Meryemana heykeli
Selçuk Belediye Başkanı Zeynel Bakıcı’nın “Dünyanın en büyük Meryemana Heykeli” projesi kıyameti kopardı.
Bazı kesimler dini bir motif içerdiği için karşı çıktı, bazıları da gereksiz bir yatırım olarak değerlendirdi.
Topa son giriş yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bile, İzmir’in her köşesi tarihi miras fışkırırken böyle bir sembole ihtiyaç olmadığını ima etti.
Bana göre eleştirilerden önce böyle bir heykelin Selçuk’a ne kazandıracağı veya ne kaybettireceğini iyi düşünmek gerek.
Eğer, bu bölgenin inanç turizminin merkezi olmasını istiyorsan, bu son derece doğru bir hamle.
Ama aceleyle ve altı doldurulmadan ortaya atılmış bir fikir olduğu da muhakkak.
Diyelim ki, böyle bir heykel inşa edildi.
Diyelim ki, dünyanın dört bir yanından Meryemana’ya akın başladı...
Peki, o bölgede bu kadar turisti ağırlayacak kapasite var mı?
Aslında önce bunun hesabını ve planlamasını yapmak gerekir.
Ama şu an itibari ile bölgenin turizm imarı konusunda daha somut bir işaret yok.
Oysa böyle bir hamle yapılacaksa, önce alt yapısının hazırlanması gerekirdi.
Belli ki, Başkan Bakıcı işe tersten başlamış.
Ama başlangıcı ters de olsa, düz de olsa böyle bir heykelin bölge turizmine sağlayacağı katkıyı kimse inkar edemez...
Yapılması gereken Selçuk Belediye Başkanı’nın elinden tutup, doğru bir rota çizmesini sağlamak.
Zira o bölgenin öyle bir potansiyeli var ki, iyi işlenirse bundan bütün Türkiye nemalanır.
PATRİK NE DİYOR?
Selçuk’un inanç turizmi potansiyelini geçtiğimiz aylarda Patrik Barholomeos ile konuşma fırsatı bulmuştum.
O gün Barholomeos Selçuk’un Katolik alemi ile Ortodoksların üzerinde mutabık olduğu ender noktalardan biri olduğunu söyledi.
Hatta, Papa ile bu konuda bir görüşme yaptıklarını anlattı, bölgenin önemi konusunda mutabık olduklarına vurgu yaptıktan sonra iki ruhani liderin Selçuk’ta ortak organizasyon yapabileceğinin sinyallerini verdi.
Sen Jan Kilisesi’nin ta Roma İmparatorluğu döneminde, yani bundan bin 500 yıl önce hac merkezi olduğu ve gerek katoliklerin, gerekse ortodoksların her yıl akın akın buraya koştuklarını hesap ederseniz, ruhani liderlerin samimiyeti kendiliğinden ortaya çıkar.
Demem o ki, yapılması gereken tek şey Selçuk’un yeniden tarihteki rolünü üstlenmesini sağlamak.
Bürokrasi ve düşünce olarak bu engelleri kaldırıp gerekli alt yapı da sağlanırsa bakın neler olacak?