Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        PATRİKHANE’nin ekümenik olup olmadığını, Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun açılması halinde fena hadiselerin yaşanıp yaşanmayacağını, Fener’in güç kazandığı takdirde zamanla bir Vatikan olup olmayacağı konularını senelerdir tartışır, dururuz.

        Bu tartışma gazeteciliğe ilk başladığım zamanlarda, yani bundan 30 küsur sene önce de vardı; meslekteki büyüklerimize ve gazete kolleksiyonlarına bakılırsa çok daha önceleri de mevcuttu ve tâââ Cumhuriyet’in ilk senelerinde de aynen yaşanmıştı.

        Bütün bu toz-duman arasında, gözlerden kaçan bir gerçek var: Yıllardır tartıştığımız “ekümenik” kavramının ne demek olduğunu maalesef bilmiyoruz! Patrikhane’nin “ekümenik”, yani eskilerin tabiriyle “cihanşümul”, yeni ifadesi ile de “evrensel” olması konusunda bizde meseleyi iyi bilenlerin bile aslında açıkça söylemekten çekindikleri gerçek şudur: Patrikhane, kabul edelim veya etmeyelim, zaten ekümeniktir. Manevî sınırları sadece Fener semtinin çevresinde kalmaz, bütün dünyayı kapsar.

        HER DİN EKÜMENİKTİR

        Sebebi ise, Müslümanlık gibi semâvî bir din olan Hristiyanlığın da ekümenik, yani evrensel olmasıdır. Semavî, dinler bütün insanlığa gönderilmişlerdir, “tebliğ” ve “davet”, bu dinlerin temellerinde mevcuttur ve sadece din adamları değil, o dinin her mensubu, tebliğ görevini yerine getirerek başka dinlerden olanları kendi inançlarına davetle mükelleftir. Bu, Hristiyanlıkta da, Müslümanlıkta da böyledir.

        Dolayısıyla, bir Hristiyan mezhebi olan Ortodoksluk ve Ortodoks dünyasının “primus inter pares”i yani “eşitler arasındaki birincisi” olan İstanbul Patrikhanesi de, tabiatı itibariyle ekümenik vasfına sahiptir.

        Üstelik, “ekümenik” kavramı siyasî değil, dinî bir özelliktir. Patrikhane’nin ekümenikliği yahut Ortodoks dünyasının lideri olup olmaması bizleri, yani Müslümanlar’ı değil, Ortodoks dünyasını alâkadar eder. Zira, Hristiyanlık ile ilgili ruhanî konular dinî meselelerdir ve sadece kilisenin işidir. Üstelik, Patrikhane bu unvanı senelerden, hattâ belki de asırlardan buyana zaten kullanmakta, Hristiyan dünyasında bu şekilde kabul görmekti hattâ “Ekümenik Patrikhane” ifadesi armasında da yeralmaktadır.

        Diğer Yazılar