Fransa'nın bilinen ilk terör saldırısında kralı öldürüp kalbini kebap yapmışlardı
Murat BARDAKÇI / GAZETE HABERTÜRK
İki günden buyana şaşkın ve dehşet içerisinde olan Fransa, kayıtlara geçmiş ilk terör saldırısı ile bundan 405 sene önce, 1610’un 14 Mayıs’ında, yine Paris’te karşılaşmıştı. “Avrupa Birliği’nin fikir babası” kabul edilen Kral Dördüncü Henri, bıçaklı bir saldırı neticesinde hayatından olmuş ama suikastin ardından başka tuhaflıklar yaşanmış, katledilen kralın kalbi odun ateşinde kebap yapılmış, külleri asırlar sonra şehir şehir dolaştırılmış ve 1953’te defnedilebilmişti!
Paris şaşkın ve hem korku, hem de dehşet içerisinde...
Dün “Geçmiş olsun” demek için telefonla aradığım bazı Fransız dostlarım ne yapacaklarını bilemez, hattâ şaşkınlıktan doğru dürüst konuşamaz vaziyette idiler.
Paris’te son otuz sene içerisinde iki büyük terör hadisesi yaşandı: Ermeni örgütü ASALA’nın 1983’ün 15 Temmuz’unda Orly Havaalanı’na koyduğu bomba sekiz kişiyi katletti, geçen Ocak’ta da mizah dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan baskın 12 can aldı.
ELBİSE DEĞİŞTİRİR GİBİ
İşte, Fransız tarihinin yazdığı bu ilk terör saldırısının kısa hikâyesi:
Dördüncü Henri, Pau’da, 13 Aralık 1553’te doğmuştu ve o senelerde Protestan-Katolik çekişmesi yüzünden Fransa’da iç savaş vardı. Babası Antoin de Bourbon başlangıçta Protestanlar’ı desteklerken sonradan taraf değiştirmiş ama Protestanlar ile yapılan savaşta ölmüştü. Annesi ise Protestanlık’tan vazgeçmemiş ve 1560’ta da Kalvin mezhebini benimsemişti. 1570’te Protestanlar ile Katolikler barıştılar ve barışın güçlenmesi için Henri’yi Fransa Kralı’nın kardeşi Margueritte ile evlendirdiler. Henri, o senelerde annesi öldüğü için, Navarre Kralı olmuştu.
Ama, barış sadece 12 sene devam edebildi. 24 Ağustos 1572’de Aziz Bartolomeus Yortusu sırasında yapılan katliamda binlerce Protestan öldürüldü. Navvare Kralı Henri ise, kayınbiraderi Dokuzuncu Charles’ın tavsiyesini yerine getirerek Katolik oldu ve böylelikle ölümünden saraydan kaçıp Protestanlığa döndü ve Protestanlar’ın önderi olarak bu defa Katolikler ile savaşa devam etti.
Talihi, bir müddet sonra yaver gitmeye başladı...
O sırada Fransa’nın kralı olan Üçüncü Henri de üzerindeki İspanyol baskısından kurtulmak için diğer “genç” Henri ile işbirliğine girdi ama 1589’da bir suikasta kurban gidince Navarre Kralı Henri, “Dördüncü Henri” olarak Fransız tahtına çıktı.
İKİ DARBE ÖLDÜRMEYE YETTİ
İktidarı sırasında Fransa’da krallığın gücü yeniden sağlandı, ekonomi düzene kondu ve Dördüncü Henri yeni bir hayale kapıldı: Avusturya ile İspanya’nın hâkimi olan Habsburglar’ın gücünü kırıp Türkler’i de Asya’ya sürdükten sonra Rusya’nın dışarıda bırakıldığı yeni bir Avrupa kurmak!
Dördüncü Henri bu düşüncelerinden dolayı “Avrupa Birliği’nin öncüsü” kabul edilecek ama hayallerinin hiçbirini hayata geçiremeyecek ve hayatı 14 Mayıs 1610’da Paris’te iki bıçak darbesi ile sona erecekti...
Henri, o gün hasta olan Maliye Bakanı Sully’yi ziyarete gitmişti. Bindiği atlı araba, yolunun üzerine çıkan ot yüklü bir başka araba yüzünden durmak zorunda kalınca François Ravaillac adında Protestan bir terorist saldırdı ve kralı iki yerinden bıçakladı!
Kral birkaç dakika sonra can verecek ama kalbi asırlar sürecek uzun bir macera yaşayacaktı!
Henri’nin kalbinin inanılmaz yolculuğunu, okuyabilirsiniz...
KALBİNİN KÜLLERİNİ DEVLET TÖRENLERİ İLE BİR ŞEHİRDEN ÖTEKİNE DOLAŞTIRDILAR
Dördüncü Henri, sohbetlerinde “Kalbimi, La Fleche’deki bir şatoda kollej kuran Cizvit rahiplere verin” diyordu, öldürülmesinin ardından bu sözleri vasiyet kabul edildi ve yerine geçen oğlu 13. Louis, babasının kalbi çıkarttırıp şatodaki Cizvitler’e gönderdi.
Henri’nin vasiyeti yerine getirilmişti ama seneler sonra yaşanan Fransız İhtilâli herşeyi değiştirecekti...
MENDİLİNE KOYDU
İhtilâlin bütün hızıyla sürdüğü günlerde La Fleche’nin Halk Meclisi’ndeki temsilcisi, kalbin kollejden alınıp yakılmasını emretti. Kalp muhafaza edildiği kutudan çıkartıldı ve 1793 Eylül’ünde, yani Kral’ın ölümünden 183 sene sonra meydanda yakılan bir odun demetinin üzerine konularak küle çevrildi!
Askerler ile halk ateşin sönmesinden sonra meydandan ayrıldılar ve La Fleche’deki Cizvit rahiplerin doktorluğunu yapan Charles Boucher külleri mendiline koydu, sonra bir şişeye doldurdu, şişenin ağzını kırmızı balmumu ile mühürledi. Sonra kalp şeklinde altın yaldızlı kurşundan bir kutuya yerleştirdi ve 1814’te ihtilâl ateşinin artık zayıfladığı günlerde bir başka şehire, Prytanee’ye götürüp kilisedeki İncil’in yanına gizledi.
Küller, 139 sene boyunca bu kilisede kaldı ve Fransızlar 1953’te Dördüncü Henri’nin doğumunun 400. yıldönümü münasebeti ile kalbin hikâyesini hatırladılar. Küller kiliseden alındı. Cumhurbaşkanı Vincent Auriol’ün de katıldığı büyük bir törenle bir öküz arabasına kondu, Fransa’da şehir şehir dolaştırıldı ve yeniden ilk yerleştirildiği yere, La Fleche’deki kolleje gönderilip defnedildi!
PAHALI BİR RESTORAN
Paris’te Dördüncü Henri’nin katledildiği ve oğlu 13. Louis’ye suikastten birkaç saat sonra biat edilen yerde bugün “Le Relais Louis XIII”, yani “13. Louis’nin Menzili” adında Michelin yıldızlı şık ve son derece pahalı bir restoran bulunuyor...
İki katlı restoranın alt katında 13. Louis için yapılan biat töreninin hatırasına o senelerde dikilmiş olan üzeri kitabeli mermer bir sütun, binanın hemen karşısında da Pablo Picasso’nun senelerce kullandığı ve İspanyol İç Savaşı’nın sembollerinden olan meşhur “Guernica” tablosunu yaptığı atelyesi yeralıyor...