksa?

        ***

        Organ nakli ve bağış kültürü, dünyanın her yerinde önemli.

        Kültür düzeyi yükseldikçe bağışçı oranı artıyor, düştükçe azalıyor.

        İzmir ve Ege bu bakımdan adeta bir Avrupa kenti gibi.

        Türkiye ortalaması ile aradaki uçurumun başka bir açıklaması olamaz zaten.

        Bu özelliği ile Ege, tüm Türkiye’ye örnek gösterilmesi gereken bir kent.

        ***

        Şimdi ilginç bir noktaya değineceğim.

        Bu rakamları ve Ege’nin bağış bilincini bir-kaç bağışçı dostum ile paylaştım.

        Ortaya çıkan tablo onları da gururlandırdı.

        Ama bir kadar da kızdırdı.

        Kızgınlıklarının nedeni ne biliyor musunuz?

        Ege bağışları ile neredeyse Türkiye’ye hayat veriyor.

        Ama mevzuatlar gereği, bağışçı oranı ne kadar fazla olursa olsun, bölge insanı ne kadar duyarlı olursa olsun iş nakil beklemeye geldiğinde Egeliler de Türkiye’nin herhangi bir kentinden farklı bir muamele göremiyor.

        Yani duyarlılığının hiç bir ödülü, ayrıcalığı yok.

        Bağışçı arkadaşları kızdıran da bu zaten.

        Yani, bağış bilinci tüm Türkiye’ye aşılanmak zorunda.

        Diğer Yazılar