Son Dakika
11.05.2018 - 03:37 | Güncelleme:

Bilgi silâhtır, YÖK’ün kararı yanlıştır!

 

YÖK, üniversitelerimizdeki Fransız Dili ve Edebiyatı ile Fransızca öğretmenliği bölümlerine yeni öğrenci alınmamasına karar vermiş. Gerekçe olarak da Fransız üniversitelerinde artık Türkoloji eğitiminin bulunmamasını göstermiş ve karar söylendiğine göre “mütekabiliyet esasına” yani “karşılıklılık kuralına” göre alınmış...

Temelini bilginin teşkil ettiği kültürde “mütekabiliyet” ne demektir, böyle bir kavram eğitimde hakikaten mevcut mudur bilmiyorum ama ezkazâ mevcut ise emin olun, sadece bir saçmalıktan ibarettir! Kültürde ve bilgide “O beni tanımıyorsa ben de onu tanımam” gibisinden bir eziklik sözkonusu olamaz, kültür imkânlar dahilinde edinilmesi ve giyilmesi gereken bir “zırh”tır, zira dostu da, düşmanı da yakından tanımak bir mecburiyettir ve bu iş öncelikle muhatabın kültürü ile düşünce tarzına derinden âşina olmakla mümkündür!

Üniversitelerimizin Fransızca bölümlerine öğrenci alımının durdurulması haberini okuyan hemen herkes, kararın öyle “mütekabiliyet” bahanesi ile falan alınmadığını, asıl sebebin aralarında eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, üç eski başbakanın, Yahudi ve Hristiyan cemaati temsilcileri ile yazarların ve entellektüellerin bulunduğu 300 kişinin imzası ile yayınlanan Kur’an-ı Kerim’den “şiddet ve Yahudi karşıtı fikirler yaydığı” iddiası ile bazı âyetlerin çıkartılması şeklindeki aptalca bildiriye bir cevap verebilmek olduğunu farkeder.

Fransa’ya tepki olarak öğrenci alımını durdurmak yerine Fransızlar’a “Bize lâf edene bak! Yahudi düşmanlığının tohumlarını asırlar önce siz atmadınız mı? Almanlar bile sizden etkilenmedi mi Mösyö” demek neden aklımıza gelmiyor?

‘BEN DE SENİ TANIMAYRUM’ MİSÂLİ

Türkiye 19. asırdan itibaren Batı’ya, öncelikle de Fransa’ya resmî öğrenciler göndermeye başlamış, bu faaliyet Cumhuriyet’in ilânını takip eden ve gayet fakir olduğumuz senelerde bile duraksamadan devam etmişti.

Yabancı memleketlere öğrenci göndermekten maksat, gidenlerin yabancı lisanları konuşabilmelerinden ibaret değildi; asıl hedef talebenin oraların lisanı ile beraber zihniyetini, düşüncesini, anlayışını, kültürünü ve davranışlarını da öğrenmesini sağlamak, bu bilgi birikiminden gelecekteki ilişkilerde gerektiği takdirde istifade etmekti.

YÖK’ün aldığı bu kararla şimdi hem bu kuralı reddediyoruz, hem de mutlaka sahip olmamız gereken güçlü silâhı bırakıp bir tarafa atıyoruz!

Müslümanlar’a ikide bir “terorist” damgası vuran Donald Trump’a kızarak Türkiye’de İngilizce, Suriye’nin Esad’ına hiddetlenip Arapça, Alman politikacıların aleyhimize ettiği sözlere mukabil de Almanca eğitimini durdurmak ne ise, birkaç yüz uçuk Fransız’ın yayınladığı hezeyannâmeye mukabil Fransızca öğretimine sınır getirmek de odur, “Ben de seni tanımayrum” misâli bir garabettir!

