Son Dakika

Mahkeme kararı ile dil budamak!

02.03.2018 - 04:09 | Güncelleme:

 

ANKARA 6. İdare Mahkemesi geçen gün tarihe geçecek bir karar verdi ve “müsait”, “boyalı”, “yollu”, “taze”, “oynak”, “kötü yola düşmek”, “esnaf”, “kötüleşmek” ve “serbest” gibi kelimelerin argo anlamlarının Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü ile internet sitesinden çıkartılmasına hükmetti.

Kararın tarihe geçeceğini söylüyorum, zira Türkçe, mahkemenin bu hükmü ile fukaralaşmaya mahkûm edilmiştir!

Mahkeme, kararına gerekçe olarak bu kelimeler ile ilgili açıklamaların kadına yönelik şiddeti ve cinsiyet ayrımcılığını arttırdığını ve önyargıları besleyici etkiler yaptığını söylüyor ve sözlükteki açıklamaların Anayasa’nın 10/2 maddesi ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırılığını iddia ediyor.

Memlekette maalesef mevcut bulunan bir terbiyesizler sürüsünün kadınları aşağılaması yahut insanlıktan nasibini almamış bir başka serseri güruhunun kadınlara kötü muamele etmesi, dövmesi, hattâ öldürmesi ağır suç kapsamına giren bir fiildir fakat hem bunları hem de “cinsel ayırımcılık” kavramını mücadele etmek yerine moda haline getirerek bu modayı “Türkçe’yi budama” ve “sözlük kazıma” vasıtası yapmak bambaşka bir iştir, aşırıdır ve gereksizdir.

ARGO, DİLİN ZENGİNLİĞİDİR!

İkinci anlamlarının Dil Kurumu’nun sözlüğünden ve internet sitesinden çıkartılmasına karar verilen kelimelerde yasağa konu olan mânâların ortak özelliği, bunların tamamının “argo” olmasıdır ama argo her ne kadar hoş olmayan mânâlara sahip ibârelerden meydana gelse de dilin zenginliğidir! Hattâ sadece argo değil, “mecaz” ile argodan farklı ve daha ağır ifadeler, yani “küfür” de aynı şekilde bir zenginliktir ve hem argo hem de küfür ıstılahları ile mecazların sözlüklerde yeralması şarttır!

İdare Mahkemesi, kararında “kadına yönelik ayrımcı” olarak gördüğü bu kelimelerin sözlükten çıkartılması talebini daha önce reddeden Türk Dil Kurumu’nun görevinin “Türkçe’nin doğru ve güzel kullanılması” olduğuna dikkat çekmiş ve “Dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer vermemesi ve de toplumsal cinsiyetçilik bağlamında kadını zorunlu rollere iten, onu aşağılayan ve ikincil gösteren ifadeleri içeren her türlü kelime yapısını kullanmaması gerektiği açıktır” demiş.

Terslik, işte burada: Kurum’un görevi sözlükte hiçbir ayırım yapmadan, mevcut bütün kelimelere yer vermektir ama mahkemenin söylediği yola girip “ayıp”, “argo”, “ayırımcı” gibisinden dilcilikte yeralmaması gereken kıstaslarla kelime temizliğine kalkıştığı takdirde vazifesini yapmaz olur!

HÂKİME HANIMI TEBRİK EDERİM!

Paris’teki “Fransız Akademisi”ni işitmişsinizdir...

Akademi 1635’te kurulmuştur ve o zamandan buyana Fransızca’nın muhafızlığını yapar...

Fransız Akademisi’nin bültenlerinde ve internet sitesinde senelerden buyana “Dire-ne pas Dire”, yani “Söyle-Söyleme” başlıklı bir bölüm vardır. Burada toplumu kelimelerin yanlış kullanımı konusunda uyarır, dile yerleşmek üzere olan hatalı ifadelerin doğrusunu anlatır ve hukukî bir yaptırım gücü olmamasına rağmen kararları saygı görür, hemen her görüşteki Fransızlar bu tavsiyelere uymaya özen gösterirler.

Aynı şekilde faaliyette bulunması gereken Türk Dil Kurumu ise, uzun seneler boyunca bunun maalesef tam tersini yaptı; “Öztürkçe” modasına kapılıp Türkçe’yi fakirleştirmek ve birkaç yüz kelimelik bir kabile dili haline getirebilmek için elinden geleni ardına koymadı, aklı çok sonradan başına geldi ama bu defa da entel, dantel, feminist, ideolog, militan vesairenin “ayırımcılık” kılıflı saldırısına uğradı.

Netice, ortada: Bütün milletler dillerini zenginleştirip sözlüklerindeki kelime sayısını arttırabilmek için vargüçleri ile çaba gösterirlerken, biz Türkçe’yi mahkeme kararı ile budama yoluna girdik!

Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin iki erkek üyesinin sözkonusu kelimelerin sözlükten “kazınması” kararına karşı oy kullanan hâkime hanımı son zamanların “ayırımcılık edebiyatı” modasına uymadığı ve makul bir karar verdiği için ne kadar tebrik etsek yine kâfi gelmez!

Mahkemenin kararının istinaf yahut temyiz aşamasında bozulması ise Türkçe’nin “budanmaktan ve kazınmaktan kurtuluş fermanı” olacaktır.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 11 Mart 2018 Pazar 15:48
    Sözlüklerde o sözcüklerin yanında olumsuz anlamlı kullanım olduğuna dair bir ibare olmalı; zira "argo" tanımı her zaman sözcüğün olumsuz anlam içerdiğine işaret etmez. Hem mesela, yollu şudur müsait şudur demek, "siz de bu sözcükleri kullanabilirsiniz tdk size izin veriyor" anlamına gelmez!
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 04:59
    aklıma orwell in 1984 kitabı geldi nedense :)
  • Misafir 03 Mart 2018 Cumartesi 23:24
    Milleti uyutup kimsenin anlamadigi bir lisan yaratip sonrada bak bu isi sadecebiz biliriz deyip bunlara muhtac edilmek isteniyor
  • Misafir 03 Mart 2018 Cumartesi 21:50
    Maalesef Türkçe berbat bir halde. Hangi sözcüğün karşılığı nedir, herhangi bir bilimsel kavramın karşılığı nedir karmakarışık bir şeydir bir de noktalama işaretleri, ayrı veya birleşik yazılan kelimeler sürekli değişir dilin yaşamı kolaylaştırması lazım ayrıca bir dilde kelime zenginliğini önlemek cinayettir.
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 14:26
    Dilimizin değiştirilmesi en başında yanlıştı zaten. Şimdi dahada tahrip ediyorlar.
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 14:12
    Dilimizi dezenfekte etmeyi bıraksak diyorum. Aydınlar, yetkililer, eğitimciler, işi yazı çizi konuşma olan takım özel bir gayretle kelime hasımlığını bir yana bırakıp ,dilimizi koruyup zenginleştirmeyi dert etmezse geride kalan karikatürle ne birbirimizi anlayabilir, anlaşabilir ne de doğru dürüst düşünebilir, bilim, sanat vs. yapıp muassır medeniyet hedefine yaklaşabiliriz.
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 12:54
    Güzel devam üstad
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 12:43
    ANKARA 6. İdare Mahkemesi türkçesi diye yeni bir dil yapsınlar onu konuşalım
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 12:41
    hak hukuk bunlara kaldıysa işimiz zor
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 10:35
    Madem yasaklanmış bu durumda ısrarla bu kelimelerin argo tabirlerini kullanacaklara ceza verilmesi gerekir, benim önerim "ağızlarına acı biber sürülsün"
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 10:26
    yaklaşım oldukça doğru ama şuan ki gençliğimiz hepi topu 800-1000 kelime ile konuşuyor olmasıda oldukça acınacak bir durum. okumayı özendirmek lazım fakat malesef ülkemizde okuma kavramı okullu olma veya bir okul çatısı altında bulunmaya varacak şekilde kısırlaştı. eğitim hayatı boyunca bir kaç roman okumamış bir gençliğimiz var malesef. imkanımız yok mu?!!! asla... alabileceğimiz en ucuz şey belkide kitaptır ülkemizde... kilo ile aldığımı bile hatırlarım. ama gerçek mesele okumak. hep japonları veya iranlıları örnek alınmamız tavsiye olunur ama ortada gerçek anlamda bir gelişimden söz etmek mümkün değil.
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 10:25
    Sayın Üstad; Bir avukat olarak söyleye bilirim ki hukukçular lisanın önemini bilirlerdi. Hukuk lisanına, kelimelere özen gösterirlerdi. Maalesef 1928 öncesi yapılma beş temel yasamızı değiştirdik ve onlardaki yüksek seviyeli, şiirsel lisan kullanımını sizin ifadenizle takır tukur hale getirdik. Yeni hakimler maalef bu lisana aşina değil, bu yüzden kararlarında lisana karşı rahatlar. Lisanın bir milleti var ettiğini bilmiyorlar. İçlerinde istisnaları var tabiki ama maalesef istisnalar.
  • Misafir 02 Mart 2018 Cuma 09:58
    "cinsel istismar" söz öbeği de kaldırılmalı. onun yerine "cücüş" diyebiliriz mesela. Haberlerde falan "falanca tarafından cücüşe uğrayan genç kadın sikayetçi olmadı" gibi manşetler atarız. Sonra cücüş kelimesi de aynı şeyi çağrıştırır hale gelince onu "bibik" yaparız mesela... Ama cinsel istirmarda bulunmayan toplum olmak aklımıza dahi gelmez. Beyin kireçlenmesi yaşıyoruz millet olarak
Kalan karakter : 2000