Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

İnternette dolaşan “Korona’nın faydaları” başlıklı uzun bir listeden bir arkadaşım vasıtasıyla haberdar oldum…

Listede sıralananlardan birkaçını nakledeyim:

Suriye’deki savaş sona ermiş, İsrail Filistin’e saldırmıyormuş, medenî Avrupa çökmüş, Amerika çaresizmiş, Çinliler artık kedi-köpek, yarasa, böcek yemiyorlarmış! Lüks tatiller, alışveriş çılgınlığı, açık büfe kahvaltıları vesaire bitmiş, sokaklarda içki içilmiyormuş! Atyarışı, bahis, vesaire sona ermiş, israfın her çeşidi önlenmiş…

Liste böyle uzayıp gidiyor ve “Şimdi soruyorum: Bu kadar olumlu şeyi bir-iki ay içerisinde hangi yönetim, hangi siyasi güç başarabilirdi? Ey yüce rabbim, Sen nelere kaadirsin?” diye bitiyor…

Söylenenlerin tamamına yakını doğru ama milletin işini gücünü ve hayatlarını perişan edip canlar alan Koronavirüs’ün bir başka faydası daha oldu: Magazin haberlerinin gediklisi olan bazı yeni zenginler, sosyetik dilberler, sosyal medya şöhretleri, dizilerdeki haşin bakışlı bıçkınlar ile twitter vesaire kahramanları gibi okumaya şimdiye kadar pek vakit bulamamış zevâtın evlerine “sayfa” denen kâğıtların ciltlenmesinden meydana gelen; her sayfasında satırlar dolusu yazılar olan, ismine “kitap” denen objeler girmeye başladı!

Senelerden buyana millet sanki çok merak ediyormuş gibi evlerini fotoğrafçılara açan; yaşadıkları mekânın salonundan mutfağına, klozetinden yatak odasına kadar her tarafını kasım kasım kasılarak teşhir eden, birbirinden pahalı ayakkabılarını, çantalarını yahut öteki aksesuarlarını gözümüze sokarcasına gösteren meşhurlarımız, şimdiye kadar pek ihtiyaç hissetmeyip evlerine sokmadıkları kitabı, bu salgın günlerinde dekor niyetine kullanıyorlar…

Basınımızda ikide bir arz-ı endâm eden magazin konusu evlerin ortak özelliklerinden biri çoğunda “yaşanmışlık” belirtisinin olmaması, diğeri de içeride kitap cinsinden hiçbirşeyin bulunmaması idi ama Koronavirüs günlerinde “kitaplı” oluverdiler!

İNTERNET, METREYLE KİTAP SATIŞINI UNUTTURDU

Kitap o evlerde şimdi ne işe mi yarıyor?

Evlerin sahiplerinin poz vermelerine!

Şöhretlerimizin salgın günlerindeki duruşları, bakışları, ifadeleri, vesaireleri yine eskisi gibi ama arka plân artık farklı: Apar-topar alınmış ve sayfaları açılmamış gıcır gıcır kitapların meydana getirdiği ufak yığınlar görülüyor; biblo, vesaire raflarına boy sırasına göre bir-iki hafta önce tıkıştırılmış kitapların önünde selfiler çekiliyor…

Raflara neler doldurulmuş, neler! Türkçe’ye güya çevrilmiş ama Türkçesini anlamanıza imkân ve ihtimal bulunmayan felsefî eserler; on yedi-on sekiz, haydi bilemediniz yirmili yaşlarınızda okumuş olmanız gereken en bilindik Avrupa romanları, “Soğuşumsallığın Düzeysel İzleği ve Görüngübilimde Zeitgeist” gibisinden isimler taşıyan entel mi entel muammalar ve nâdir de olsa yabancı dilde yayınlar…

Şöhretlerimiz sosyal medyada kendilerini hatırlatmak istediklerinde lûtfettikleri birbirinden kıymetli fikirlerini işte böyle bir dekorun önünde istifademize sunuyorlar!

Kitabı hakikaten bilen gerçek okuyucuları hariç tutarak söyleyeyim: Birkaç sene öncesine kadar bazı yeni zenginler ile medyatik şöhretler cildleri birbirinden şık ama içleri tıngır tıngır süs kitaplarını metreyle satın alır, salonlarını bunlarla süslerlerdi. Metreyle kitap modası zamanla bitti ama salgın günlerinde yepyeni bir görüntü unsuruna ihtiyaç duyulunca kitap tekrar hatırlandı. Evlerine kapananlar internetten kitap satışını eskiye göre bir nebze arttırdılar, son zamanların modası olan bazı yayınlar da sosyal medyada “Bakın, ben ne okuyorum!” demek isteyenlerin gösterdikleri rağbet üzerine tükeniverdiler…

Dolayısı ile gösteriş yapmak, hava atmak yahut dekor niyetine kullanmak maksadıyla da olsa, şimdiye kadar tek bir kitap yüzü bile görmemiş evlere bir-iki cildin girmesini sağlayan Koronavirüs’e bu hizmeti için müteşekkir olmalıyız!

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • timurbedirli 1 ay önce Hay Allah razı olsun üstad.İftara yakın pek güldürdünüz fakiri.
    CEVAPLA
  • targo@1907.oley 1 ay önce Doğru demiş, bilgi, bilim en başta, hayattaki en hakiki gerçeklik bilimsel olandır, her şey eninde sonunda buraya gelir...
    CEVAPLA
  • targo@1907.oley 1 ay önce Kesinlikle doğru tespitler, ilaveten hayatta en hakiki mürşid ilimdir fendir sözünün de ne kadar doğru bir tespiti ifade ettiğini tüm cihan idrak etti bu korona vesilesi ile...
    CEVAPLA