Bugünün Fransası’nın Tanzimat sonrasında kültürümüzü ve idarî sistemimizi geniş şekilde etkileyen ve cumhuriyet döneminin devrimlerine ilham veren Fransa olmadığı bir hakikattir. Geçmişte Voltaire, Rousseau, Pascal, Descartes, d’Alembert, Camus, Sartre, Madam de Beauvoir, Braudel yahut Lacan gibi dünya kadar önemli kişiyi yetiştirmiş olan Fransa’da şimdi bir Lévi-Strauss yahut Foucault bile çıkmamakta, Fransa hâlâ güçlü olduğunu artık kendi kendine güç gösterileri ve Paris usulü cilveler ile ispata çalışmaktadır.

OSMAN OLCAY HAKLI İMİŞ!

Zamanımızın Fransası’nın eski Fransa olmadığı hakikatini hariciye tarihimizin büyük isimlerinden Büyükelçi Osman Olcay, Birleşmiş Milletler’de delege olarak bulunduğu sırada çıkan Kıbrıs krizi sırasında Güvenlik Konseyi’nde Türkiye’nin aleyhinde konuşan Fransız temsilciye 17 Ağustos 1974’te verdiği sert cevap ile açıkça ifade etmiş, “Vicdanınızı yatıştırmak için sizden kaç uçak satın almalıyız?” diye sorduktan sonra şöyle demişti:

“Fransa zaman zaman büyük devlet olabilmekte fakat küçük işler yaptığı zaman da alabildiğince aşağılaşmaktadır. Şimdi karşımızda gördüğümüz, Fransa’nın bu küçük yanıdır. Yabancı lejyonların Fransası, Şakiyet Yusuf cinayetlerinin, paraşütçülerin Fransası şimdi karşımıza geçmiş Türkler’in yaptıklarını kınamaya kalkışıyor. Fransa galiba büyüklük vehmine kapılarak böyle bir rol oynamaya hevesli. Fakat kimsenin çoktan beri ona büyüklüğü yakıştırdığı yok artık”.

Rahmetli Osman Olcay, diğer delegelere “Ekselâns, herifin anasını ş’aaptın” dedirten bu etkili ve sarsıcı konuşmasını gençlik senelerinde edinmiş olduğu sağlam Fransız kültürü sayesinde yapmıştı, zira “gerçek” kültür sahibinin elinde gerektiğinde güçlü bir silâh olabilirdi!

