Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İlk müjde emeklilere geldi. 2006 başında Başbakan müjdeledi:

        "Emekliye fiş toplama eziyeti bitti!"...

        Çalışana müstahaktı ya!.. *** Tamam, fişleri yazan torun ve çocukların "eziyeti" bitti. Peki kim kazandı?

        Devlet. Emeklilerde fiş toplamanın kaldırılması ile devletin kazancı 400 milyon YTL. Eski hesaplamayla yaklaşık 400 trilyon TL. Çünkü, devlet en son olarak vergi iadesi ile emekliye 2005'te 750 trilyon ödemişti.

        Şu ana kadar, ilk 10 aydaki bütçe gerçekleşmelerine göre ise devletin emekliye ödediği rakam 300 trilyon civarında...

        Yıl sonu hesaplaması için 2 ay daha ekleyin. Yaklaşık 400 trilyonluk bir eksik ödeme söz konusu, yani 400 trilyon devletin kasasında kaldı. IMF de, zaten bunun için "fiş toplama tarih olsun" istiyor.

        ***

        Yani ne olmuş; emekli, cebine girecek 400 trilyonun eziyetinden kurtulmuş(!)

        İşte şimdi yine o "müjde" geldi:

        "Çalışanları da fiş toplama eziyetinden kurtarıyoruz." Formül ne?

        Vergi iadesi yerine, asgari ücretliye maaş artı 33 YTL ödenecek.

        Ama daha önce devlet kazandı, emekli kaybetti.

        Üstelik şimdi yüksek maaş alanlar ise, oran kaybıyla daha da üzülecek.

        *** Aslında bardağın "boş" tarafından bakıp; fazla üzülmeye de gerek yok.

        Haydi teselli olalım(!)

        Çünkü bu sistemde işverenler, şirketini yaşatmak adına, zaten çoğu çalışanını asgari ücretten gösteriyor. Göstermek durumunda kalıyor, çünkü istihdamın üzerindeki yük ortada!

        Bu ülkede her 100 çalışandan 44'ü asgari ücretle çalışıyor ya da öyle gözüküyor.

        Genel fotoğraf bu! Yani fiş toplamak tarih olunca, her 100 çalışandan 44'ü için devlet çalışana 33 YTL ödeyecek. Halbuki o çalışan yine aynı harcamayı yapmış olacak. Peki 33 YTL her müessesede çalışanın eline ulaşacak mı, inşallah(!)

        *** Emekliye müjde geldikten sonra, önemli bir uluslararası zincirin mağazasında (bile), alışveriş yaptıktan sonra kasiyerin ısrarını hatırlıyorum: "Fiş kalktı, hiç bir işinize yaramayacak ki!".

        Ben o gün kasiyerin cevabını verip, fişimi almıştım ama... Kaç emekli direnebildi?! Benzer durum şimdi çalışanlar için de başlayabilir.

        Fiş alma değil, verme kültürü yerleşmedikçe de....

        Mevzu yine aynı; kayıtdışı!

        ***

        Boşuna döndü yıllarca TRT ekranlarında reklamlar, boşuna beynimiz yıkandı: "Bir alışveriş-bir fiş" diye!

        21 yıllık uygulamadan şimdi koca bir "U" dönüşü yapılmak isteniyor.

        Her cuma olduğu gibi bu cuma da saat 11:00'de HABERTÜRK TV'de 3 Yeminli Mali Müşavir; Dr.Nedim Türkmen, Bülent Soylan ve Şükrü Şenalp ile "fiş toplamaya son"un tüm ayrıntılarını ve unuttuklarımızı konuştuk.

        ***

        Peki şimdi ne yapmalı?.. Bize her verilen müjde de, durup bir düşünmeli, hatta belki de korkmalı!

        Ve başka müjdeleri de unutmamalı; hatırlatmalı.

        Neydi onlar? "Cepte- ALO'da, internette vergi inecek" müjdesi yine Başbakan'dan gelmişti.

        Son açıklama ise, konunun muhatabı bakandan, Bakan Unakıtan'dan geldi: "Bu konuda hazırlık yok".

        Unutmayalım! "Mama, bisküvi ve sütlü ürünlerde KDV %18'imiş, bu da inecek!"

        Müjdesini de unutmamalı... Bir diğeri de Milli Eğitim Bakanı Bakan Çelik'ten gelmişti. Ne demişti; "Çocuklarınızı özel okula gönderin. Oluşan verginin %50'si devletten!".

        Unuttuk mu?..

        *** Ne demiştik; seçim yılına yaklaştıkça her "müjde"de durup, bir düşünmeli!

        Ve oturup, cebimize giren-çıkanı da bir hesaplamalı!

        meldayucel@haberturk.com

        Diğer Yazılar