Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ŞEYH Said ve Dersim isyanlarını konu alan hemen her araştırmada, bir idarecinin ismi mutlaka geçer: Diyarbakır Valisi Ali Cemal Bey'in... Ali Cemal Bey, yahut soyadı kanunundan sonraki tam adıyla Cemal Bardakçı babamın babasıydı, yani dedemdi. 1981'de Ankara'da, 94 yaşındayken vefat etti ve resmî törenle defnedildi. Bugün bu köşede Cemal Bardakçı'dan bahsetmemin sebebi, Onur Öymen'in geçen hafta yaptığı konuşma ile Dersim olaylarının gündeme gelmesi sırasında atılan bir iddiada onun adının da geçmesidir. İddia şu: Dersim harekâtı sırasında bazı subaylar, yüzün üzerinde kız çocuğunu ailelerinden zorla alıp evlât edinmişlerdi. Cemal Bardakçı da 1935 öncesinde orada valilik yapmıştı, elinde mutlaka bazı önemli belgeler vardı, dolayısıyla bu belgeler şimdi bende idi ve yayınlamam gerekiyordu.

        İŞİTMEDİĞİM BİR İDDİA

        Açıkça söyleyeyim: Çocukluğum tarihî olayların, özellikle de Türkiye'de Sultan Abdülhamid sonrasında yaşananların hemen her gün konuşulduğu bir çevrede geçti. Aile büyükleri ve dost çevresi geçmişte yaşanan o hadiselerin ya tam içerisindeydiler, yahut ucundan veya kenarından dahil olmuşlardı. Dolayısıyla, Türkiye'nin gündemini son senelerde işgal eden ve ayrıntıları yeni yeni konuşulmaya başlanan 1915 tehciri, Şeyh Said ayaklanması yahut Dersim isyanı gibisinden hadiseler, tâââ ilkokul senelerimden itibaren hemen her gün duyduğum ve dolayısıyla bildiğim olaylardı. Bütün bunları işiterek büyüdüm ama, son günlerde gazete sütunlarında rastlanan bir konuyu, yani "Dersim'de ailelerinden zorla alınan Kürt kızlar" meselesini hiçbir zaman duymadım. Hele, Ankara'daki üniversite senelerimde aynı evi paylaştığımız ve 1908 Meşrutiyeti sonrasından Şeyh Said İsyanı'na kadar olan bütün bu hadiseleri tarih merakımı farkederek bana hemen her gece anlatmış olan Cemal Bardakçı'dan ve onun dostlarından da işitmedim. Böyle bir hadise hakikaten yaşanmış ise, şimdi bile dar bir çevrenin mâlumu olan bazı hususların sıradan olaylar gibi konuşulup tartışıldığı bir çevrede mutlaka konuşulması ve hattâ evlât edinilen kişilerin, bazılarını benim bile tanıdığım manevî anneleri ile babalarının yanında olmaları gerekirdi!

        ARADA 12 SENE VAR!

        Şimdi, Cemal Bardakçı'nın Dersim isyanının bastırılmasında görev yaptığını, bazı gizli ve çok önemli evrakın da onda, dolayısıyla da şimdi bende bulunduğunu iddia edenlere tarih konusunda birkaç hatırlatmam olacak: 1. Cemal Bardakçı, Güneydoğu'da Dersim isyanı günlerinde değil, Şeyh Said ayaklanması sırasında, yani 1925'te görev yapmıştır ve Diyarbakır Valisi'dir. 2. Dersim'deki olaylar 1937'de başlamıştır ve Cemal Bardakçı o senelerde Doğu'da değil, Konya'dadır. Konya Valisi'dir ve valiliğe 10 Mayıs 1933'te tayin edilmiş, Aralık 1938'de emekli olana kadar aynı görevde kalmıştır. 3. Cemal Bardakçı, Dersim olaylarını konu alan araştırmalarda bahsi çok sık geçen raporunu Şeyh Said İsyanı'ndan hemen sonra, yani Dersim olaylarından seneler önce, 1926'da hazırlamıştır. Rapor dikkatli bir şekilde gözden geçirildiğinde, Bardakçı'nın hükümete sorunun silâhlı tedbirlerle değil, ancak bölgenin kalkındırılması sayesinde çözülebileceği tavsiyesinde bulunduğu görülür. 4. Dersimli kızların "ailelerinden zorla alınma"ları şeklindeki iddialarda en küçük bir gerçek payı bulunsa bile, Dersim olaylarında, yahut o zamanki tabiri ile "te'dib harekâtında" görev almayan Cemal Bardakçı'nın önemli belgelere sahip olması zaten sözkonusu değildir. Ve, meselenin en önemli tarafı: "Yayınlamam gerektiği" iddia edilen belgeler, tamamen hayalîdir. Zira, Şeyh Said ayaklanması yahut Dersim isyanı konularında ne dedemde bir belge vardı ve ne de bende herhangi bir vesika bulunuyor!

        Diğer Yazılar