İngiliz Başbakanı'na çakma tuğralı hediye
İngiltere Başbakanı David Cameron Türkiye'ye geldi, hakkımızda birbirinden güzel sözler etti, basın toplantılarında ardarda espriler yaptı, hattâ Türkçe cümleler bile kurdu.
Başbakan Tayyip Erdoğan, bu ziyaret sırasında İngiliz meslekdaşına şık bir hediye verdi: Osmanlı Hükümdarı Üçüncü Murad'ın 1593 Kasım'ında İngiltere Kraliçesi Birinci Elizabeth'e gönderdiği mektubun kopyasını...
Üçüncü Murad, mektubunda İngiltere'nin daha önce imzalanmış olan barış şartlarına uyduğu müddetçe Osmanlı topraklarında faaliyet gösteren İngiliz tüccarları himaye edeceğini, İspanya'daki Müslüman esirlerin kurtarılması konusunda İngiltere'nin gösterdiği çabadan gayet memnun olduğunu ve İngilizler'in İspanyollar ile sürdürdükleri mücadeleye destek için bir donanma göndermeyi düşündüğünü yazıyordu.
Mektup aslında bundan 417 sene önce gönderilmişti ve büyük ihtimalle İngiliz arşivlerinde hâlâ muhafaza ediliyordu. Bizim yaptığımız, belgenin Osmanlı arşivlerindeki kopyasından bir başka kopya çıkartıp şık bir çerçeve içerisinde İngiliz Başbakanı'na hediye etmek, yani Londra'ya tam 417 sene arayla aynı mektubu tekrar göndermekti.
AYIPTIR AYIP!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Üçüncü Murad'a ait mektubun çerçevelenmiş bir kopyasını İngiliz meslekdaşı David Cameron'a verdiği sırada çekilmiş fotoğraflara bakarken belgenin üst tarafı dikkatimi çekti. Fofoğrafı büyütüp daha da dikkatle baktım ve hayrete düştüm...
Aklıevvelin biri, mektubun üzerine aslında olmaması gereken birşeyi ilâve etmişti: Üçüncü Murad'ın tuğrasını... Üstelik tuğraya bir de tezhip yaptırılmış ve belgeye konan çakma tuğra, daha bir çakma hâle getirilmişti...
Belgenin üzerinde tuğranın niçin olmaması gerektiğini izah edeyim...
Osmanlı İmparatorluğu'nda önemli kararlar, başında veziriâzamın bulunduğu ve "Di-vân-ı Hümâyun", yani zamanın hükümeti tarafından alınır ve bütün bu kararlar ile önemli yazışmalar "Mühimme" denen defterlere kaydedilirdi.
Devlet Arşivleri'nde, bugün üç ayrı tasnifte 300'den fazla Mühimme Defteri bulunuyor...
Mühimme Defterleri'ne geçirilen kararlar daha sonra "ferman", "berat" yahut isimleri konularına göre değişen çeşitli belgelere çok daha şık bir şekilde yazılır, belgenin üzerine padişahın tuğrası çekilir ve bütün bunlardan sonra, gereğinin yapılması için ilgililere gönderilirdi.
Daha açık şekilde ifade edeyim: Padişahın tuğrası sadece gönderilen fermanın, beratın, bazen de mektubun üzerinde olur ama Mühimme Defteri'ne kaydedilen asıl metnin üzerinde hiçbir zaman tuğra bulunmazdı. Defterlere tuğranın çekilmesine gerek de yoktu, zira bu kayıtlar sadece arşivleme maksadıyla tutulurdu.
Ama, Başbakanlık'a bağlı olan Osmanlı Arşivleri'ndeki bazı aklıevveller aradan bu kadar asır geçmiş olmasına rağmen, bu hafta yeni bir kural icad ettiler... Üçüncü Murad'ın 417 sene önce gönderdiği mektubun kopyasının üzerine çakma bir tuğra kondurdular ve bu tuhaf belgeyi Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'nın elinden İngiliz Baş-bakanı'na hediye ettirdiler...
Bu işi yapanlar Mühimme Defteri'ndeki düz bir yazı ile kaleme alınmış kaydın üzerine tuğra çektirerek, üstelik çektirmekle de kalmayıp o tuğraya tezhip yaptırarak belgeye kendilerine göre daha şık ve "emperyal" bir hava vermeye çalıştılar ve âmirlerinden "Afferin size! Bravo! Ne kadar güzel, şık ve rengârenk bir belge bulmuşsunuz! Maaşallah!" diye takdir görmek istediler diyelim...
UZMANLAR GÜLECEK
Peki ama Mühimme Defteri'nin herhangi bir sayfası ile padişah mektubu arasındaki farkı ilk bakışta anlayacak bilgiye sahip uzmanların sadece Türkiye'de değil, İngiltere'de de bulunduğu hiç mi akıllarına gelmedi? Üstelik, İngiliz Başbakanı'na "Üçüncü Murad'ın Kraliçe Birinci Elizabeth'e mektubu" diye verilen cicili bicili ama altı kaval üstü şişhane bu belge karikatürünü görecek olan Londra'daki uzmanların kahkahalarla gülecekleri?
İşte, kanunu hâlâ çıkartılamamış olan, bazı yöneticilerinin devlet büyüklerine yaranma yarışına girerek böyle işler ettikleri ve senelerden buyana başına konuya hâkim bir kişinin hâlâ getirilemediği Osmanlı Arşivleri'nin son durumu: Çakma tuğralı belge imâl etmek!