Son Dakika

Taciz

21.09.2018 - 03:48 | Güncelleme:

Taciz, tecavüz ve tasallut cinsinden ne varsa, son zamanlarda hepsi artık vak’a-i âdiyyeden oldu; gündemi bu hadiselerle alâkalı haberler teşkil ediyor.

Sadece şimdilerdeki tecavüzler değil, çok önceleri yaşanmış olanları da tartışılıyor. Geçmişte başlarına gelenleri utanç, aileden ve çevreden çekinme yahut “etraf her türlü lâfı edebilir” endişesi ile o zaman cesaret edip de söyleyememiş olan tecavüz kurbanları ırz ve ahlâk düşmanlarından artık hesap soruyorlar.

Taciz konusunda bundan seneler önce yayınlanan ve bu ahlâksızlığın değişmeyen dertlerimizden olduğunu gösteren eski bir makaleyi aşağıda aynen naklediyorum:

“…Uzunca boylu, iri kemikli, güçlü kuvvetli bir adam durduğa yerden uzandı karşı tarafta pencerenin kenarında daran kocaman burunlu, baygın nazarlı, esmer bir adamın yakasından çekti:

- Edebinle dur!

- Ne demek istiyorsun?

- Sana o kadar söylüyorum. Yanında duran kadın, benim karımdır. Deminden beri ne halt karıştırdığını görüyorum, istersen in, kozumuzu sokakta pay edelim.

Yakalanan zanpara kemküm etti fakat tramvaydan inmeye kıyışamadı. Hasmının Harbiye’ye kadar küfürsüz tarafından ağır tarizlerine tahammül etti. Harbiye’de inerken ailesine tecavüz edilen sinirli adam da arkasından inmek istedi; bırakmadılar, yazık oldu. Kalabalıkta bir kadın vücuduna sürünmeyi kâr sayan bu Kalpakçılarbaşı zanparasının tertemiz dayak yediğine şahit olmak isterdim.

Memlekette bir çok değişiklikler olmasına rağmen hâlâ bu eski zanpara zihniyetinin mevcut olmasına şaşmamak elden gelmiyor. Eskiden sokaklarda kadınlara söz atmak, sırasını düşürünce çimdiklemek bir eğlence idi.

Ve, İstanbul zanparası klâsik bir tipti. Modaya daima dozunu biraz daha arttırmak suretiyle riayet eder ve her hafta bir seyir yerinde hazır bulunurdu.

Donanma gecelerinde hammal Cemal güruhu, bilhassa softalar sokaklara dökülürler; rasgeldikleri kadınları mıncıklarlar, her tarafta ciyak ciyak dişi sesleri işitilirdi. Bazan karanlıkta körpe bıldırcınların arasında büyük hanımm kart vücudu da taarruza uğrardı. O zamanlar için bu bir zevk olacaktı ki yedikleri çimdikler, işittikleri bayağı sözler onları her fırsatta feneri yakıp yine sokağa uğramaktan menedemiyordu.

Bu klâsik zanparaların o zaman “harfendazlıkları” kimya formülleri gibi basmakalıptı. “Meşhur-ı iltifâtınızım güzelim!”, “Hâlime merhametin yok mu a zalim!” gibi soğuk cümleler sarfedilir, bazan bu soğukluğun fındık fıstık atmak suretiyle de tesiri ziyadeleştirilirdi.

Zanparaların ceplerinde hazır yazılmış mektuplar da bulunurdu. Bunlar siyah, kumral ve sarışın olmak üzere üç çeşit üzerine hazırlanırdı.

