Kerem Balık, Türkiye’nin 2 milli kite surf sporcusundan biri... Aslında bilgisayar mühendisi ama tutkunlarını dünyanın değişik ülkelerine sürükleyen bu adrenalini yüksek spora gönül verince, hayatı tamamen değişmiş. İşini, ailesini, ülkesini geride bırakıp Güney Afrika’ya Cape Town’a yerleşmiş. Kendi deyimiyle rüzgârın ve denizin peşinden gitmeye karar vermiş.

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu Kerem Balık’ın (31) ilginç bir hikâyesi var. Beş yıl boyunca büyük bir kuruluşun Tokyo ve İstanbul şubelerinde bilgisayar mühendisi olarak çalışan Kerem, deniz sporlarının yeni gözdesi ‘kite surf’le tanışıp iflah olmaz bir rüzgâr tutkunu olunca, uzak diyarlarda heyecan dolu yolculuklara çıkmaya başlamış. 5 yıl Mısır, Filipinler, Tayland, Çin, Vietnam ve Türkmenistan’da yaşayan milli sörfçü’nün son durağı ise Güney Afrika olmuş. Okyanus kıyısındaki Cape Town’a yerleşen Kerem, burada hemen her gün antrenman yapıp ‘kite surf’ eğitimi vererek hayatını sürdürüyor.

ADRENALİN TUTKUSU
“Başarı ve mutluluğun, sevdiğim şeylere emek vermek ve içselleştirmekle gerçekleşeceğine her zaman inandım” diyen Kerem, hiç hesapta olmayan sporculuk hayatının nasıl başladığını ise şöyle anlatıyor: “Kite surf’le 2006 yılında İstanbul’da tanıştıktan sonra adrenalin tutkusuna yenik düştüğümü, hayatıma yeni bir yön vermem gerektiğini hissettim. Bu ekstrem sporu güvenli bir şekilde yapmak için öncelikle eğitim aldım. Bu sırada bir yandan da Turkcell’de bilişim danışmanlığı yapıyordum, rüzgârlı günlerde ise bir bahane bulup denizin yolunu tutuyordum. Rüzgâr ve suyla buluşmak benim için önlenemez bir tutku haline gelmişti. Ailem ve arkadaşlarım bendeki değişime bir anlam veremiyordu. Ancak zamanla bu sporun fiziksel ve ruhsal gelişimime katkıda bulunduğuna onlar da tanık oldu. Ardından aileme, arkadaşlarıma ve ülkeme veda ederek, bu sporla ilgili tekniklerimi geliştirmek, uluslararası eğitmen olabilmek için Mısır’a gittim. Orada 6 ay boyunca hem antrenman yaptım hem de uluslararası kite surf eğitmenliği sertifikası aldım.”
Doktor olan annesi, çok heyecanlandığı için Kerem’i bir kez bile izleyememiş. “Annem, zaman zaman ‘Oğlum, ne yaptığını hâlâ tam olarak anlayamadım’ diye sitem ediyor. Çünkü ben kite surf’ü sadece bir spor olarak değil bir yaşam stili olarak değerlendiriyorum. Ve yaşamımı yerleşik hayata alternatif olarak rüzgâra göre şekillendirdiğim için çok mutluyum.”
Hayatlarını rüzgâra ve suya adayan binlerce sporcu, değişik sezonlarda çoğu zaman birbirlerinden habersiz dünyanın değişik denizlerinde buluşuyor. Belki de dünyanın en estetik ve hayret verici sporlarından birini yapıyorlar... Dünyanın değişik denizlerinde çok sayıda arkadaş edinen Kerem, kite surf’çülerin birbirlerini çok iyi anladığına ve benzer duyguları paylaştıklarına inanıyor. “Her gün dalgalarla buluşuyor, denizin üzerinde uçuyor, hava kararınca yüzümüzde gülümsemeyle sudan çıkıyoruz. Ertesi gün uyandığımızda aklımızdaki tek şey uçurtmalarımızı şişirip yeniden denizin üzerinde olmak. Böylesi bir tutku için doğanın belirli zamanlarda belirli coğrafyalara bağışladığı rüzgârın peşinden savruluyoruz.
Farklı geçmişlerimizden, farklı rollerimizden soyunup denizde kite tutkusuyla buluşuyoruz.” 8 farklı ülkede kalarak kite surf yapan Kerem, şu ana kadar 2000 saatin üzerinde eğitim verip uluslararası yarışmalara katılmış. “2009-2010 sezonunda Sedat Çelenk ile birlikte Türkiye’nin ilk milli kite surf’çüleri olarak Asya Şampiyonası’na katıldık. Bu turnuvada Asya 5’incisi oldum. Aynı sezon Türkiye Şampiyonası’nı da 3’üncülükle bitirdim.”

BU YAZ TÜRKİYE’DE
Farklı ülkelerde kite surf kültürüne yön veren profesyonel sporcuların deneyimlerinden yararlanan Kerem, Türkiye’de bu sporu yapmak isteyen gençlerle ilgili planlarını da şöyle sıralıyor: “Artık yazın Türkiye’de, geri kalan zamanlarda da dünyanın çeşitli ülkelerinde kite surf eğitimi vereceğim. Bu yıl Türkiye’de kite surf’e uygun her koy, körfez, göl ve nehirde bu sporu farklı kitlelerle tanıştırmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra 15-25 yaş arası gençlere tüm sezon boyunca eğitim vererek onları dünyadaki kite surf’çü kuşaklarla tanıştırmayı amaçlıyoruz.”

Kendi ülkemde sudan çıkarıldım
Geçen yıl kasım ayında Gökova’da antrenman yaparken şikâyet üzerine jandarma tarafından denizden çıkarıldım. Milli sporcu olduğumu belirtmeme rağmen, sahil ihalesinin henüz yapılmadığı gerekçesiyle orada kite surf yapamayacağım söylendi. Ülkemde yaşadığım bu düşündürücü olayın ardından biletimi aldım ve Cape Town’a gittim.

Gökyüzünde uçmanın yaşı yok
‘Kite surf’ malzemelerinin tamamına 10003000 Euro arasında ücretler ödeyerek sahip olabilirsiniz.
Kendinize veya başkalarına zarar vermeden bu sporu yapabilmeniz için 8-10 saatlik temel eğitim almanız şart. Türkiye’de eğitim alabileceğiniz uluslararası standartlara uyan okullar ve hocalar var.
Yaş sınırı yok. 10 yaşında da, 75 yaşında da bu spor yapılıyor.
Güçten çok tekniğe bağlı bir spor. Uçurtma bele bağlandığı için çok fazla fiziksel güce ihtiyaç duyulmuyor.  
Türkiye, bu sporu yapmak isteyenler için çok elverişli bir ülke. Akdeniz’in batısı ve Ege’nin tamamında bu spor yapılabiliyor.
Active Alaçatı, Airush Kiteboarding ve Türkiye’nin yerli kite’larını üreten Toros Kites gibi firmalar bu spor için gerekli rüzgâr oyuncaklarını sağlıyor.

Kite surf ne demek?
Kiteboard olarak da bilinen, sörf tahtasıyla ve bele bağlanan güçlü bir uçurtmayla su üzerinde özgürce hareket ederek yapılan deniz sporu. Türkiye’de özellikle son iki yılda yaygınlaşan bu sporu yapmak için, yurtdışından ülkemize çok sayıda kite surf’çü geliyor. Geçen yıl Asya Şampiyonası’nın ilk ayağı da Türkiye’de yapıldı.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!