Masonluk Masonluk olalı beri BÖYLE ZULÜM GÖRMEDİ
ALLAH kimseyi Murat Bardakçı'nın eline düşürmesin. Hele de tarihi konularla ilgili bir hata yaptıysanız, yandınız. Bir de Masonlar gibi bilinmeyen ama çok önemsenen, hakkında sürekli komplo teorileri üretilen bir dernekseniz ve ilk büyük üstadınız Talat Paşa'nın adını kendi internet sitenizde bile yanlış yazmışsanız, Mason olduğuna dair hakkında hiçbir belge-kanıt bulunmayan İbrahim Müteferrika'yı tutup kendinizden saymışsanız tam yandınız. Cumartesi gecesi, Habertürk ekranındaki Tarihin Arka Odası'nda konu Masonluk'tu. Murat Bardakçı'nın masasının üzeri, Masonlukla ilgili belgelerle, broşürlerle, kitaplarla doluydu. Bu bölümü özellikle bekledim. Masonluk gibi gizemli örgütlerle, efsanesi bol bütün meselelerle ilgili her şeyi oldum olası merak ederim. Bir sürü önemli tarihi kişiliğin, siyasetçinin, bilim adamının, sanatçının, aydının Mason olduğu söylenip dururdu. İşin aslını, zaman tüneli içindeki macerasını bizzat Bardakçı'nın kendisinden dinlemek istedim. Programa Masonların tarihi yanlışlarını düzelterek başladı Bardakçı. Ardından sırasıyla Masonların 33 derecesinin kendileri için basılmış özel kitapçıklarından bölümler okuyarak, Masonluğun evrelerini ve törenlerini tanıttı.
STÜDYODA MASON NİKAHI KIYILDI
Elbette her inanca, her görüşe saygılıydı. Bunu da her fırsatta tekrarladı. Ama stüdyoda Mason adetlerine göre bir Mason nikahı kıydıkları sahne vardı ki, işte orada artık bütün makaralar boşaldı. Kimse kahkahasını tutamadı. 30. derece Masonların yaptıkları bir ayini tekrarladı. Elin baş parmağı gözün üzerine getiriliyor, işaret parmağı ileriye çevriliyor, bu şekilde kadim bir dilde nameler söyleniyordu. Tarihin Arka Odası, hele de bu bölümlerinde Okan'ın Kanal D ekranındaki Makina'sına kahkaha katsayısında açık ara avans veriyordu. Kafamdaki bütün Mason efsaneleri, Bardakçı tarafından canlı yayında yerle bir ediliyordu. Koca koca adamlar bir araya gelip, birbirleriyle nasıl bu şekilde ritueller yapıyor, neden böyle acayip şekillere giriyordu? Tarihin Arka Odası, bilgilendirici bir tarih programı olmasının yanı sıra, kimi zaman ekranın en neşeli, en eğlenceli stand-up şovu olup çıkıveriyor. Cumartesi gecesinin ilerleyen saatlerinde, evlerinde ekran karşısına kurulanlar için müthiş bir alternatif program haline geliyor. Program öncesinde Masonlara da çağrı yapmış Murat Bardakçı. Onları, kendi tezlerini anlatmaları, haklarındaki soruları yanıtlamaları için stüdyoya davet etmiş. Ama bilirsiniz Masonlar genelde, hele de kendileriyle ilgili 'özel meselelerde' sessizdirler. Bardakçı gibi 'tabu deviren' bir ta-rihçiyleyse, kolay kolay hiç karşı karşıya gelmek istemezler. Zaten gelmediler. Durum böyle olunca, Bardakçı bütün gece bırakmadı sazı elinden. Ritüellerini canlandırdı, 'mabet'teki özel diyaloglarını tekrarladı. Stüdyoda hiç Mason yoktu belki ama muazzam bir Masonik atmosfer yaşandı. Ancak muazzamlık yapılanların etkileyiciliğinde-görkeminde-ciddiyetinde falan değil, ortadaki tuhaflıkta, yaşanılan gırgır-şamatadaydı.
HEYECAN VE MERAKLA BEKLİYORUM
Bu kadar derin tarihi geçmişi olan yapılanmanın, bir derneğin ya da adına her ne deniliyorsa işte o 'biraderler birliğinin' Bardakçı'nın sorularına mutlaka bir şekilde cevap vermesi gerektiğini düşünüyorum. Yok eğer bu sorular yanıtsız-havada kalırsa, Masonluk, ciddiyetinden çok şey kaybetmiştir diyorum. Tahmin ediyorum, konunun Masonluk olduğu Tarihin Arka Odası, bu hafta da kaldığı yerden devam edecek. Umarım bu hafta bir Mason çıkıp, Bardakçı'nın karşısında kendi tezlerini savunma cesaretini gösterebilecek. Yoksa zihnimde Masonluk dendiğinde artık bambaşka şeyler şekillenecek. Masonluk aklıma gelince, sakın alınmasınlar ama Tarihin Arka Odası'nı izleyen diğer seyirciler gibi, beni de tutamayacağım bir gülme alıp, yerlere serecek. Heyecanla ve merakla bekliyorum...