Bizde aşk mektuplarına “nâme” denilir, bunlarm yazılış tarzları edebiyatın geçirdiği devirleri takip eder. Meselâ eskiden nâmenin başına “Lebleri anber, sözleri sükker, gözleri mestan, nigâhı fettan mu meyan, serv-i revan, yosma civan…” diye elkap konulurken, sonraları edebiyat-ı cedîdede “perestîde-i ruhum” gibi mülemmâ, izafetli terkipler kullanılırdı.
Bu taşkınlıklardan müteessir olmayan kimse yoktur. Nerede bir kadın görse sırıtan bu terbiyesiz ırz düşmanlarmın kendilerine göre kurnazlıkları da var. Meselâ şimdiye kadar tramvayların inilecek basamak tarafında duranların hem kendilerini hem de inip binenleri rahatsız etmelerinin sebebini bir türlü anlamıyordum. Meğer orada böyle geçidi kapamaktan maksat inen binen kadınlara sürünerek suyuna tirit zanparalık etmek içinmiş!

Tramvay idaresinin sahanlığın inilecek tarafında durmayı memurlarına menettirmesi bir ahlâk meselesi oluyor. İdareye bu lüzumu bir de bu cepheden arzediyoruz! Bakalım bir netice çıkacak mı?”.

Neticenin çıkmadığı, şimdi otobüslerde yaşanan hadiselerden anlaşılıyor!

ZANPARA VE DAYAK!

Makalenin benzerine artık pek rastlanmayan düzgün Türkçesinden ve mükemmel üslûbundan çok zaman önce yazıldığını herhalde farketmişsinizdir…

Yazı bundan 76 sene önce, 1942’nin 4 Mart’ında Tan Gazetesi’nde çıkmış. Türk basınının gelmiş geçmiş en güçlü ve zamanının en etkili kalem sahiplerinden birine, Ref’i Cevad Ulunay’a ait… Ulunay’ın tramvayları mekân edinen tacizcilerden “zanpara” diye bahsetmesinin sebebi de, o devirlerde kadına karşı yapılan en hafifinden en ağırına kadar her türlü aşırılığın sadece “zanpara” kavramı ile ifade edilmesi ve bütün bu işlerin tamamına “zanparalık” denmesi…

Basınımızın 1940’lı ve 50’li senelerde İngiltere’de vârolan bir uygulamanın ilhâmı ile tacizciler için Ceza Kununu’na bir madde ilâvesini istemesini, yani sapığa hâkim kararıyla “milletin önünde dayak atılması” teklifini de bir başka gün anlatırım…


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 25 Eylül 2018 Salı 10:48
    Murat bey program istiyoruz lütfen dönün artık
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 17:14
    Sayın Bardakçı, ekranlara ne zaman döneceksiniz? Türkiye'de bir neslin entellektüel olma isteğini kabartan insanlar arasındasınız, keza İlber ve Celâl hocalarda. Ekranlarda safsatalarla dolu o kadar çok program var ki, gözlerim ve kulaklarımız sizleri arıyor. Bir an önce dönmeniz temennisiyle, iyi çalışmalar.
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 15:16
    Japonya'da erkek bayan ayrı otobüsler var. Türkiye'de de olsun denilince hemen ''laiklik elden gidiyor'' diye ayağa kalkan bir güruh var.
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 14:02
    Kadınlar icin bu ulkenin sokaklari giderek yasanmaz hale geldi
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 14:02
    Ne üslûb ama.. Ne yazarlar, "muharrirler" varmış..
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 13:42
    Ve kendini hakim yerine koyup tacizcilere dayak atanlara da dayak cezasi verilmesi lazim
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 15:17
    Mesele kendini hakim yerine koymak değil aslında. Arsıza hakettiği ders veriliyor. Kimse sesini çıkarmaz ise ne olur sokakların hali? Her sokağın başına polis dikemezsin
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 13:40
    Bence de dayak iyi fikir ama hakim karariyla olmasi kosuluyla
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 11:06
    dayak caydırıcı bir fikir . destekliyorum
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 10:48
    Adamsin
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 05:40
    sapikligin bu tur deyimlerle, ahlaksizlugin uyaniklik gibi deyimlerle hagife alinmasi medyada ve toplumda sorunlu bir durum
Kalan karakter : 300