Son Dakika

İçkiyi çağdaşlığın sembolü yaptık ya, bravo bize!

05.12.2018 - 07:13 | Güncelleme:

 

Siyasi partiler yerel seçimlerdeki adaylarını belirlemeye çalışırlarken İzmir’den “Rakımıza dokunma” nidâlarının geldiği söylendi, AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekçi bu nidâlara her nedense cevap verme mecburiyetini hissedip “Eyvallah. Bugün insanların özgürce içkilerini içebildiklerini ben biliyorum” dedi…

“Rakımıza dokunma” ibâresindeki “rakı”nın ve dolayısı ile de alkolün Türkiye’de bir kesim tarafından artık sembol hâline getirildiğini söylememe lüzum yok…

Garabet, işte burada: Bir kesim içkiyi lâikliğin, çağdaşlığın vesairenin sembolü yaptı! Lâikliğin devamı ve çağdaşlaşma yolundan ayrılmamanın şartlarının başında artık içki geliyor, içen çağdaş, içmeyen yahut alkole karşı olan ise çağdışı!

Türkiye başka alanlarda ama benzer kısır döngüleri daha önce defalarca yaşamış, meselâ türban konusu rejim meselesi hâlini almıştı. Başı açık hanımların çağdaş, kapalıların da çağdaşlıkla pek alâkası olmayan hayat tarzlarına taraftar olduklarına inanılmış, üniversiteler bu yüzden karışmış, millet birbirine girmiş, başlarını örten binlerce genç kız okullara alınmamış, tahsil imkânından mahrum kalmışlardı…

Netice ne oldu? Yasaklar kaldırıldı, hanımların okullarda ve resmî dairelerde başlarını örtmeleri serbest bırakıldı ama ne çağdışı olduk, ne de o çok korkulan şeriat geldi; aksine ortalık sükûna erdi…

Ama ille de bir tuhaflık yapılacak ya… Arada bir de olsa türbanlı hanımlardan “Öcüüüü!” falan diye bahseden bazı “çağdaş” hanımlar hâlâ mevcut…

Birkaç ay önce bir başka tartışma daha yaşadık: Müftülere nikâh kıyma yetkisi verilemesi üzerine söylenenleri, bağırmaları, çağırmaları hatırlayın…

Artık isteyen çift nikâh memurunun, canı çeken de gidip müftünün önünde evleniyor ama bu bahiste de sükûnete kavuştuk, müftülükte nikâh kıyılmasından şimdi tek kelime ile olsun bahsedilmiyor, “Vay, rejim elden gidiyor” diye haykıranına da rastlanmıyor. Vakti zamanında yaşanan lâf atmalar, kavgalar, vesaireler unutuldu ama bütün o didişmelerin boşuna olduğu maalesef hâlâ farkedilmedi…

2000’LERİN ZİHNİYETİN BAKIN!

Şimdi, bir türlü nihayete ermeyen tek bir didişme mevzuumuz kaldı: İçki!

Çekişmenin daha uzun müddet süreceği belli gibi, zira memleket kamplaşırken ileri dünyanın hiçbir yerinde tesadüf edilemeyecek bir iş ediliyor, alkol rejimin teminatı zannediliyor! Bu tuhaflığa uyup alkol kullanmayı entellektüelliğin başta gelen şartı kabul edenler içkiyi hem demokratik sistemin, hem de lâik düzenin sigortası yerine koyuyorlar ve böyle fukaranın da fukarası bir düşüncenin neticesinde de içki Cumhuriyet’in değerlerinin en güçlü muhafızı oluyor!

Alkol ile çağdaşlık, ilericilik, aydınlanma ve lâiklik arasında kurulan bu garip bağlantı şayet doğru ise tarihimizin en meşhur içkicilerinin, meselâ, birkaç yüzyıl öncesinin Bekrî Mustafası ile 20. asrın meşhur şairi Neyzen Tevfik’in geçmişin en çağdaş, en ilerici, en aydın ve en lâik kahramanları olarak görülmeleri gerekir!

Geçmişimizde rejimin bekası ile bağlantılı olduğuna inanılmış böyle alâkasız daha bir hayli kavram mevcuttur ama sistemin istikbalini içkiye bağlamak ve alkolü lâikliğin garantisi görmek gibisinden bir tuhaflık hiçbir zaman yaşanmamıştır!

