Katili magazinleştirmek
Ağca, 1980'li yılların başında o zamanın Milliyet'inin dış haberlerinde çalıştığım günlerde en önemli haber konumuz idi.
Roma'daki mahkemesi sırasında aklına ne gelirse söylerdi ama söylediklerinin hepsi birbirinden saçma sözler, abuk subuk iddialardı. Bu iddiaları İtalyan basını manşete çeker, Türk gazeteleri ertesi gün özellikle de Corriera Della Sera'nın haberlerini alır, Ağca'nın saçmalıkları bir sonraki gün Amerikan basınına konu olurdu. Türkiye'nin İtalyanca'yı çok iyi bilen nadir gazetecilerinden Cihan Akerson'un Milliyet'te yaptığı haberlere meraklı olanların başında, İtalyan basını gelirdi ve Cihan'ın yazdıklarını kendileri de birkaç ayrıntı ilâve ederek yayınlarlar, o haberler ertesi gün Türkiye'ye gelince burada tekrar kullanılırdı.
Dünya basını bu arada işin içinde başta KGB ve Bulgar gizli servisleri olmak üzere karanlık mihraklar aradı, hayâlî bağlantıların üzerine gitti ve Mehmet Ali Ağca konusu, seneler boyu işte bu şekilde bir devridâim halinde devam etti. Ama ortaya dişe dokunur ufak bir ayrıntıyı bir tarafa bırakın, tek bir doğru bilgi bile konmadı. Zira, karşımızda son derece profesyonel ve soğukkanlı bir katil vardı. Mesleğinin gereğini gayet iyi yapıyor, konuyu inanılmaz bir başarıyla saptırıyor ve işi daha da içinden çıkılmaz hale getiriyordu.
ABDİ BEY'İ UNUTTUK!
Ağca şimdi tekrar sahneye çıktı ya, aynı oyun, üç günden buyana yeniden başladı! Profesyonel katil Hristiyanlık, İncil, Mesih gibi kavramları ortaya saçıyor, ettiği abuk subuk sözlerle gazete sayfalarında eskisi gibi yeniden geniş yer buluyor.
Mehmet Ali Ağca'yı hapishane çıkışında davullarla, zurnalarla ve son model otomobillerle sanki bir kahramanı karşılar gibi bekleyen yüzsüzleri bir kenara bırakalım... "Ağca" dendiğinde basınımızın büyük kısmının aklına artık Papa'ya karşı giriştiği suikast teşebbüsü geliyor ama işin daha da hazin tarafı, bu adamın Abdi İpekçi'yi katlettiğinin unutulmuş gibi olması... Ağca'nın tahliyesinden sonra yerleştiği lüks oteldeki odasının fiyatından ilk gece yediği yemeğe kadar hemen her ayrıntıyı yazan gazetecilerin aklına, katile İpekçi cinayeti konusunda tek bir soru bile sormak her nedense gelmiyor...
BOŞ YERE BEKLEMEYİN
İpekçi'nin gazetesinin ve aklı başında birkaç yazarın cinayeti hatırlatma çabaları önümüzdeki günlerde büyük ihtimalle gözardı edilecek, basınımız Ağca meselesini daha da geniş bir magazin konusu haline getirecek, katil daha da coşacak ve kimbilir ne saçmalıklar yaşanacak... Daha şimdiden Dan Brown ile beraber kitap yazmaktan bahseden, Hollywood'dan bilmemkaç milyon dolarlık teklif aldığı uydurulan, İncil'in gerçeğini kaleme alacağını müjdeleyen Mehmet Ali Ağca, gösterilen bu alâkanın vereceği zevkle etrafa mutlaka çok daha başka inciler saçacaktır!
Unutmayalım: Karşımızda sadece Türkiye'yi değil, Katolik dünyasını da yani yüzmilyonlarca kişiyi 30 küsur seneden buyana enayi yerine koymuş bir katil vardır. Şimdiye kadar sadece akılları karıştırmaya çalışan ve bu işi de gayet iyi şekilde yerine getiren bu katil, oyununa devam edecek ve göreceksiniz, bundan sonra da işe yarar tek bir söz etmeyecektir.
Habertürk televizyonunun Mehmet Ali Ağca konusunu ciddiye almayacağını açıklamış olması, bu konuda verilecek kararların bence en doğrusudur. Darısı, diğer TV'lerin başına!