Fransa’yı daha iyi tanıyıp aklıevvellerin hezeyanlarını gerektiği şekilde cevaplayabilmemiz için YÖK’ün Fransızca eğitime ağırlık vermesi, hattâ kontenjanları arttırması gerekirken öğrenci alımını durdurması işte bu yüzden büyük hatâdır, zira kültürün temeli bilgidir, bilgi de güç kuvvet demektir!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 13 Mayıs 2018 Pazar 17:27
    Çok doğru kesinlikle katılıyorum
  • Misafir 13 Mayıs 2018 Pazar 15:37
    Evet bilgi silahtır. Ama tercüme bilgi ise orjinal sahibinin sana çevrilmiş namlusu, yerli üretim bilgi ise senin kullandığın güçtür. Yani namlu karşı tarafadır. Fransız’ın ürettiği hangi bilimi tercüme için onların dili ile öğretimi savunuyoruz. Tanzimat’ın üzerinde asırlar geçti ama hala ülkemize insanımıza Fransızız.
  • Misafir 13 Mayıs 2018 Pazar 14:36
    Müthiş
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 15:41
    Gerçekten çok güzel bir yazı. Ama; okumayan bir billet olarak gerçekleri nasıl öğreneceğiz bilmiyorum.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 14:37
    tamamen katılıyorum...
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 14:02
    Bu kouda bu yaziyi yazdiginiz icin tesekkur ediyorum. Dubden beri benzer seyleri konusup duruyorum ,ama ulasabildigimiz alan malum. Etki alani genis bir yaz a rin kosesinde bu konuya yer vermesi onemli ve takdire sayan. Umarim gerekli yere ulasir.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 13:46
    Üstad, Fransızca mı, Fransız kültürü mü...
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 12:12
    bravo süper bir yazı ama cehaletle savaş zor
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 12:01
    Bu yazdıklarınıza tümüyle katılmakla birlikte bir bilgi hazinesi olan Wikipedia'nın kapatılmış olmasını onayladığınızı da hatırlıyor ve şaşıyorum.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:52
    Evet bu karar “mütekabiliyet esasına” yani “karşılıklılık kuralına” göre alınmış olabilir veya kesin böyle olmuştur. Fakat bu tür kararlar alınır ve bir süre sonra kaldırılır, karar sadece bir duruş göstermek için alınır. Siyasi duruşa destek niteliğindedir. Üzerinde uzun uzadıya durulması gereken bir durum olmadığı kanaatindeyim. Her devlet bu tür kararlar alır, sonra da değiştirir, büyütmemek gerekir. Siyasi bir hareket olarak algılanması daha doğru olur. Etkisi kış gibi olur ve birkaç ay sürer sonra Bahar olur, rahat olabilirsin Murat Abi :wink: Saygılar.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:49
    Harika bir yazı
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:36
    Çok güzel bir yazı ve açıklama.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:36
    Mütekabiliyet esasını ille de uygulamak istiyorlarsa başka konularda uygulasınlar.Eğitimden ellerini çeksinler !
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:29
    YÖK böyle saçma kararlara imza atmamalıdır.Kınıyoruz...
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:27
    seviyorum sizi, çoğu kitabınızı okudum gerçekten müthişsiniz
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:27
    Size katılıyorum.Aksine Fransızca eğitimi daha da arttırılmalıdır.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:20
    bi doğru yazdın
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 11:03
    :clap::clap::clap:
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:57
    Aynı şeyi düşünüyorum.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:51
    yök ve üniversiteler bilimi bıraktı siyasete soyundu.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:38
    "Bilgi silahtır!", ilk defa size katılıyorum
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:36
    Üniversitelerde verilen eğitim ne kadar faydalı Allah aşkına? Sizin bahsettiğiniz gerçeklere ve ulaşılması gereken hedeflere ulaştırmaktan çok uzak maalesef. Onun için kapatılması veya açılması pek de anlam ifade etmez.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:29
    YÖK' ten bahsediyoruz Murat Bey. Bu tarz davranışlar tam da onlara göre değilmi?
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:23
    Ben buna katılıyorum. Fransızca bilim dili degil. İngilizce tam anlamıyla öğretilmesi ek dil olarak diğer dillerin dışarda öğrenmelerini düşünüyorum. Devletin, Fransızca, Almanca vb dillere yönelik branşlar açması bence mantıksız. İlköğretimden itibaren sadece İngilizce eğitim verilmelidir. Diğer dilleri öğretecek okutman yetiştiren okullar kapatılmalıdır.. Arap dili ve edebiyatı vb. dil ve edebiyat okullarından sadece bir üniversite icinde kampüsler halinde olmali. Örneğin İst. Üni. Yabancı diller ve Edebiyatı fakültesi içinde Japon, Çin, Arap, Fars, Alman, Rus, Fransa vb siniflar olmalı.
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:19
    Doğru söze ne denir...
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 10:17
    Ben buna katılıyorum. Fransızca bilim dili degil. İngilizce tam anlamıyla öğretilmesi ek dil olarak diğer dillerin dışarda öğrenmelerini düşünüyorum. Devletin, Fransızca, Almanca vb dillere yönelik branşlar açması bence mantıksız. İlköğretimden itibaren sadece İngilizce eğitim verilmelidir. Diğer dilleri öğretecek okutman yetiştiren okullar kapatılmalıdır..
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 09:07
    :grinning:
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 08:00
    Katılıyorum
Kalan karakter : 2000