Yılbaşı yaklaştı ya, acemi kâhinlerin hepsi işbaşında
ESKİDEN, bacılar vardı. Arap Bacı, Dudu Bacı, Güllü Bacı, bilmemne bacı gibisinden, her yılbaşı öncesinde gazete sütunlarında arz-ı endâm eden Hacıhüsrevli kadınlar... Aralığın sonuna doğru zamanın en meşhur muhabirleri bu bacılara gidip önlerinde diz çöker ve bir hafta-on gün sonra başlayacak olan yeni senenin falına baktırırlardı. Ve, bu falların tamamının ortak bir özelliği vardı: Hiçbiri, asla çıkmazdı! 1960'ların gazetelerini bir gözden geçirin, her senenin sonunda yumurtlanmış kehanetlerle karşılaşırsınız... "Onasis en nihayet Maria Callas'a nikâh yapmaya mecbur kalacak, Marilyn Monroe yeni aşklara yelken açacak, Başkan Kennedy tekrar seçilecek" gibisinden bir alay uydurmayla... Netice ise, mâlum... Onasis bir başkasıyla, Jacqueline Kennedy ile evlendi ve Callas açıkta kaldı; Marilyn intihar etti, Kennedy ise takır takır vuruldu ve sadece bunlar değil, hiçbir fal çıkmadı. Sonra devir ve hayat şeklimiz değişti, bacılar kayboldular ama boşlukları hemen dolduruldu. Asırlar boyunca Hacıhüsrevli kadınlara mahsus olan bu işi artık sadece hanımlar değil, erkekler de yapıyorlar. Ama başına yemenisini yahut çatmasını sarmış kadınların yerinde şimdi hoş mu hoş, alımlı mı alımlı hanımlar ve gayet şık beyler var ve istikbalimizi öğrenmek için, baştan aşağı marka olan hanımefendileri tercih ediyoruz. Ama, kendilerine "falcı" denmesini hoş karşılamıyorlar. Zira akademik sayılabilecek bir mesleğin mensubu olduklarını söylüyorlar. Bakla yahut kahve falının yeni ismi artık "astroloji", falcının adı da "astrolog"! Falın astrolojiye, falcının da astroloğa dönmesiyle beraber kehanetlerin sınırları da genişledi ve küresel bir hâl aldı. Eskiden "Filânca hanım sevgilisi falanca beyden ayrılacak" yahut "Feşmekân lider istifa etmek zorunda kalacak" diyen falcılar artık birkaç ismin veya geniş kitleleri alâkadar etmeyen hadiselerin üzerinde durmuyor, "Ekonomik kriz Avrupa'da daha çok hissedilecek", "Amerikan Doları, Euro karşısında değer kazanacak" veya "Tanzanya'da ortaya çıkacak olan yeni bir virüs dünyayı kırıp geçirecek" gibisinden global kehanetler savuruyorlar. Ve netice: Astrolojinin, falın yerini aldığı şu son 25-30 seneden buyana gazetelere her yılbaşı öncesinde sütun sütun yayınlanan kehanetlere bir bakın... Hiçbiri tutmamış, bir teki bile çıkmamıştır ama bizleri her sene bilgilendirmeye devam etmektedirler. Bütün bunlardan sonra, dünyanın en büyük kâhini olduğu, hiç yanılmadığı ve kehanetlerinin tamamının çıktığı söylenen, 16. asırda yaşayan, tam ismi Michel de Nostredame olan Fransa doğumlu Nostradamus'tan da bahsetmem lâzım: Geleceği önceden bilme meraklılarının idolü, asıl mesleği hekimlik olan ve devrindeki bazı hükümdarlara kâhinlik de yapan Nostradamus ve meşhur dörtlükleridir. Ama, Nostradumus'un yazdıklarında "Papa şu tarihte bilmemnerede vurulacak", "İslâm şu senede Avrupa'ya hâkim olacak", "Üçüncü Dünya Savaşı işte bu tarihte patlayacak" gibisinden kesin tek bir ifade yoktur. Nostradamus'un son derece sembolik ifadelerle dolu dörtlükleri kehanet meraklıları tarafından eğilir, bükülür, kıvrılır ve "Hazret, burada nükleer bombanın icadını kasdetmiş" yahut "Şu beyitte, alacağımız yeni ayakkabının ayak başparmağımızı sıkacağını söylüyor" gibisinden mânâlar verilmesine çalışılır. Aradan birkaç ay geçsin, zamane kâhinleriyle kâhinelerinin ferasetlerini hep beraber görecek ve çok eğleneceğiz.