Varşova Zirvesi ve Filistin
13-14 Şubat’ta Polonya’nın başkenti Varşova’da gerçekleşen “Ortadoğu’da Barış ve Güvenlik” konulu konferansa 60 ülkeden temsilciler katıldı.
Varşova Konferansı ilk defa ABD dışişleri bakanı Mike Pompeo’nun geçtiğimiz Ocak ayında gerçekleştirdiği Ortadoğu turunda gündeme geldi. Pompeo söz konusu ziyaretinde sürekli olarak bölgedeki “İran tehdidine” dikkat çekmiş ve bu kapsamda bir konferans düzenleneceğini duyurmuştu.
Konferansın ana teması “Ortadoğu’da Barış ve Güvenlik” olarak belirlendi. Ancak öncelikli gündemi Pompeo’nun Ortadoğu turunda da bolca zikrettiği İran’dı. Trump’ın Başkan seçilmesinden bu yana İran, ABD’nin Ortadoğu politikasını şekillendiren en önemli başlıklardan birini oluşturuyor.
Varşova Konferansı’na 80 ülke davet edildi. Filistin yönetiminin bunlar arasında yer almadığı basına yansıdı. Kısa süre sonra “ismi açıklanmayan ABD’li bir kaynak” Filistin’in de davet edildiğini söyledi. Filistin yönetimi ise; “Ortadoğu’da Barış ve Güvenlik” başlıklı konferansa katılmayı sert bir dille reddetti ve zirveyi meşru görmediklerini açıkladı.
Ayrıca açıklamayı yapan FKÖ genel sekreteri Saib Ureykat; “bu konferansta kimseye Filistin hakkında konuşma yetkisi vermediklerini” vurguladı. Hamas ve İslami Cihad gibi diğer Filistinli grupların tepkisi de farklı değildi.
KONFERANSIN GÖZDE DAVETLİLERİ
Peki Filistin tarafı neden böyle bir tavır içerisinde hareket etti?
Önce katılımcılar listesine göz atmakta fayda var: Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi Körfez Arap ülkelerinin yanı sıra İsrail de konferansın gözde davetlilerindendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez Arap ülkelerinin, “Filistin davasına” rağmen İsrail ile ilişkilerde “normalleşmeye” gittikleri ve gizli şekilde görüştükleri biliniyor. (Aslında Varşova’da bu gizlilik kalkmış oldu).
Konferansa ABD’yi temsilen Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Trump’ın damadı Jared Kushner katıldı. Zirvenin en üst düzey katılımcısı ise İsrail başbakanı Netenyahu oldu.
Göreve geldikten sonra Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan ve Amerikan büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyan Trump’ın en önemli vaadini tekrar hatırlayalım: “Yüzyılın Anlaşması”. Söz konusu anlaşmanın Mısır ve Körfez ülkeleri tarafından desteklendiği de artık sır değil.
Filistin yönetiminin ve Filistinli direniş gruplarının tepkisi de buna dayanıyor. Ayrıca Amerika’nın Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı sonrası, Filistinli tüm fraksiyonlar “ABD artık arabuluculuk pozisyonunu kaybetti” beyanında bulunmuşlardı.
“İran tehdidi” ve bölgedeki sorunların “çözümünün” tartışılacağı söylenen böyle bir konferansa gitmek Filistin yönetimi için “sadece ve sadece ABD politikalarını meşrulaştırmak” ve “yüzyılın anlaşmasına” giden yola girmek anlamına gelir. Mısır ve Körfez ülkelerinin girdiği gibi. Onlar bu yola girmişken, “Filistin’in reddetmesi ne manaya gelir?” sorusu ise ayrı bir tartışma konusu.
“İRAN TEHDİDİ FİLİSTİN’DEN ÖNEMLİ”
Konferansa Arap kamuoyundan yoğun tepkiler gelirken, Mısır ve Körfez ülkelerinin rahatlığı dikkat çekiciydi. Bahreyn Dışişleri bakanı Halid Bin Ahmed El Halife; “Çocukluğumuzdan beri İsrail-Filistin ihtilafının en önemli sorun olduğunu, öyle ya da böyle bunun çözülmesi gerektiğini dillendiriyoruz ancak geldiğimiz noktada çok büyük bir meydan okumayla karşı karşıya olduğumuzu gördük. O da modern tarihimizin en tehlikeli meydan okuması olan İran İslam Cumhuriyeti'dir. Dolayısıyla halihazırda İran tehdidi ile mücadele Filistin davasından daha önemlidir." şeklinde konuştu. Üstelik Netenyahu’nun da bulunduğu bir salonda.
Aslında bu açıklama günümüz koşullarında, sadece Bahreyn’in değil, Körfez-Mısır ittifakının da ilan edilmemiş resmi tutumunu gösteriyor denebilir. Bu arada İran da söz konusu konferansı bir tür “sirk” olarak tanımladı.
“FİLİSTİN DAVASI, MISIR VE SUUD TARAFINDAN KORUNUYOR”(!)
Körfez basınında tüm bu konuşmalar sonrası; “Filistin mücadelesi” manşetleri atılmaya devam ediyor.
Suudi Arabistan’ın en önemli gazetesi Şark’ul Evsat’ta, Emel Abdülaziz El Hezani imzasıyla yayınlanan bir makalede aynen şöyle deniyor:
“Varşova Konferansı’yla ilgili Filistinlilerin tutumu çok garip. Bu tutumu birçok Filistinli yetkili;”konferansın Filistin davasını tasfiye etmeyi hedeflediği” şeklinde gerekçelendirdi.
Konuyla ilgili Filistinli kardeşlerimize söyleyeceğimiz tek şey; haklı davanız Mısır ve Suudi Arabistan gibi büyük Arap ülkeleri tarafından korunuyor.”
https://aawsat.com/home/article/1586656/%D8%A3%D9%85%D9%84-%D8%B9%D8%A8%D8%AF-%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%B2%D9%8A%D8%B2-%D8%A7%D9%84%D9%87%D8%B2%D8%A7%D9%86%D9%8A/%D8%A7%D9%86%D9%82%D8%B3%D8%A7%D9%85%D8%A7%D8%AA-%D8%AD%D9%88%D9%84-%C2%AB%D9%88%D8%A7%D8%B1%D8%B3%D9%88%C2%BB