Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Uluslar Ligi büyük hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Milli Takım grup maçları öncesi Almanya ile yaptığı hazırlık maçında iyi bir oyun çıkarınca hepimiz sevinmiş ve umutlanmıştık. Fakat Rusya, Sırbistan, Macaristan ile yapılan maçlar ise tam olarak hayal kırıklığı yarattı.

Oyun olarak ne bir taktik ne de bir sistem yoktu. Tamamen bireysel başarıya endeksli bir beklenti vardı.

Şenol Güneş'in kafasından geçenleri anlamak elbet güç. Ancak sürekli kadro değişikliği bitmek bilmeyen arayışın faturası ağır oldu.

Nedir bu fatura?

Avrupa futbolunun önde gelen ülkelerinin bir alt ligi olan B Ligi'nden daha alta C klasmana düştük.

İngiltere, Almanya, İspanya, Fransa, İtalya gibi ülkelerin seviyesinde olmadığımızı zaten biliyoruz. Aldığımız son yenilgi ile artık Macaristan, Ermenistan, Slovenya'nın da gerisinde kaldık.

Bundan böyle C Ligi'nde oynayacağız.

Kimlerle mi?

Cebelitarık, Gürcistan, Moldova ve Faroe Adaları.

Ne diyelim?

Türk futbolundan patlama beklerken düştüğümüz duruma bakın. Üzülmemek elde değil. Başta Şenol Güneş olmak üzere ay yıldızlı formayı giyen her futbolcu komplekslerinden kurtulmalı.

Takım oyunu kazanma ortak bilinci göz ardı edildiğinde nasıl bir hüsran yaşandığını görmeliler.

Mart ayında yeni bir döneme gireceğiz. Önemli maçlar bizi bekliyor. Başta Şenol hoca olmak üzere herkes klasman düşen bir takımı nasıl ayaklandırırız diye düşünmeli.

Elbette zor günler yaşıyoruz. Pandemi hepimizi etkiliyor. Motivasyon sorunu olduğu da bir gerçek. Fakat bu sorunu tüm dünya yaşıyor.

Bu nedenle başarısızlığa kılıf aramayalım. Oynadığımız maçlarda orta sahanın vasat durumunu iyi analiz etmeliyiz.

Üretim bir yana, rakibi karşılama da yok. Milli Takım karambol oyun şablonundan sistemi olan bir yapıya geçmeli.

Gerçekleri görmezlikten gelir, geçmiş başarıların hayali ile yaşarsak Faroe Adaları ile oynamaya devam ederiz.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00