Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Hayır hayır yine muhalefet partilerinin içini karıştıracak bir konuk önerisi yapmayacağım.

Dünkü yazısında “MİT’ten CIA’ye Enver Altaylı’nın olağanüstü maceraları” temalı bir kitap var mı piyasada?” diye sormuş. ODA TV de kendisi için detaylı bir okuma listesi hazırlamış.

Bense direkt Enver Altaylı’yı dinleyeceği bir program önereceğim.

Youtube’da “32. Gün Arşivi” adında bir hesap var. Mehmet Ali Birand’ın efsane programlarını yeniden yüklüyorlar. Hem de bugünün sıcak gündemine paralel içerikler seçerek.

İşte oraya iki gün önce bir buçuk saat süren önemli bir röportaj yüklediler.

Yıl 1999. Program konuğu şu anda FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski MİT mensubu Enver Altaylı. Karşısında rahmetli Birand, Soner Yalçın ve neredeyse çocuk yaştaki Cüneyt Özdemir… Üçü de Enver Altaylı’yı soru yağmuruna tutuyorlar. CIA’den girip, Alman istihbaratı ile bağlantısından çıkıyorlar. Ruzi Nazar ile ilişkisini ve başta Azerbaycan olmak üzere Türki Cumhuriyetler’de karıştığı olayları da soruyorlar elbette…

Program yayınlandığı tarihte izlemiş olsanız bile bugünün penceresinden, FETÖ iddialarını da göz önünde bulundurarak tekrar bakınca çok ilginç detaylar yakalayabilirsiniz.

Sadece Ahmet Hakan’a değil konunun tüm meraklılarına tavsiye ederim.

Bu arada 32. Gün Arşivi’nde Kıbrıs ve Azerbaycan-Karabağ sorunlarına ilişkin yine bugünün gözüyle izleyince enteresan gelebilecek röportaj ve belgeseller bulabilirsiniz.

Rahmi Koç, Trump, bizim Mehmet Akif Ersoy, Gürkan Hacır falan… Bu kadar insan koronadan kaçamadığına göre artık “Benim de yakalanmam an meselesi” diyorum ve Godot’yu bekler gibi virüsün gelişini bekliyorum…

Ali Babacan’ın son günlerde yaptığı net ve sert çıkışların farkında mısınız?

Tartışmaya girmeyen sessiz sedasız Babacan gitti, yerine Davutoğlu gibi iktidara açıktan yüklenen, Erdoğan ve Bahçeli ile doğrudan polemiğe giren yeni muhalefet figürü geldi.

Bu strateji değişikliğinin sebebi nedir bilmiyorum ama bakalım anketlerde yerinde sayan oylarını yükseltmeye yarayacak mı?

Belli sanatçıların belli aralıklarla çıkıp Cumhurbaşkanı’na iltifatlar yağdırmasından sıkıldım.

Bunu haber yapanlardan, üstüne binlerce yorum yazıp ortada büyük bir mesele varmış gibi davrananlardan daha çok sıkıldım.

Şarkıcı Hadise ile tartışma yaşayan ablası Hülya Açıkgöz, “Ben doğruları konuşursam ekmek paralarından olurlar, Türkiye'ye adım atamazlar” falan demiş. Bu haberi okuyunca hakkında hiçbir duyguya sahip olmadığım Hadise’ye birden sempati beslemeye başladım.

Ne zaman bir ünlünün kardeşi ya da yakın akrabası çıkıp o ünlü hakkında ileri geri konuşsa, “Ne ayıp, kesin kıskanıyor ya da şantaj yapıyor” duygusu uyanıyor bende. Size de öyle gelmiyor mu?

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00