Bilimsel araştırma internetten yapılmaz
OKUYUCULARIN bilgi almak maksadıyla gönderdikleri mesajların neredeyse hemen hepsinde aynen geçen bir cümle vardır: "Bu konuda internette de araştırma yaptım ama bulamadım..." derler. Televizyonda birkaç defa "İnternetten araştırma yapılmaz, oradaki bilgilere itidalli bir şekilde yaklaşmak gerekir" dediğim için, işitmediğim söz kalmamıştı. Açık söyleyeyim: İnternet son zamanların en faydalı buluşlarından biridir ama en zararlılarının başında da yine o gelir. Bilgiyi heryere yaymaktadır fakat bilginin kirlisini yayma konusunda internetten daha etkin ve daha tehlikeli bir sistem, neyse ki hâlâ bulunamamıştır. İnternette bilginin doğrusu tabii ki vardır ama bu bilgi akademik çalışmalara kaynaklık etmeye yetecek seviyede değil, sadece genel kültür verecek mahiyettedir. Verilen yanlış bilgiler ise doğrulara yakın orandadır ve komplo teorilerine ziyadesiyle düşkün bizim gibi toplumlarda cehaletin artmasını sağlamaktan başka bir işe yaramazlar. Hele, yine internette yeralan ve kişilerin kulaktan dolma malumatla yazdıkları maddelerden meydana gelen sanal ansiklopedilerin çoğu eksik ve hattâ yanlış bilgi kaynaklarıdır. Öğretmenlerin öğrencilerini internetten "kes-yapıştır" metoduyla ödev yapmaya teşvik etmeleri ise, bir başka derttir. Araştırmacı yeteneği köreltmekten ve öğrenciyi kitaptan, kaynak kullanımından uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
SÖZLÜKLERE GÜVENMEYİN!
İnternet, ciddi araştırmayı yahut akademik bilgiyi bir yana bırakın, sözlük kullanımı işinde bile yetersizdir. Bir örnek: VVEB'deki İngilizce-Türkçe sözlüklerden birini açın, "include" ve "involve" kelimelerinin karşılıklarını sorun: Her ikisi için de sadece "içer" diye tuhaf bir karşılık görürsünüz. Sonra normal, yani kitap halindeki bir sözlüğe bakın, biri için "içermek", diğeri için de "içine almak" yazılıdır. Profesyonel sözlüklerde ise "ihtiva etmek" ve "ihata etmek" karşılıklarını bulursunuz. Kendimden bir örnek vereyim: 15. yüzyıldan kalma bir musiki kitabının uzun uzun anlatıldığı bir sitede, 1960'lı senelerde benim bu kitabı tam metin halinde neşrettiğim yazılmış. Meraklının biri biryerlerden bir kitap ismi işitmiş ama yanlış işitmiş, sonra benim bu kitabı yayınladığımı duymuş, bütün bunların üzerine bir de yayın tarihi ilâve etmiş ve vermiş internete!
ARAŞTIRMA, KAYNAK İSTER
Neresini düzelteyim? O isimde bir kitabın varolmadığını mı, dolayısıyla benim bu hayalî kitap üzerinde hiçbir tasarrufumun bulunmadığını mi yokda iddia edilen yayın tarihinde daha on yaşıma bile basmadığımı mı? Yapacağı akademik çalışmanın ana kaynakları arasına interneti de dahil eden bir araştırmacı düşünün. Sitelerden birindeki bu kaydı görecek, böyle bir yayının varolup olmadığına bakmadan kaynak olarak alacak, hattâ kendi çalışmasının bibliyografyasına da koyacak ve buyrun size ilmî bir araştırma! İnternette vakit geçirelim, verdiği bilgileri hafızamıza nakşetmemek ve doğruluğunu mutlaka kontrol etmek şartıyla tabii ki okuyalım ama asla unutmayalım: Ciddî araştırmalar, sadece ciddî kaynaklarla yapılır.