Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "Yok canım, güldüremiyor" diyor Yahşi Batı'yı seyredenler. "Olmamış, gözümüzden yaş getiremedi" diye şikayet ediyor filmi izleyenler. Bu ne müthiş bir beklentidir ki, seyirci geçirdiği iki saatin karşılığını alıp almadığına bakmıyor. Cem Yılmaz çıtayı ne kadar yükseğe koymuş ki, ağzıyla kuş tutsa bir türlü bir kısım seyirciye yaranamıyor. Halbuki bana ve filmi izlediğim salondaki çoğunluğa bal gibi de harika bir iki saat geçirtti Cem Yılmaz. Beni aldı, kendi hayal dünyasında, dünyanın öbür ucunda, harika bir hikayenin içinde gezdirdi. Kimi yerde güldürdü, kimi yerde şaşırttı ama hiç sıkmadı ve filmi izlemek için ödediğim her kuruşun karşılığını da sonuna kadar ödedi. Parlak bir senaryoyla, zengin bir kadroyla, kurduğu nefis platoyla ve elbette oyunculuğuyla harika bir akşam geçirtti. Şimdilerde etrafta bir Cem Yılmaz'ı ve Yahşi Batı'yı eleştirme furyası dolaşıyor; şaşırıyorum. Seyirci Cem Yılmaz'ın filmleriyle, sahne şovunu neden ayırmıyor, neden filme de aynı beklentiyle yaklaşıyor, anlamıyorum. Cem'le ilgili eleştiri yapılırken neden Hokkabaz ve Her Şey Çok Güzel olacak göz ardı ediliyor, bilemiyorum. Bana sorarsanız Yahşi Batı, A.R.O.G'dan daha güzel bir film olmuş. Tamam, belki tanıdığımız, bildiğimiz, aşina olduğumuz bir hikaye ama en azından bizden bir film olmuş. Filmde, bence sadece belden aşağı espriler fazla yer tutmuş. Cem Yılmaz, sinemasını küfürden arındırmalı, çünkü zırt pırt küfür ederek-ettirerek kendi işini hafifletiyor. Hiç ihtiyacı yok o küfürlere Cem'in; zaten en çok eleştiriyi de o meselede alıyor. Ama gidin; gidin mutlaka seyredin. Şu çılgın Türklerin, Yahşi Batı macerasına sizler de tanıklık edin. Kim ne derse desin, garanti veriyorum sıkılmayacaksınız. Sinemada koltuklarınıza kurulup keyifli, çok keyifli bir iki saat yaşayacaksınız...

        Diğer Yazılar