Şimdi “Rakımıza dokunma” diye haykıranlar daha “entel” görünmek istedikleri takdirde felsefî adımlar atmak zorundadırlar, bu iş aslında gayet basittir ve Lâtince birkaç kelime etmekten geçer. Meselâ “Düşünüyorum, o halde varım” demek olan “Cogito ergo sum”un yerine “İçiyorum, o halde varım” mânâsında “Bibo ergo sum”; hattâ “Ego bibo ergo sum saecularium!”, yani  “Kafayı çekiyorum, o halde lâikim!” deyip de bu sözleri 1920’lerden kaldığı zannıyla sık sık terennüm ettikleri kadîîîîm bir Osmanlı Marşı’nın refakatinde hep bir ağızdan söylediler mi olur biter!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • yenercan 06 Aralık 2018 Perşembe 15:28
    içki içende müslümandan sayılmıyor
  • turgudalp 06 Aralık 2018 Perşembe 10:28
    Alkolizmin tek başına bir tehdit değil. Lakin alkolizm; can sıkıntısı, bezginlik, yılgınlık, umutsuzluk, erken bunama, melankoli, yalnızlık duygusu, şizofreni gibi yaygın ruh ve sinir hastalıkları ile eşleşmiş olarak iş görüyor. Bu tablodan intiharların çıkacağını rahatlıkla görebiliriz.
  • turgudalp 06 Aralık 2018 Perşembe 10:25
    Avrupa'nın ve ABD'nin Afrika'da ve Amerika kıtasında uyguladığı alkol marifetiyle sömürü düzeneği, Türkiye'de bir iç sömürü aracı olarak kullanılmaya çalışılıyor. İçler acısı tablo göz önünde dururken, kimi mahfillerin alkolü özendirmeye çalışması akıl alacak iş değil.
  • turgudalp 06 Aralık 2018 Perşembe 10:09
    "Ateş suyu"na tiryakileştirilen Kızılderililer bugünkü Amerika kıtasında anayurdu olan toprakların çoğu, bu doğuştan tertemiz saf olan insanlardan birkaç şişe viski karşılığında tırtıklandı. Örneğin New York kentinin tümü (beş ada) 24 dolar karşılığında satın alınmıştı.
  • turgudalp 06 Aralık 2018 Perşembe 10:06
    "Sömürgecilik en ilkel toplumlarda bile alkollü içkileri, boncuklarıyla mal dolaşımını hızlandırarak sakin yaşayışı, hızlı yaşamaya dönüştürüyordu ki; bu gerçeğin karşısında mistik uyuşukluğun öğütlenmesi emperyalizm açısından hem ikiyüzlülük, hem de çelişmeydi." Necip Alsan 1969
  • zedvake 06 Aralık 2018 Perşembe 07:02
    Helal olsun Murat Bey agziniza saglik. Maaalesef ulkemizde ickiyi medeniyet-kulturlesme belirtisi gibi gostermeye calisan bir kisim insanimiz var. Ugrastigimiz seylere bak! Yazik ki ne yazik!!!
  • yzk2001 05 Aralık 2018 Çarşamba 16:46
    İçki bir çatı nesnedir şöyleki içkime dokunma diyenler aslında yaşam tarzıma dokunma demektedir yoksa rakıyıyı çağdaşlıkla filan bağdaştıran yok
  • zedvake 06 Aralık 2018 Perşembe 07:00
    Sen halen buna kendini inandir
  • turgudalp 06 Aralık 2018 Perşembe 12:16
    İçki, dünyada bir
  • yzk2001 08 Aralık 2018 Cumartesi 16:00
    Olur inandırırım
  • aliturkler 05 Aralık 2018 Çarşamba 16:26
    Hükümetin içki tüketimi üzerindeki görüşü ve çok sıkı yaptırımları ortadadır. Sanki ülkede hiç böyle bir gerçek yokmuş gibi bir yorum yazıya aktarılmış.Ülkedeki gerçeği gösteren bir tespit olmamış bence.
  • turgudalp 06 Aralık 2018 Perşembe 12:17
    Avrupa'daki yaptırı
  • can_bros 05 Aralık 2018 Çarşamba 10:26
    hocam ağzına sağlık. kuzeyde kırım meselesi güneyde doğalgaz biz hala içki ve şeyma subaşının nafakasıyla uğraşıyoruz. nasıl içtiysek artık :joy::joy:
  • rgaraudy 05 Aralık 2018 Çarşamba 10:24
    Ya sen nasıl bi kralsın:)
Kalan karakter : 300