Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜN gece Teketek Özel'i seyredip Türk Tarih Kurumu'nun programa konuk olarak katılan eski başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu'nu dinledi iseniz, artık haberiniz vardır. Yusuf Hoca, geçen hafta Anadolu'nun tarihi ile ilgili olarak son senelerin en önemli çalışmasını yayınladı. Altı cildlik, yerinden kaldırılması bile zor bir eseri: "Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar"ı. Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'nin son çeyrek asırda yetiştirdiği en önemli ve en seçkin tarihçilerden biridir. "Osmanlı İmparatorluğu'nda İskân Politikası ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi" başlıklı doktorasını çok erken ve genç sayılabilecek bir yaşta kaybettiğimiz tarih üstadı Prof. Cengiz Orhonlu'nun yanında yapmış, doçentlik tezinde "Osmanlılar'da Ulaşım ve Haberleşme"yi ele almıştır. Prof. Halaçoğlu, altı cildlik bu son eserinde 15. ile 17. asırlar arasında Anadolu'nun nüfus yapısını ilk defa "Tahrir Defterleri"ne yani oymakların vergi kayıtlarına dayanarak naklediyor. Demografik durumun asırlar önceki şeklini gösteren bu temel belgeler, değişik bölgelerde geçmişteki nüfusun günümüze uzantısını da aksettiriyor. Yayınlanan belgelerden konar-göçerlerin ve yörük aşiretlerin İmparatorluk döneminde Anadolu'nun dinamik gücü olarak ne şekilde kullanıldıkları ve Rumeli'nin fethedilen yerlerinin iskânında bu gruplardan nasıl istifade edildiği de görülüyor. Anadolu'nun etnik yapısı ile ilgili bilinmezlikler ve hâlâ devam eden tartışmalar, Yusuf Hoca'nın eserinin yayınlanmasından sonra nihayete erecek ve bundan böyle Anadolu üzerinde yapılacak sosyolojik incelemelerde temel olarak bu çalışma alınacaktır.

        CÜHELÂYA İTHAF OLUNUR!

        Devlet Arşivleri'ne gidip belge incelemelerini bir tarafa bırakın, Türk tarihini araştırdıklarını iddia etmelerine rağmen o belgeleri okuyabilecek Eski Türkçe'ye bile âşina olmayan ve elifi gördüklerinde mertek sanacak derecede sahib-i cehâlet zevatın; mâbâdlarını kıpırdatmaya tenezzül etmeden çöktükleri yerlerden tarih konusunda ahkâm kesmekle tarihçi olduklarını zannedenlerin ve bir zamanlar hayran oldukları rejimlerin çökmesiyle ortada kalan, kendilerini hâlâ toparlayamayan ama tarihe bıkmadan ideolojik kılıf uydurmaya çalışanların, Yusuf Hoca'nın kitabından öğrenecekleri çok şeyler vardır.

        Türkiye'nin tarihinin öncelikle Türk kaynaklarından yazılabileceğini, bunun da ancak "belge" ile olabileceğini görür ve kimbilir, belki de utanırlar.

        Diğer Yazılar