Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Eğer sporu spor olmaktan çıkarıp “savaş, zafer, hezimet’’ havasına sokarsanız, iki tercihten birini yapmaya zorlanıyorsunuz... Ya kahraman olacaksınız, ya da hain... Yıllarca kahraman muamelesi görürken, gün geliyor devran dönüyor, bir de bakıyorsunuz hain ilan ediliyorsunuz...

        Beşiktaş’ın henüz kesinleşmese de büyük avantaj yakaladığı ve neredeyse şampiyonluk ipini göğüslediği bir haftaya girdik...

        Başkan Fikret Orman, teknik direktör Şenol Güneş ve futbolcuların artık kahramanlık destanlarını bol bol okuyacağız; belgesellerini, kliplerini izleyeceğiz, sosyal medyanın büyülü, abartılı, gönül okşayıcı övgülerine şahit olacağız... Ya kaybetselerdi, hemen sorgulama başlayacaktık...

        Eş zamanlı olarak da şampiyonluğu kaçırmasaydı Fenerbahçe’nin, başkanı, hocası ve futbolcusuyla kahramanlık öykülerini dinleyecekken, şimdi hatalar sayılacak, teker teker ihanetle suçlananların hikayelerini dinleyeceğiz; her birine bir fatura kesilecek ve sonra da sehpaları kurulup “gereği düşünüldü’’ denilecek...

        ★ ★ ★

        Eğer sporu spor olmaktan çıkarıp “savaş, zafer, hezimet’’ havasına sokarsanız, iki tercihten birini yapmaya zorlanıyorsunuz... Ya kahraman olacaksınız, ya da hain...

        Bu tercihi de ne yazık ki size bırakmıyorlar... Birileri sizin adınıza karar veriyor... Yıllarca kahraman muamelesi görürken, gün geliyor devran dönüyor, bir de bakıyorsunuz hain ilan ediliyorsunuz...

        Veya yıllarca hain muamelesi görenler, yine şartlar değişiyor, güç eline geçiyor, konjonktür lehine işliyor, başkalarının kendilerine yaptıkları yanlışı tekrarlıyor... Bütün kahramanlar hain ilan ediliyor, kendisi son kahraman olarak saltanat sürüyor...

        Bu, siyasette de, sporda da, bürokraside de, askeriyede de böyle... Yurt içinde de, dışında da böyle...

        ★ ★ ★

        Bir zamanların ünlü futbolcusu Oleg Blokhin, en büyük yıldızdı SSCB’de, şimdi Rusya’ya karşı mücadele veren Ukrayna’nın futbol adamı... Sergey Bubka, Rusya için bir anlam ifade etmiyor...

        2004 Atina Olimpiyatları’nın mimarı bir kadın, Angelopoulos, Yunanistan’da fenomendi... Adı cumhurbaşkanlığında geçince bir anda hain ilan edildi...

        Emre Belözoğlu, Fenerbahçe’de oynarken kendi kulübünün gururu, memleketi Trabzon’un istenmeyen adamıydı... Şimdi Başakşehir, Fener’i yenerken kaptanı Emre, yaşadığı gol sevinciyle “Fener’in bir daha kapısından içeri giremeyecek sabıkalısı’’...

        Bunda öfkesi de, sevgisi de aşırı olmanın rolü büyük ama renk değiştirmeninki daha büyük... Aynı hareketleri bizdeyken yaparsan kahraman, başka takımda yaparsan hain... Bu, diğer kulüplerde de aşağı yukarı aynı...

        ★ ★ ★

        Durup dururken krize dönüşen ‘‘Volkan’’ patlaması... İki kaleci Volkan Babacan ile Volkan Demirel kıyaslaması, her ikisine de, kulüplerine de, Milli Takım’a da zarar verecek duruma getirildi...

        Biri, yıllarca Milli Takım kalesi teslim edilen Volkan, öbürü de son dönemde gittikçe yıldızlaşan, Ay- Yıldız’a da güven veren Volkan...

        Devri başarılarla dolu, bütün renklerin saygı duyduğu Beşiktaş’ın ve Türk sporunun en büyük başkanlarından Süleyman Seba, kendisini kahraman gören taraftarının bir gün ıslıkları arasında kulübüne veda etmek zorunda kaldıysa... Hiçbir başkan, yönetici, hocanın garantisi yok demektir...

        Tabii Seba çok özeldi, yıllar sonra ne büyük bir futbol adamı olduğu anlaşıldı ve Süper Lig’e adı verilen ilk isim oldu...

        ★ ★ ★

        Futbol gibi diğer branşlarda da vaktiyle omuz omuza verenler, başarı için kader birliği yapanlardan bazıları, bugün şu veya bu şekilde ayrı cephedeler...

        Madalya ümidimiz, tekvandoda efsane ismimiz Bahri Tanrıkulu’yla sorunların çözülmesi ve Filistin adına dövüşmesine destek verilmesi gerekiyor...

        Madalya depomuz Karate Federasyonumuz’un dünya markası sporcumuz Haldun Alagaş’tan, Güreş Federasyonumuz’un Şeref Eroğlu, Mehmet Özal ve diğer şampiyonların birikiminden ve enerjisinden yararlanması gerekiyor... Boksun Gülsüm Tatar’a iyi bakması, Atagün’leri değerlendirmesi de...

        ★ ★ ★

        Bütün federasyonlarımızın, kulüplerimizin, teşkilatımızın ve bakanlıklarımızın, yönetici, eğitici, hoca, uzman, öğretmen, organizatör veya başka bir alandan mutlaka yararlanması lazım...

        Çok şampiyonumuz yok, kimseyi de dışarıda bırakma lüksümüz yok... Her birinin katacağı çok şey var...

        Federasyon başkanlığına aday oldu diye, rakip çıktı diye hiçbir milli, ya da şampiyon sporcu dışlanmamalı... El ele verilerek, büyük projeler üretmeli, birlikte çalışılmalı ve başarıdan başarıya koşulmalı...

        Sporcuyu dışlayan pek çok başkan ya da antrenörün kendi ömürlerini kısalttığını düşünüyoruz...

        Sizinle ters düştü diye kimseyi hain ilan etmeyin, unutmayın ki bugün size kahraman deniyorsa, tabii ki sizin başarınız kadar, onların başarıları veya madalyaları sayesindedir... Yoksa bir gün siz de aynı akıbete uğrarsınız...

        Çünkü, kahramanlıkla hainliğin sık sık yer değiştirdiğine tarih şahittir...

        Diğer Yazılar